Bunun yanında tavuk eti de sıklıkla kullanılır.كما يستعمل لحم الدجاج بشكل كبير.
10. Fırat Tavuk.9ـ الدواجن .
Her aile ihtiyacı kadar tavuk yetiştirir.كما اشتغل بعض سكانها بتربية الدواجن.
Tavuklar hızlı koşar.يقتل الروبيان بسرعة.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.الزواحف حيوانات ذاوت جلد حرشفي جاف تتنفس بوساطة الرئتين.
Tavuk, Lütfen.دجاج، من فضلك.
1928'de, H. B. Maitland ve M. C. Maitland, kıyılmış tavuk böbreği süspansiyonunda vaccinia virüsü ürettiler.Em 1928, H.B. Maitland e M.C. Maitland cultivaram o vírus de vaccínia em suspensão de rins de galinhas moídos.
Cochin ya da Cochin China, aslen Chinese Shanghai olarak bilinen bir tavuk ırkıdır.Cochim ou Cochinchina é uma raça de galinhas, originária da China e originalmente chamada de Xangai.
Öte yandan kompleks içerisinde bir sebze bahçesi ile tavşanlar, bal arıları tavuklar ve bir inek vardı.O composto tinha uma horta em que estavam coelhos, galinhas e uma vaca.
Ayrıca tavuklar laboratuvarlarda deney hayvanı olarak da kullanılmaktadır.Os mexilhões são também usados como animais de laboratório.
Geleneksel tavuk yemekleriyle tüketilir.Tradicionalmente com galinha de capoeira.
Yeni tüyleri siyah olanlar tavuk, renkli olanlar horozdur.Os seus oferecimentos são porcos pretos e os galos pretos depenados vivos.
Buna karşılık bu tavuklar az yumurta vermektedir.Em troca bota ovos saudáveis.
Yakitori (焼き鳥, やきとり),(kuş ızgara) Japon mutfağından bir tür tavuk kebap.O Yakitori (焼き鳥, やきとり, ヤキトリ, Yakitori?), frango grelhado, é um tipo japonês de frango no espeto.
En sonunda tavuklar sorar " Nerede yazılıdır?".No final aparece escrito "Como é Que Se Faz?"
Khao tom - Tayland usulü genellikle domuz eti, tavuk ya da karidesle pişirilen bir pirinç çorbası.Khao tom: É uma sopa de arroz feita geralmente com carne de porco, frango, peixe ou camarão.
İnsansı bir tavuk olan Ernie, Peter'ın ezelî rakîbidir.Ernie Ernie é uma enorme galinha que deu um cupom expirado a Peter.
Tavuk eti ağrlıktadır.Chicken é uma galinha.
Kümes hayvanlarının %90'lık bir kısmı tavuklardan oluşuyordu.Em alguns países da África moderna, 90% dos lares criam galinhas.
Tavukları 2-2,5 kg ağırlığında, yumurta verimi yıllık 90-130 adettir.As galinhas fornecem ovos brancos, na ordem de 120-150 peças por ano .
En fazla, tavuk kümesine girer.As galinhas sobem no poleiro.
Bizim tavuklar dün çok yumurta verdi.Nossas galinhas puseram muitos ovos ontem.
Camilla, tavuk, Gonzo'nun gerçek aşkı.Camilla de kip, Gonzo's grote liefde.
Serama, dünyadaki en küçük tavuk ırkıdır.De Serama is het kleinste kippenras ter wereld.
Kızarmış tavuk parçaları ayrı bir kaba alınır.Een paar kippen stuiven kakelend uiteen.
Tavuk yetiştiriciliği de önemli boyuttadır.De productie van pluimvee is ook belangrijk.
Tavuklar hızlı koşar.Als kuiken groeien ze zeer snel.
Kai yang - Marine edilmiş ızgara tavuk.Kai yang: Gegrilde, gemarineerde kip.
Buna karşılık bu tavuklar az yumurta vermektedir.Daarvoor bestellen de autoriteiten grote hoeveelheden kippeneieren.
Bu sebepten Tavukbalığı diye de bilinir.Dat verklaart tevens de naam kippengaas.
Ancak o sabah tavuklar yemi yemedi.Gedurende deze periode eet en drinkt de kip niet veel.
Tavuk vebası (kuş gribi), ihbarı mecbur olan hastalıklardandır.Elachista fulgens is een vlinder uit de familie grasmineermotten (Elachistidae).
Tom kha kai - Hindistan cevizi sütü, havlıcan ve tavuktan yapılan acı ve baharatlı bir çorba.Tom kha kai: Een romige kokos- en kruidensoep met kip.
Tavuk çok küçük olmamak kaydıyla parçalara ayrılır ve bir tavada tereyağında yüksek ateşte kızartılır.De uien in niet al te kleine stukken versnijden en op een matig vuur in olie aanstoven.
Ayrıca tavuklar laboratuvarlarda deney hayvanı olarak da kullanılmaktadır.Het dier wordt ook in laboratoria gehouden.
Ayrıca ilçede bir tavuk çiftliği ve yem fabrikası bulunmaktadır.Er is ook een kippenfarm, een kippenslachterij en dierenvoer fabriek.
Altunçay Köyü'nde yaygın bir şekilde tavuk besiciliği de yapılmaktadır.Naast melkvee werd in Oostzaan ook veel pluimvee gehouden.
Tavukları kümeslerine kadar kovaladığı olur.Met de kippen op stok gaan.
İçerisindeki tavuk genelde haşlanmış ve soslanmış olarak bulunur.De wortelstok is meestal gedrongen en vertakt.
Tavuklar çelik kasanın içerisinde bir hafta yaşamalarına yetecek kadar su ve yiyecek ile birlikte koyulacaktı.Ze hebben genoeg water en voedsel bij zich voor een week.
O et tavuktur.Dit vlees is kippenvlees.
Camilla, tavuk, Gonzo'nun gerçek aşkı.Camilla – biała kura oraz najlepsza przyjaciółka Gonzo.
Tavuklar çelik kasanın içerisinde bir hafta yaşamalarına yetecek kadar su ve yiyecek ile birlikte koyulacaktı.Kury miały być zamknięte wewnątrz powłoki z dostępem do wody i jedzenia; przeżyłyby około tygodnia.
Çoğunlukla tavukları avlarlar.Często zakradają się do kurników.
Etler arasında en yaygın kullanılan etler domuz eti ve tavuk etidir.Z mięs najbardziej powszechna jest wieprzowina i kurczaki.
Tavuklar hızlı koşar.Najszybciej biegają kojoty.
İnek ve Tavuk (Özgün adı: Cow and Chicken), ABD yapımı bir animasyon televizyon dizisi.Krowa i Kurczak − bohaterowie kreskówki o tej samej nazwie.
Kümes tavukçuluğu da yapılmaktadır.Można też użyć mięsa wieprzowego.
İlçede 4.100.000 adet tavuk bulunmakta, 5.750 ton et elde edilmektedir.Udział owoców jest mniejszy – zebrano ich 5,4 tys. ton.
Ardından tavuk kesilir ve oruç öncesi öğün olarak fakirlere verilir.Ptak był potem zabijany, a mięso przekazywane biednym.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Wyjątkowo niezwykła propozycja polegała na tym, żeby w mechanizmie umieścić żywe kury.
Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.W obrazie sekcyjnym płuca padłych zwierząt są wypełnione rozsianymi guzami.
Çiğ tavuk eti kullanımında, etin Salmonella içermemesine dikkat edilmelidir.Kyckling som marinerats behöver enligt nuvarande regelverk inte testas för salmonella.
Bugün ağırlıklı olarak tavuk ya da ev hayvanlarını yakalar ya da çöplerde yiyecek bir şeyler ararlar.I närheten av bostäder fångar arten även små husdjur som höns eller letar i sopor efter föda.
Kümes hayvanlarının %90'lık bir kısmı tavuklardan oluşuyordu.Nästan 90% av dess föda utgörs av präriehundar.
Bunun yanında tavukçuluk da yapılmaktadır.Även kyckling förekommer.
Tavuklar hızlı koşar.Tömningen går snabbt.
Aşı tavuk hücrelerinde gelişse de, yumurta alerjisi olanlara uygulanmasında sakınca yoktur.Trots att vaccinet utvecklas i kycklingceller, kan de med äggallergi vaccineras.
Tavuk kullanımı kuzeyde daha çoktur.I norr är kötträtter vanligare.
Chick bir tavuk, Duck da ördektir.Bonnie är en harhanne och Chica en kycklinghona.