teçhizat ile cümle
teçhizat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Rus kuvvetlerini sayı ve teçhizat açısından "tek kelimeyle inanılmaz" olarak nitelendirdi.He described Russian forces as being "simply incredible" in terms of numbers and equipment.
Batı silahlarının tedarikinden şikayet etti: "Ciddi teçhizata ve daha fazla tanka ihtiyacımız var.He complained of the supplies of Western weapons: "We need serious equipment and need more tanks.
Gunter teçhizatıGunter rig
Makedonyalılar Pelion'u kuşatmaya karar vererek kuşatma teçhizatlarını getirdiler.The Macedonians decided to blockade Pelion, bringing up their siege equipment.
Karakterin ikonik teçhizatı Jim Steranko tarafından tasarlandı.Die Einleitung wurde von Jim Steranko geschrieben.
28 mürettebatı, silah ve teçhizatıyla birlikte teslim oldu.Die Besatzungsstärke betrug 28 Offiziere und Mannschaften.
Teçhizat alındı.I ausgestattet war.
Teçhizatlar yerli üretime girdi.Teile der Elektronik stammen dabei aus indischer Produktion.
Malzeme ve teçhizatı ise aynı şekilde çok fazlaydı.Auch die Bauweise und das Material waren gleich.
28 mürettebatı, silah ve teçhizatıyla birlikte teslim oldu.Il tue 28 ennemis à l'aide de son fusil et de son pistolet.
Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Je ne remplissais aucune des conditions stipulées dans ce règlement.
Ordunun teçhizatları ise paralel olarak gelişmiştir.El funcionamiento de los juguetes evolucionó de forma paralela.
11 tam teçhizatlı askeri veya 1.170 kg yükü taşıyabilir.Puede transportar hasta 19 pasajeros o 1.710 kg de carga.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Instalaciones y equipamiento.
Teçhizat olarak güçlenen ordu, kamuoyundaki olumlu etkiyle de yeni asker bulmakta sıkıntı çekmez.El personal de recursos humanos contratados no tiene otro interés que su salida rápida del edificio.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.Dai primi mesi del 2009 la moneta locale non è più in uso.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Giunsero anche operai e attrezzature.
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.È possibile equipaggiare il proprio personaggio con vari armamentari ed accessori.
Ayrıca bu yardımların Japon birliklerinden kalan teçhizatlar olduğu bilinmektedir.Alcune testimonianze rivelano che questi progetti erano attenzionati anche dai servizi segreti giapponesi.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.Editions Sauret Traffico d'armi.
Bose kendi deneysel teçhizatını yaparken kendi parasını harcamıştır.Бос тратил свои с трудом заработанные деньги на покупку оборудования для проведения своих экспериментов.
Teçhizat alındı.Распаковывали привезённое оборудование.
Gizli tertip sırasında Kamo "teçhizat" adlı bir suç örgütünü yönetiyordu.Во время встречи Камо руководил преступной организацией под названием «Дружина».
Giysi, teçhizat demektir.Блужа — посёлок.
Almanya'dan subay, askeri teçhizat ve mayın getirtti.كما أحضر الضباط، و التجهيزات العسكرية، و الألغام من ألمانيا.
Mart 1922'den itibaren Samsun'a 363.5 ton, Trabzon'a da 11.5 ton askeri teçhizat getirildi.و بداً من مارس 1922 أحُضرت تجهيزات إلى صامسون ؛ 363.5 طن و إلى ترابزون 11.5 طن.
Snecma bölündü, şirketin yan kuruluşları yeni grubun tahrik ve teçhizat bölümlerine katkıda bulundu.حيث تم تقسيم سنيكما مع الشركات التابعة للمجموعة الجديدة للمساهمة في أعمال محركات الدفع والمعدات.
Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur.لديكم تحت تصرفكم الأسلحة والمعدات والمشروبات السحرية.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.O arsenal de Halo consiste de armas de ficção científica.
Gizli tertip sırasında Kamo "teçhizat" adlı bir suç örgütünü yönetiyordu.No momento da conspiração, Kamo dirigia uma organização criminosa chamada "o enxoval".
Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi.Outras não possuíam qualquer tipo de documento para viajar.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.A falta de suporte material e a resistência inesperada dos mexicanos forçariam Walker a recuar..
Teçhizat alındı.De saco cheio.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.E, no final de 2009, foi ainda adquirida uma gaita-de-foles transmontana.
251/1 - Falke Kızılötesi algılama teçhizatı, Sd.Kfz.251/1 - Falke Uitgerust met infrarooddetectiemateriaal, gebruikt in combinatie met de Sd.Kfz.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Verhuur van materieel en gereedschap.
Bu cephanelik ve tüneller, içerisinde çok sayıda silahı ve savaş teçhizatını barındırmaktadır.De opgravingen brachten al snel resten van wapens en uitrusting aan het licht.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Narzędzia i sprzęty.
Tam Teçhizatlı Azami Ağırlık: 550 kg.Dopuszczalna masa całkowita: 350 kg.
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.Kolekcjonuje różne bronie i artefakty.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.Przetwórstwo żywności stanowi 4,7% całości sektora przemysłowego.
Teçhizatlar yerli üretime girdi.Utwór porusza tematykę indiańską.
Geminin teçhizatı ise Litvanya’dan getirtilir.Łódź została przemianowana na Litzmannstadt.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Uniformer och utrustning införskaffades.
Giysi, teçhizat demektir.Kläde är ett ylletyg.
2009 yılı sonunda başlanılan teçhizat montajı halen devam etmektedir.Preliminärt i slutet av 2009 beräknades området kunna börja användas för ny verksamhet.
Buna karşın askeri teçhizat, 1989'da son MiG-29'lar teslim edilene kadar verilmeye devam edildi.Nicméně přísun zbraní pokračoval až do roku 1989, kdy se do Koreje dostaly poslední vojenské stíhačky MiG-29.
U.S. Patent 935,382 "Telsiz Telgraf Cihazında Kullanılan Teçhizat".Například Executive Order 12958 pro utajované informace v USA.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Stroje a zařízení.
Şehrin içinde de iki Bask taburu vardı ancak bu kuvvetlerin sabit hava koruma teçhizatı yoktu.Město bylo rovněž útočištěm dvou praporů baskické armády, přesto nemělo žádnou stálou protileteckou obranu.
Yirmi tam techizatlı hoplitin toplam ağırlığı 2 tonu bulmaktadır.Celková hmotnost radioelektronického komplexu je 20t.
Teçhizat ve malzeme eksikliği ve Meksika Hükümetinin beklenmeyen direnişi yüzünden Walker geri çekilir.Lipsa de provizii și rezistența guvernului mexican îl forțează însă pe Walker să se retragă.
Gerçekte muharebelerdeki başarısızlıkları silah ve teçhizatlarındaki yetersizlik yüzündendi.Ineficiența lor din luptă a fost cauzată doar de armelor și a echipamentelor învechite.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.42,7% din populație sunt alfabetizați.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Demersuri și instrumente.
Karakterin ikonik teçhizatı Jim Steranko tarafından tasarlandı.A szereplő ikonikus ruházatát Jim Steranko alkotta meg.
251/18-Ia - Farklar bilinmemekle birlikte olasılıkla farklı telsiz teçhizatı ile donatılmıştır.251/18-Ia - Nem ismert különbség, talán különböző rádió.
Aletler ve teçhizatlar getirtildi.Mindaddig csak eszközöket, szerszámokat fedeztek fel.
Teçhizat alındı.Felszerelését elvitték.
Halo'nun askeri teçhizatı bilim kurgu silahlarını içerir.A Magyar hadtörténeti emlékek című munkájával lerakta a tudományos fegyvertan alapjait.