Ana içeriğe geç
Sözlük

tayin ile cümle

tayin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yerel Seçimler Sırp Hükümetinin Kaderini Tayin EdebilirLocal Elections Could Decide Fate of Serbian Government
Muhalefetteki Kendi Kaderini Tayin Partisi kurula katılmayı reddetti.The opposition Self-determination party rejected the offer to participate in the council.
PKK, 1984 yılından beri Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı için silahlı mücadele yürütüyor.Since 1984, the PKK has waged an armed struggle for Kurdish self-determination.
Daha sonra Yozgat'a tayin edildi ve Sultan II.He was later appointed to Yozgat and succeeded by Sultan II.
Ağustos 1910-Temmuz 1911 tarihleri arasında Halep valiliğine tayin edildi.He was appointed as the governor of Aleppo between August 1910 and July 1911.
Bir süre sonra Aydın ve Edirne valiliklerine tayin edildi.After a while, he was appointed governor of Aydın and Edirne.
Gıda güvenliği yöneticilerinin tayin ettiği en bilinen kritik kontrol noktası pişirmedir.The most common CCP is cooking, where food safety managers designate critical limits.
Tayin edilen asgari sıcaklıklar söyledir:Minimum internal temperatures are set as follows:
Bu Lunar Laser Uzaklık Tayini Deneyi[3] ve çok uzun bazal interferometrik ile test edilir.This is tested with Lunar Laser Ranging Experiment[3] and very long baseline interferometry.
Maeda ve Mototeru Fujii denetçi olarak tayin edildi.Maeda and Mototeru Fujii were assigned to be auditors.
Bu nedenle, zorlukların üstesinden gelindiğinde miktar tayini mümkündür.Therefore, quantification is possible, when its challenges are overcome.
Madde 126, Genel Valinin vekil tayin etmesine izin verir.Section 126 permits the Governor-General to appoint deputies
MÖ 187'de Kleopatra'ya vezir tayin edildi.In 187 BC, Cleopatra I was appointed vizier.
Napolyon döneminde İtalya'ya tayin edildi ve Mantua kuşatmasına katıldı.Under Napoleon, he was deployed to Italy, taking part in the siege of Mantua.
Halef olarak tayin ettiği oğlu, Umavi'nin kardeşlerinden biri tarafından öldürüldü.The son he had designated as successor was killed by one of Umawi's brothers.
Muaviye Ömer devrinde tayin edilmiş ve Osman devrinde oraya yerleşmiştir.He was appointed during the rein of Umar and was established there during the time of Uthman.
Rebiyülevvel H. 1270'de (Aralık 1853) Bursa Valisi olarak tayin olundu.In Rebiyülevvel 1270 AH (December 1853) he was appointed Vali of Bursa.
Receb 1271'de (Mart/Nisan 1855) İşkodra'ya vali olarak tayin olundu.In Receb 1271 (March/April 1855) he was appointed governor of Shkodra.
Tarnów Piskoposluğuna mensup bir Katolik rahip olan Heller, 1959'da tayin edildi.A Catholic priest belonging to the Diocese of Tarnów, Heller was ordained in 1959.
Kendi kaderini tayin beyannamesiDeclaration of self-determination
Dönüşte Kıbrıs'a tayin oldu.Dann kehrten sie in den Himmel zurück.
Bu sadakatinin mükafatı olarak da seni istediğin makama tayin edeyim.Sie fragt sich, ob dies der Lohn ist für ihre Treue.
1981'de devlet başkanı Gnassingbé Eyadéma tarafından Gençlik, Spor ve Kültür bakanı olarak tayin edildi.1981 wurde er von Staatspräsident Gnassingbé Eyadéma zum Minister für Jugend, Sport und Kultur ernannt.
30 Kasım 1944 tarihinde Paris Büyükelçiliğine tayin oldu.Am 30. November 1944 wurde er zum Botschafter in Paris ernannt.
Kumandanlarından Emir Bozmış’ı da kendisine atabeg tayin edilmişti.Diese wiederum forderten ihn auf, selbst die Führung des Aufstandes zu übernehmen.
Yazgan: Kaderi tayin eden demektir.Hier ist der Vollzug des Schicksales gemeint.
Abgar ilk Ermeni kadın diplomat ve muhtemelen diplomatik görevlere tayin edilmiş ilk kadındır.Sie war die erste armenische Diplomatin und wohl auch eine der ersten Diplomatinnen überhaupt.
İlk çocukluk yıllarını, babasının işi nedeniyle tayin olduğu Stettin'de geçirdi.Seine frühe Kindheit verbrachte er in Stettin, wohin sein Vater aus beruflichen Gründen versetzt worden war.
Hitler onun yerine yeni bir halef tayin etmedi.Taylor hingegen erhielt keinen neuen Vertrag.
Yerine kendine sadık Cihan Şah'ı getirerek Tebriz valiliğine tayin etti.Er wurde durch seine gesungenen Gebete bekannt, in denen er sich auf jiddisch an den Schöpfer wandte.
Antwerpen'in işgalinden sonra Brüksel'e tayin edilir.Im Anschluss wurde der Unternehmenssitz von Antwerpen nach Brüssel verlegt.
Sonra, babası Çaldıran'a tayin olduğunda aile tekrar birleşmiştir.Nach seiner Gesundung wurde die Familie dort wieder vereint.
Fakülte yönetim kurullarının teklifi ve rektörün onayıyla tayin edilirler.Der Vorschlag muss vom akademischen Senar und vom Rektor bewilligt werden.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.Im Jahr 1908 wurde ihm die Liebig-Denkmünze verliehen.
Ekim-Kasım 1708'de Trablusşam valisi tayin edildi.Dies erlaubte Saltonstall im Mai 1708 gewählt zu werden.
1762'de ise oradan Anadolu valiliğine tayin oldu.Dort 1764 stieg er zum Diakon auf.
1538'de ikinci vezirliğe tayin edilmiş ve Boğdan seferine katılmıştır..In Folge 158 geriet Tom in einen Hinterhalt und wurde erschossen.
Hükümete parlamento dışından bakan tayin edilebilmektedir.Er kann Minister ohne Zustimmung des Parlaments entlassen.
Gelen öğretmenler de kısa bir süre kalmış, başka yerlere tayin aldırmışlardır.Es werden nur wenige Äste gebildet die ausgebreitet stehen, und an den Enden benadelt sind.
Bunun bir örneği, kan plazma numunelerinde bilirubin tayinidir.Bestes Beispiel dafür seien die Tempowechsel in Tears of Blood.
Kadıların, alim ve adaletli olanlarını tayin ederdi.Denn wahrhaftig und gerecht sind seine Gerichte.
Özellikle inşaat laboratuvarlarında organik madde tayini için kullanılmaktadır.Ergänzend werden Übungen im Baustofflabor durchgeführt.
1936 yılında Moskova'ya Ataşemiliter olarak tayin edildi.1964 wurde er als Wirtschaftsattaché nach Moskau versetzt.
Sonra Panzer Lehr Tümeni komutanı olarak tayin edildi.Anschließend wurde er als Leutnant der leichten Artillerie zugeteilt.
Bunun üzerine kendisine yeni bir görev tayin edildi.Es wird ein neuer (hoheitlicher) Gewahrsam begründet.
1786 yılında İbrahim Halil Han, Mustafa Kulu Han'ı affedip yeniden Karadağ Hanı tayin etmiştir.1786 wurde Mustafa Kulu Khan begnadigt und wieder Herrscher von Karadach.
Bu Birinci Pön Savaşı'nın sonunu tayin etti.Damit endete die erste Phase des Gotenkriegs.
Bu planlar onaylanmış ve Markham, 29 yaşında tüm işlemden vazife başına tayin edilmiştir.Sa proposition est approuvée et Markham, alors âgé de 29 ans, est chargé de l'ensemble de l'opération.
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.En 1906, il accompagne Sommerfeld à Munich comme assistant.
Yerine kendine sadık Cihan Şah'ı getirerek Tebriz valiliğine tayin etti.Il n'eut que des louanges à donner au vertueux Zuazo.
Ancak 1937'de Berlin'e tayini çıkar.Il partit en 1937 pour Berlin.
Yazgan: Kaderi tayin eden demektir.Mieux : elle incarne le destin.
Kadıların, alim ve adaletli olanlarını tayin ederdi.Denn wahrhaftig und gerecht sind seine Gerichte.
Hükümetsiz koloni kendi kaderini kendi tayin eder.La démocratie permet à la collectivité de décider de son propre destin.
1999 yılında Adana Devlet Tiyatrosu'na tayin oldu.Ils se rencontrent en 1999 au Sudden Théâtre.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.Ensuite ils bifurquèrent vers l'est pour atteindre la Terre du Milieu.
Çok geçmeden Vladivostok’a tayini çıkar.Tchekhov fait d'abord escale à Vladivostok.
Ali tarafından Mısır'a vali tayin edildi.Pendant le califat d'Ali, il a été nommé gouverneur de Égypte.
Sonra Bologna'da Papalık yardımcı temsilciliğine tayin edildi.Tout d'abord, il a été adjoint au Secrétaire de la Nonciature apostolique en Bolivie.
Bu süreç, potasyum-argon yaş tayini yönteminin temelini oluşturmaktadır.Cette réaction est utilisée dans la datation au potassium-argon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod