Ana içeriğe geç
Sözlük

teşkil etmek ile cümle

teşkil etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
(Bu durum, pasifizmin, revizyonizmin bu ülkelerdeki maddi dayanağını teşkil etmektedir.)”(See, for example, ref. and works quoted therein.)
Binalar ve insanlar için risk teşkil etmektedir.There is a risk to lives and homes.
Yaklaşık olarak Afganistan nüfusunun %2'sini teşkil etmektedirler.They represent around 2% of the population of Eritrea.
Üç-Oklar ise, sol kolu teşkil etmekteydiler.All three medallists were left-handed.
Madencilikte de su, ocaklar için büyük problem teşkil etmektedir.Dust has also demonstrated a major weakness to water.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.These two men were building the first car.
Tezkiresinde kullandığı süslü nesir üslubu da ayrıca eserin bir özelliğini teşkil etmektedir.The strong pigments used in his oil colour have also made his work distinctive.
Dantel tarihimizde de önemli bir yer teşkil etmektedir.The template shows exactly where to place this brick as well.
İlçe nüfusunun % 70-75' ini çiftçilikle uğraşan nüfus teşkil etmektedir.Almost 70-75 percent of people's livelihood depend on farming.
Kasaba nüfusunun %95 ini Rumlar teşkil etmektedirler.95% of the town is still to be discovered.
Ve bu büyük bir problem teşkil etmekte.Then there's another issue that you're all aware of.
"Bu bölgesel istikrarı destekleyecektir ve tüm Batı Balkanlar'a örnek teşkil etmektedir."It will promote regional stability and serves as a model for the Western Balkans as a whole."
Halen Cunda Adası'nın en önemli anıt yapısını teşkil etmektedir.It still constitutes the most important monumental structure of Cunda Island.
Bu göçmenler Kırım nüfusunun %15 ila %23 arası bir oranını teşkil etmekteydi.These emigrants comprised 15–23 per cent of the total population of Crimea.
Geç antik dönem Karamağara Köprüsü, sivri kemerlerin kullanımına erken bir örnek teşkil etmektedir.The late antique Karamagara Bridge represents an early example for the use of pointed arches
Piyon terfisi ile sonuçlanan feda bu duruma örnek teşkil etmektedir.A sacrifice leading to a pawn promotion is a special case of this type of sacrifice.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Die europäischen Länder hingegen weisen einen wesentlich höheren Prozentsatz auf.
Makro virüsler özellikler tespit programları için problem teşkil etmektedir.La macro assert diagnostique les assertions dans le programme.
Osenik kabuk ise okyanusların ve denizlerin deniz havzalarının temelini teşkil etmektedir.Le Tartare soutient en outre les fondements des terres et des mers.
Üniversite bu özelliğiyle bölgedeki diğer üniversitelere örnek teşkil etmektedir.L'université entretient des rivalités particulières avec d'autres institutions de la région.
Fakat sonradan oluşan çöpün toplanması ayrı bir sorun teşkil etmektedir.Le déchiffrement de la deuxième colonne posa davantage de problèmes.
Bununla birlikte Romalı denizcilerin deniz muharebelerindeki deneyimsizliği handikap teşkil etmektedir.Cependant les médias ont rapidement révélé des incohérences dans le décompte effectué par les marines.
Arama motorlarında yapılan aramalar buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.Los servicios que proveen los motores de búsqueda son extremadamente buenos.
Bununla birlikte ikonlar Bizans sanatının sembolünü teşkil etmektedirler.Cristo, sin embargo, sigue fielmente los cánones del simbolismo del arte bizantino.
Fakat sonradan oluşan çöpün toplanması ayrı bir sorun teşkil etmektedir.La decifrazione della seconda colonna pose qualche problema in più.
Hassek Höyük bu konuda da tipik bir örnek teşkil etmektedir.L'uragano Hugo ne è un tipico esempio.
Yaşanan bu olay Gana tarihinde önemli bir dönem noktası teşkil etmektedir.Save the date è un'affermazione che sta a ricordare una data di un importante evento futuro.
David Hume’un nedensellik konusundaki sözleri soy bilim açısından son derece önem teşkil etmektedir.La concezione empirica della giustizia culmina nel saggio sulla giustizia di David Hume.
Artık kendisi Pentagon için tehlike teşkil etmektedir.Теперь Пилоту грозит трибунал.
Kara Orman (Schwarzwald) ilin ana ormanını teşkil etmektedir.Он советует им поискать в чёрном лесу.
Bu sayı Galler nüfusunun %25'ini teşkil etmektedir.Это обеспечило 25-процентную экономию в объёме экрана.
Ayrıca, iki bölümlük öykünün son kısmını teşkil etmektedir.Можно выделить два основных типа сюжетов о последнем человеке.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.الالتهاب الكبدي C هو السبب وراء 27% من حالات التشمع و25% من حالات سرطان الكبد.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.ويشكل التماس مع الأجسام الساخنة السبب في حوالي 20-30٪ من الإصابات بالحروق بين الأطفال. .
Bu sayı çalışanların % 54.05 ini teşkil etmektedir.سجل 53.5٪ من محاولات التسجيل.
Yaşanan bu olay Gana tarihinde önemli bir dönem noktası teşkil etmektedir.إن هذه الفرصة الضائعة هي بحق لحظة حزينة في التاريخ.
Yaklaşık olarak Afganistan nüfusunun %2'sini teşkil etmektedirler.وهو ما يقرب من 2% من سكان تايوان.
İzmir'de yaşayan Türk sayısı 79.288 kişi olup, nüfusun % 38'ini teşkil etmekteydi.Het aantal Turkse mensen in Izmir was op dat moment 79.288 mensen en kwam neer op 38% van de bevolking.
Artık kendisi Pentagon için tehlike teşkil etmektedir.Hem lukt het wel het Pentagon te overtuigen.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.WZW C jest przyczyną 27% przypadków marskości wątroby i 25% raka wątroby.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Hepatit C orsakar 27 % av skrumpleverfallen och 25 % av levercancerfallen.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.Tillsammans bildade detta par de första människorna.
Arama motorlarında yapılan aramalar buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.Ці двигуни в пунктах обслуговування підлягають ретельному огляду.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Контакт з гарячими предметами є причиною близько 20-30 % опіків у дітей.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Гепатит C спричиняє цироз у 27 % випадків та у 25 % — рак печінки.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Hepatitida C stojí za 27 % případů cirhózy a 25 % případů rakoviny jater.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Některé banky však umožňují i 100 %.
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.Pyrotechnika je běžnou příčinou popálenin během prázdnin v mnoha zemích.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Toto vedlo k holografickému principu.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Kontakt s horkými předměty je příčinou přibližně 20-30 % případů popálenin u dětí.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.Výzbroj prvních dvou jednotek je následující.
Askeri olarak çok gelişen Kuman Devleti'nde Başbuğlar, ordu için çok büyük önem teşkil etmekteydiler.Armádní sklady čs. armády je dostatečně zásobily po dlouhou dobu.
Hepatit C, siroz vakalarının %27’sinin ve karaciğer kanseri vakalarının %25’inin sebebini teşkil etmektedir.Hepatita C este cauza a 27% dintre îmbolnăvirile de ciroză și a 25% dintre cazurile de cancer hepatic.
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.În multe țări, artificiile sunt o cauză frecventă a arsurilor în timpul sezonului festiv.
Bunun yanı sıra Euro büyük bir yüzde teşkil etmektedir.Atragerea fondurilor europene într-o proporție care să tindă spre 100%.
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.Ünnepek idején a tűzijátékok sok országban az égési sérülések gyakori okozói.
Bu sayı Galler nüfusunun %25'ini teşkil etmektedir.Ez az új hadnagyok 25%-át teszi ki.
Ülkeye ve ülke vatandaşlarına adını veren bu grup nüfusun %16,9'unu teşkil etmektedir.Felekezeten kívülinek a város lakosságának 16,9%-a vallotta magát.
Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.Pystyy luomaan hologrammeja.
Yaklaşık olarak Afganistan nüfusunun %2'sini teşkil etmektedirler.Sitä sairastaa noin 2 % Suomen väestöstä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod