Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Minden olyan város, ahol van önkéntes tűzoltóság, megérti ezt a gondolkodást.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.N'importe quelle ville qui a une caserne de pompiers volontaires comprend cette façon de penser.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Setiap kota memiliki pemadam kebakaran sukarela yang mengerti cara berpikir ini.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Toate oraşele care au o staţie de pompieri voluntari înţeleg acest mod de gândire.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Todo pueblo que tiene su escuadrón de bomberos voluntarios entiende esta forma de pensar.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Varje stad som har en frivillig brandkår förstår det här tankesättet.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Κάθε πόλη που έχει εθελοντική πυροσβεστική υπηρεσία κατανοεί αυτόν τον τρόπο σκέψης.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.В каждом городе есть отряд пожарных-добровольцев. Которые понимают такой подход.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Всеки град, който има доброволческа пожарна команда разбира този начин на мислене.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.Кожне місто, в якому є пожежна бригада добровольців розуміє цей спосіб мислення.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.מבינה את צורת המחשבה הזו.
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.أي مدينة لديها أطفائيون متطوعون يفهمون تلك الطريقة من التفكير
Kendi gönüllü itfaiye teşkilatı olan her kasaba bu düşünme tarzını anlayabilir.こういう考え方を理解しています (笑)
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Bizonyára közös érdekünk, hogy a legjobbat hozzuk ki ebből.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ciertamente hay un tema común sobre la necesidad de tomar momento con esto.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Có 1 chủ đề chung về nhu cầu tạo ra bước ngoặt từ đây.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Er is zeker een gemeenschappelijk thema om van de nood een deugd te maken.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Esiste certamente un tema comune sul bisogno di sfruttare la situazione.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Este cu siguranţă o temă comună să profităm de acest moment.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Hier gibt es sicherlich einen gemeinsamen Tenor, aus all diesen Geschehnissen den einen Moment zu machen.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.이 상황을 극복할 수 있는 기회를 잡을 필요성에 대해 우리가 공통적으로 할 이야기 거리가 분명히 있습니다.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.La nécessité de saisir cette occasion a clairement été un thème récurrent.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodne ide o spoločnú tému o využití tohto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Rozhodně jde o společné téma o využití tohoto okamžiku.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Ten temat się powtarza, należy ją wykorzystać.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Tentunya terdapat tema yang sama tentang kebutuhan untuk keluar dari sini.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Yhteisenä aiheenamme on varmasti muutosvoiman tarve.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Необходимо вынести из этого урок - многие с этим согласны.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.Определно има една обща тема, за необходимоста да се възползваме от това.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.יש בהחלט נימה מוכרת בצורך למנף את המצב הזה לחיוב
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.وبكل الحس الوطني التام التي تحتاجها هذه اللحظة للخروج من هذه الازمة
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.以前にも海洋掘削のときに経験があります
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.我哋當然都有句口頭襌 話需要利用時機
Kısaca, neyin suç teşkil ettiğini sen açıkça tanımlamazsan neyin suç teşkil söylemek çok zor.犯罪 という時には その定義が必要になる 今日の犯罪の定義は 逮捕されることだ
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.저희 단체는 110개가 넘는 트위터 계정을 소유하고 있고, 20명의
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Het brengt de betrokkenheid naar een ander niveau en sommige mensen volgen ons gewoon niet...
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Kami memiliki lebih dari 110 account Twitter di seluruh badan, dan kami memiliki 20 astronot yang bertwitter.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Máme více než 110 twitter účtu napříč agenturou a máme 20 aktivních astronautů.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Mamy ponad 110 kont Twittera, w tym 20 tweetujących astronautów.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Nous avons plus de 110 comptes Twitter dans l'Agence, et nous avons 20 astronautes qui twittent.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Temos mais de 110 contas Twitter na agência e 20 astronautas que twitam.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Σαν σύνολο ο οργανισμός έχει πάνω από 110 λογαριασμούς στο Twitter, και 20 ενεργούς αστροναύτες.
NASA teşkilatı olarak 110'dan fazla Twitter hesabımız ve 20 adet, tweet atan astronotumuz var.Во всем учреждении у нас есть более 110 аккаунтов в Твиттере, из них 20 принадлежит астронавтам.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Mert ez szükségessé tenné, hogy kriminalizáljuk a képviselők korrupcióját.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Parce que ça pousserait nécessairement à criminaliser la corruption des députés.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Pentru că ar face necesară criminalizarea corupției deputaților.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Protože že by si to vyžádalo postihovat korupci poslanců.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Γιατί; Επειδή θα έκανε αναγκαίο να ποινικοποιηθεί η διαφθορά των εκπροσώπων.
Neden? Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.Понеже това ще направи необходимо да се криминализира корупцията на депутатите.
New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatını dahil etmeyi önerdiler.뉴햄프셔 국가 방위군에서 작업을 해보지 않겠냐는 제의였습니다.
New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatını dahil etmeyi önerdiler.עם הצעה להתלוות למשמר הלאומי של ניו-המפשייר.
New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatını dahil etmeyi önerdiler.مع عرض بالذهاب مع حرس الحدود لولاية نيو هامشير.
New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatını dahil etmeyi önerdiler.私のアイデアでした- マジに 真夜中に突然目が覚めて
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Cominciamo a pensare ai paesi membri dell'OCSE,
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Kezdjük is mindjárt az OECD, vagyis a Gazdasági Együttműködési és Fejlesztési Szervezet tagországaival.
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Laten we beginnen met de landen van de OESO, de Organisatie voor Economische Samenwerking en Ontwikkeling
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Mari kita mulai dengan negara-negara anggota OECD, Organisasi untuk Kerjasama dan Pengembangan Ekonomi
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.우선 OECD, 즉 경제 협력 개발 기구에 속해 있는 여러 나라부터 살펴보죠.
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Pensem nos países-membros da OCDE, ou Organização para a Cooperação e Desenvolvimento Económico.
OECD üyesi olan ülkeler hakkında düşünerek başlayalım ya da İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı diyelim.Să ne gândim la ţările membre ale OCDE sau Organizaţia pentru Cooperare şi Dezvoltare Economică.