Bu adam bir sorun teşkil edebilir.Xe đó có thể gây rắc rối.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.Αυτός ο τύπος μπορεί να δημιουργήσει ένα πρόβλημα.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.Из-за него могут возникнуть проблемы.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.Той е този, който би могъл да ви създаде проблеми.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.Цей водій може стати проблемою.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.הבחור יכול להוות בעיה.
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.ربما يكون هذا الشخص هو المشكلة
Bu adam bir sorun teşkil edebilir.軌跡を新たに予測することができます
Bu çalışmaya zemin teşkil eden temel ilkeler şunlardır:• La puesta en común de recursos limitados;
Bu çalışmaya zemin teşkil eden temel ilkeler şunlardır:Pour établir un système national d’information sur les drogues:
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Asta a fost una din probleme: să îl facem atât de ușor încât nimeni să nu fie rănit dacă ar pica.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.A toto byl jeden z problémů: postavit to tak lehké, aby nikdo nebyl zraněn v případě, že model spadne na zem.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Có một vấn đề: để chế tạo ra mô hình nhẹ đến mức không gây nguy hại cho ai nếu nó rơi xuống.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Dass war knifflig: es so leicht zu bauen, dass niemand verletzt würde, wenn es herunterfiele.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Een belangrijk punt was: bouw het zo licht dat niemand gewond raakt als het neerstort.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.E este era um problema: construí-lo suficientemente leve que ninguém se magoasse no caso de ele cair.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.És ez volt az egyik probléma: hogy olyan könnyűre építsük, hogy senki se sérüljön meg, ha lezuhan.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Et c'était un problème, pour le construire assez léger afin qu'il ne blesse personne s'il venait à tomber.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Jednym problemem było zbudowanie modelu na tyle lekkiego by nikt nie ucierpiał kiedy spadnie.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Jedným z problémov bolo postaviť ho s takou nízkou hmotnosťou, aby v prípade, že spadne, nikoho nezranil.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.제작 목표 중 하나는 추락하였을 때도 아무도 다치지 않을 정도로
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Och detta var ett problem: att bygga den så ultralätt att ingen skulle bli skadad om den föll ner.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Og der var det ene problem: at bygge det så let at ingen ville komme til skade hvis den faldt ned
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Και αυτό ήταν ένα πρόβλημα: να το κατασκευάσουμε ελαφρύ έτσι ώστε κανείς να μην τραυματιζόταν αν έπεφτε κάτω.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.И един от проблемите беше: да го изградим толкова лек, че никой да не бъде наранен, ако падне.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.І була одна проблема: створити її такою легкою, щоб нікому не зашкодити, якщо вона впаде.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.Это было одной из задач: сделать её насколько лёгкой, чтобы никто не пострадал, если она упадёт.
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.וזה היה בעיה: לבנות אותו כל כך קל שאף אחד לא יפגע
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.وكانت هذه مسالة واحدة : بناء على أنه خفيف الوزن لن يصب أحد بأذى
Bu da bir sorun teşkil ediyordu: robotu, yere düştüğünde kimsenin zarar görmeyeceği kadar hafif yapmak.落下しても けがをしない程の 超軽量化の実現でした
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.공동의 소유인거죠.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.הוא סחורה פשוטה.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.انها متاع مشترك
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.タイの例を見てみましょう
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.大家係好處
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.현재, 야생관리보호소가 60개나 되는 데요. 나미비아의 천삼백만 헥타르가 넘는 곳을 관리, 보호 하고 있답니다.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Astăzi avem 60 de instituții care controlează și protejează peste 13 milioane de hectare de pământ în Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Aujourd'hui il y a 60 institutions qui gèrent et protègent plus de 13 millions d'hectares en Namibie.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Dnes máme 60 združení ktoré spravujú a chránia cez 13 miliónov hektárov územia v Namíbii.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Es gibt heute 60 Conservancies, die über 13 Millionen Hektar Land in Namibia verwalten und schützen.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Hoy tenemos 60 conservadoras que administran y protegen más de 13 millones de hectáreas de tierra en Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Na dzień dzisiejszy jest ich 60, opiekują się i chronią 13 milionów hektarów ziemi w Namibii.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Ngày hôm nay, chúng tôi có 60 ủy ban điều hành và bảo vệ hơn 13 triệu héc ta đất đai tại Namibia
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Oggi abbiamo 60 conservazioni che gestiscono e proteggono oltre 13 milioni di ettari di terra in Namibia.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Vandaag hebben we 60 conservaten die meer dan 13 miljoen hectare land in Namibië beheren en beschermen.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Σήμερα έχουμε 60 καταφύγια που διαχειρίζονται και προστατεύουν 13 εκατομμύρια εκτάρια γης στην Ναμίμπια.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.Днес имаме 60 служби по охрана, които управляват и защитават над 13 милиона хектара земя в Намибия.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.אשר מנוהלים על ידי הקהילות עצמן, לטובתן. היום יש לנו 60 מֱשַמְרות אשר מפקחות על שטח של 300 מיליון דונם
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.اليوم، لدينا ٦٠ حامي يديرون ويحمون ما يزيد على 13 مليون هكتار من الأرض في ناميبيا.
Bugün, Namibya topraklarında 13 milyon hektar alanı idare eden ve koruyan 60 koruma teşkilatımız var.世界中でこれほど大規模な コミュニティ主導の保護活動を行っているところはありません (拍手)
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.Denne fremgangsmåde berører ikke bestemmelserne i artikel III-266.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.El Estatuto podrá establecer que el Tribunal de Gran Instancia sea competente en otras categorías de recursos.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.La Corte statuisce entro un termine di un mese a decorrere dalla data di detta constatazione.
Buhüküm, aynıkoşullar altında, Birlik’in harekete geçmeyen teşkilatlarıve daireleri için degeçerlidir.Unionin tuomioistuimella on jäljempänä määrätyin rajoituksin toimivalta ratkaista riidat,jotka koskevat:
Bu iki alandaki gelişmeler uyuşturucuya bağlı ölümlerin önlenmesine yönelik değerli fırsatlar teşkil edebilir.E két terület fejlesztése komoly lehetőséget jelenthetne a kábítószerrel összefüggő halálesetek megelőzésére.
Bu iki alandaki gelişmeler uyuşturucuya bağlı ölümlerin önlenmesine yönelik değerli fırsatlar teşkil edebilir.Parannukset näillä kahdella alueella voivat tarjota arvokkaan tilaisuuden estää huumekuolemia.
Bu kanun Avrupa ve dünyadaki diğer ülkeler için örnek teşkil editor ve bir dönüm noktası.Die Gesetzgebung ist ein Meilenstein und ein Beispiel für andere Länder in Europa und auf der ganzen Welt.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Dan lipatan korteks ini memberikan tantangan besar dalam menafsirkan kejutan listrik di permukaannya.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.Denne kortikale foldning stiller os overfor udfordringen; at kortlægge overfladens elektriske impulser.
Bu kortikal katlanma elektriksel vuruların yüzeyinin yorumlanması konusunda önemli bir sorun teşkil ediyor.이 접혀진 대뇌 피질은 분명한 도전을 보여줍니다 뇌 표면의 전기적 신호를 해석하기 위한 것이죠.