Ana içeriğe geç
Sözlük

tazelemek ile cümle

tazelemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Konuşma yeteneğini tazelemek için Fransa'ya gitti.He went to France to brush up on his speaking ability.
İngilizcemi tazelemek istiyorum.I would like to brush up my English.
İngilizce bilgimi tazelemek istiyorum.I want to brush up my English.
İngilizce bilgisini tazelemek için yurt dışında eğitim gördü.She studied abroad in order to brush up her English.
O, hafızasını tazelemek için resme baktı.She looked at the picture to refresh her memory.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.Before going to work in Paris, I have to brush up on my French.
İngilizcesini tazelemek için geçen sene ABD'ye gitti.He went to the United States last year to brush up his English.
Makyajını tazelemek ister misin?Would you like to freshen up?
O, konuşma dili Fransızcayı tazelemek için Fransa'ya seyahat etti.He traveled to France to brush up his colloquial French.
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Well, what can we do to freshen this thing up?
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.Bevor ich zum Arbeiten nach Paris gehe, muss ich mein Französisch aufpolieren.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.Avant de me rendre à Paris pour travailler, je dois rafraîchir mon français.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.Tengo que refrescar mi francés antes de ir a estudiar a París.
Misafirin bardağı boşaldıkça çayını tazelemek yaygın bir gelenektir.Сохранившейся традицией остается традиция наливать гостю полную чашку чая.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני הולך לעבוד בפריז, עליי לשפר את הצרפתית שלי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני הולך לעבוד בפריז, אני צריך לשפר את הצרפתית שלי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני הולכת לעבוד בפריז, אני צריכה לשפר את הצרפתית שלי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני הולך לעבוד בפריז, עליי לשפר את הצרפתית שבפי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני נוסע ללמוד בפריז, עליי לשפר את הצרפתית שלי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני נוסעת ללמוד בפריז, עליי לשפר את הצרפתית שלי.
Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.לפני שאני נוסעת ללמוד בפריז, אני צריכה לשפר את הצרפתית שלי.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Der Hauptzweck des Gassystems ist Sauerstoffversorgung, um den verbrauchten Sauerstoff im Körper zu ersetzen.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.El propósito principal de este sistema es proveer oxígeno, reponer el oxígeno que tu cuerpo consume.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Het primaire doel van het gassysteem is om de zuurstof die je lichaam verbruikt weer aan te vullen.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.이 시스템의 주요 목적은 산소를 공급하는 것입니다. 몸이 소비하는 것을 보충해주는 거죠.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Podstawową rolą systemu gazowego jest uzupełnianie tlenu, który został zużyty przez organizm.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Vai trò chính của hệ thống khí là để cung cấp ra ôxy, để cung cấp thêm ôxy cho cơ thể sử dụng
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Κύριος σκοπός αυτού του συστήματος είναι, η αναπλήρωση του οξυγόνου που καταναλώνουμε.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Основне призначення цієї системи — подавати кисень, поповнювати кисень, котрий споживає ваш організм.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.Основное предназначение этой системы - это снабжать и пополнять кислород, который потребляет ваш организм.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.המטרה העיקרית של מערכת הגז זה לספק חמצן, למלא את החמצן החסר שהגוף צרך.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.الآن الغرض الأساسي من نظام الغاز هو توفير الأكسجين، لتجديد الأكسجين الذي يستهلكه الجسم.
Bunun birincil amacı oksijen sağlamaktır, vücudunuzun tükettiği oksijeni tazelemektir.酸素の供給 つまり 体内で消費される酸素の補充です 特に重要である 主たるタンクは
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Bene, cosa possiamo fare per darle una rinfrescata?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Bien, ¿qué podemos hacer para modernizar esto?"
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Chúng ta có thể làm gì để làm mới nó đây?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Ei bine, ce putem face pentru a împrospăta chestia asta?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Hoe kunnen we dit ding opfrissen?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?음, 무엇이 우리를 새롭게 할 수 있죠?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"No to co możemy zrobić, by trochę to odświeżyć?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Nun, was können wir machen, um dieses Ding zu beleben?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Que pouvons-nous faire pour rajeunir le concept?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Е, какво можем да направим, за да освежим това нещо?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"Что мы можем сделать, чтобы сделать эту вещь современнее?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?"אז, מה אנחנו יכולים לעשות כדי לרענן את זה?
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?حسنا، ما الذي يمكننا فعله لنجدد هذا الشيء
"Bu şeyi tazelemek için ne yapabiliriz?それと スケーター サーファー ロッククライマーみたいな
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.꾸란은 토라와 복음서의 (주. 토라: 모세 5경) 말씀을 새롭게 하기 위해 나왔다고 선언합니다.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.A Korán kijelenti, hogy azért jött, hogy megújítsa a Tóra és az Evangéliumok üzenetét.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Al-Quran menyatakan bahwa kedatangannya adalah untuk memperbaharui pesan dari Kitab Taurat dan Alkitab.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Coranul declară că vine pentru a reînnoi mesajul Torei şi al Evangheliilor.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.De Koran verklaart dat hij komt om de boodschap van de Torah en de Evangelies te hernieuwen;
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Der Koran verkündet, dass er die Botschaft der Tora und des Evangeliums erneuern würde.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.El Corán establece que viene a renovar el mensaje de la Torá y los Evangelios.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Il Corano dichiara di venire per rinnovare il messaggio della Torà e dei Vangeli.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Koraani julistaa uudistavansa
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Koranen deklarerer, at den kommer for at forny Torahens og Evangeliernes budskab.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Koranen förkunnar att den kommer för att förnya budskapet från Torahn och evangelierna.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Korán říká, že přišel obnovit poselství Tóry a evangelií.
Kuran, Tevrat ve İncil'in mesajını yenilemek tazelemek için indirildiğini ifade ediyor.Korán vyhlasuje, že prichádza obnoviť odkaz Tóry a evanjelií.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod