Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Nếp cuộn vỏ não này đưa ra một thách thức to lớn đối với việc diễn giải các xung điện bề mặt.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Nos ez a kortikus redő nagy kihívást jelent a felszíni elektromos impulzusok fordítása során.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Tämä aivokuoren poimuttuneisuus aiheuttaa suuren haasteen kerroksen sähköisten impulssien tulkintaan.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Tedy tato korová vrstvení představují nemalou výzvu pro interpretaci povrchových elektrických impulzů.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Tieto závity v kôre predstavujú nemalú výzvu pre interpretáciu povrchových elektrických impulzov.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.To korowe pofałdowanie stanowi znaczące wyzwanie dla interpretowania impulsów elektrycznych powierzchni.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.І саме ці звивини кори мозку є значною перепоною для інтерпретації поверхневих електронних імпульсів.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.כעת, הקיפול המוחי הזה מציג אתגר משמעותי בפיענוח פולסים חשמליים.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.وهذا التعويم يصنع تحدياً هاما لنا أمام رغبتنا باعتراض الومضات الكهربائية
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.脳表層の電気信号の解釈は 難しい問題となっています 皮質の皺の入り方は
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Đây không phải là chuyện nguyên nhân - hệ quả, mà thực ra là các nhân tố hỗ trợ cho vấn nạn này.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Es sind nicht verursachende Faktoren, es sind unterstützende.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Ezek nem önmagukban vett okok, hanem elősegítő tényezők.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Faktor itu bukanlah penyebab, hanya faktor pendukung.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.이는 원인이 아니라 도움 요소입니다.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Non sono elementi accidentali, ma veri e propri fattori di supporto.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.No son la causa, sino los que la soportan.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Nu sunt cauzali, de fapt, sunt factori secundari.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Pewne czynniki wzmagają niewolnictwo.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Ze zijn niet de oorzaken, het zijn eigenlijk ondersteunende factoren.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Δεν είναι αιτιώδης, αλλά υποστηριχτικοί παράγοντες.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Вони не є причинними, а, скоріше, супутніми факторами.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Те не са причинни, а всъщност поддържащи фактори.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.Это, конечно, не причинные, а вспомогательные факторы.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.הם לא גורמים סיבתיים, הם למעשה גורמים תומכים.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.ليست أسباب، لكنها في الواقع عوامل مساعدة.
Bunlar sebebi teşkil eden değil, bunlar asıl dektekleyen etmenler.一つは よく知られた人口の爆発です
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilBízunk benne, hogy mostani jelentésünk hozzájárul ehhez a folyamathoz.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilConfiamos en que
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilConfidiamo che la nostra attuale relazione
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilJesteśmy przekonani, że nasze obecne sprawozdanie będzie stanowiło wkład w ten proces.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilNe exprimăm încrederea că prezentul raport contribuie la acest proces.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilNous sommes convaincus que le présent rapport sera à cet égard
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilPoleg tega se zavezujemo, da bo v prihodnjih dejavnostih Centra
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilSme presvedčení,
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilUskomme vahvasti, että tämänvuotinen
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilVi är övertygade om att den här rapporten bidrar till denna process.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilVi har tillid til, at vores aktuelle beretning bidrager til denne proces. Vi forpligter os
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilWe zijn ervan overtuigd dat ons verslag bijdraagt tot dit proces.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilWir sind zuversichtlich, dass wir mit unserem diesjährigen Bericht einen Beitrag zu diesem Prozess leisten.
Bunun yanı sıra, uyuşturucu alanında neyin etkili bir uygulama teşkilΕί*αστε piεpiεισ*ένοι ότι η piαρούσα έκθεση συ*βάλλει στη διαδικασία
Bu teşkilatlar ve daireler, denetimde yer almaniyetinde olup olmadıklarıkonusunda Sayıştay’ı bilgilendirirler.Ces institutions ou services font connaître à la Cour des comptes s’ils entendent participer aucontrôle.
Bu teşkilatlar ve daireler, denetimde yer almaniyetinde olup olmadıklarıkonusunda Sayıştay’ı bilgilendirirler.Komisija lahko spremeni osnutek proračuna med postopkom do sklica Spravnega odboraiz odstavka 5 spodaj.
Bu teşkilatlar ve daireler, denetimde yer almaniyetinde olup olmadıklarıkonusunda Sayıştay’ı bilgilendirirler.UNIONENS RÅDGIVANDE ORGAN
Bu teşkilatlar ve daireler, denetimde yer almaniyetinde olup olmadıklarıkonusunda Sayıştay’ı bilgilendirirler.Съветът на министрите гласува с обикновено мнозинство правилата за организациянагенералниясекретариат.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.매년 $50를 지불할 의사가 없는 소규모 사이트에서는 큰 문제가 없을 것입니다.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Bei sehr kleinen Websites, die sich die 50 US-Dollar pro Jahr sparen möchten, kann dies in Ordnung sein.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Ce n'est pas un problème s'il s'agit d'un petit site qui ne souhaite pas payer 50 euros à l'année.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Ciò può essere normale nel caso di siti piccoli che non vogliono pagare un canone annuo di $ 50.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Dit is mogelijk geen probleem voor een erg kleine site die geen $50 per jaar wil betalen.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Tohle může být v pořádku u malé stránky, která nevyžaduje platbu $50 ročně.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.Така ситуація прийнятна для невеликого сайту, власник якого не бажає сплачувати 50 дол. США щороку.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.وقد يكون هذا الأمر لا بأس به لموقع صغير للغاية لا يريد دفع 50 دولارًا في العام.
Bu, yılda 50 ABD doları ödemek istemeyen oldukça küçük bir site için sorun teşkil etmeyebilir.これも問題ないでしょう ただし大規模な商業サイトの場合は その限りではありません
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.Chủ yếu là thực thi pháp luật và tội phạm.
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.Det var mest politi og kriminelle.
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.En su mayoría era información criminal y de policía federal.
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.Erano perlopiù forze dell'ordine e criminali.
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.Ezek többsége bűnüldözéssel, bűncselekményekkel volt kapcsolatos.
Çoğunlukla emniyet teşkilatı ve suçlular hakkındaydı.În mare parte, informații despre respectarea legii și delicte.