Tavuk, tavuğu.닭 닭이라구
Tavuk, tavuğu.Kura, kura.
Tavuk, tavuğu.Kuře, kuře.
Tavuk, tavuğu.Kyckling, en kyckling.
Tavuk, tavuğu.Kylling, en kylling
Tavuk, tavuğu.Là thịt gà! thịt gà ấy.
Tavuk, tavuğu. Oh!Ka- kana.
Tavuk, tavuğu. Oh!Piščanec, piščanec. ahhh.
Tavuk, tavuğu. Oh! Tavuk çorbası!"Kulczak" to Kurczak ok! aaa to samgyetang!
Tavuk, tavuğu.Pollo, un pollo.
Tavuk, tavuğu.Poulet, un poulet.
Tavuk, tavuğu.Pui , Pui.
Tavuk, tavuğu.Κοτόπουλο, είναι κοτόπουλο.
Tavuk, tavuğu.Курица, курица.
Tavuk, tavuğu.Пиле, пиле.
Tavuk, tavuğu..תרנגולת, זה תרנגולת
Tavuk, tavuğu.دجاج، دجاجة.
Tavuk, tavuğu.あ~
Tavuk veya balık? Evet, Tavuk lütfen.- Κοτόπουλο ή ψάρι; - Θα πάρω το κοτόπουλο, παρακαλώ.
Tavuk veya balık?Kip of vis?
Tavuk veya balık?- Kuøe nebo rybu?
Tavuk veya balık?Piščanec ali riba? -Piščanca.
Tavuk veya balık?Piščanec ali riba?
Tavuk veya balık?- Pui sau peşte?
Tavuk veya balık? Tavuk. Affedersiniz.00:01:38,898 --> 00:01:40,330 - Scuză-mă.
Tavuk veya balık?- Thịt gà hay cá?
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Blev trötta på kycklingfettet. De letade efter ett alternativ.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Das Hühnerfett war ihnen über. Also suchten sie nach einer Alternative.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Elegük lett a csirkezsírból. Egy alternatívát kerestek.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Erano stanchi del grasso di gallina. Stavano cercando un'alternativa. Erano stanchi del grasso di gallina.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Estaban hartos de la grasa de pollo. Buscaban una alternativa.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Estavam fartos de gordura de galinha.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Ils en avaient marre de la graisse de poulet. Ils étaient en train de chercher une alternative.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.닭 기름에 질리기 시작했거든요. 그래서 대체 식품을 찾기 시작하죠.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Kyllästyivät kananrasvaan. Etsivät sitten vaihtoehtoa.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Měli už dost drůbežího tuku. A hledali si alternativu.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Mieli dość kurzego tłuszczu. Mieli dość kurzego tłuszczu.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Se săturaseră de grăsimea de găină. Și căutau o alternativă.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Sudah jenuh dengan lemak ayam. Saat itu mereka sedang mencari alternatif.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Ze hadden genoeg van kippenvet. Ze zochten een alternatief.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Είχαν βαρεθεί να τρώνε λίπος κότας. Έψαχναν για κάτι άλλο.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.Омръзнала им. Търсили алтернатива.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.От куриного жира их уже тошнило. Они искали альтернативу.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.נמאס להם משומן עוף. הם חיפשו תחליף.
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.لانهم اصبحوا مرضى بسبب دهن الدجاج وكانوا يبحثون عن حل
Tavuk yağından hastalanmalar başlayınca bir alternatif arıyorlarmış.とても美味しい甘みのあるガチョウの脂を見つけたんです それで彼らはガチョウを絞めて その脂を冬の間 料理に使っていました
Tavuk yemedin değil mi?Du isst doch kein Hühnchen, oder?
Tavuk yemedin değil mi?Nie jadłaś kurczaka, prawda?
Tavuk yemedin değil mi?Nu ai mâncat pui, nu?
Tavuk yemedin değil mi? Şimdi senin için şarkı söyleyeceğim.Δεν τρως κοτόπουλο, σωστά; θα αρχίσω να τραγουδάω για σένα.
Tavuk yemedin değil mi?Vous mangez pas de poulet ?
"THE HANG PEN" MOOREFIELD, WEST VIRGINIA Tavuklar ve hindiler çeşit çeşit şekillerde kesiliyorlar."ΟΙ ΚΡΕΜΑΜΕΝΕΣ ΚΟΤΕΣ" MOOREFIELD, ΔΥΤΙΚΗ ΒΙΡΤΖΙΝΙΑ
Tüm bu yönlerde, insanlar "ayni durumdalar" ... domuzlar ve ineklerle, tavuklar ve hindilerle.,בהבטים בסיסיים אלה האדם עומד "על ארבע", אם אפשר לומר ,עם חזירים ופרות .עופות ותרנגולים
Tüm bu yönlerde, insanlar "aynı durumdalar" ... domuzlar ve ineklerle, tavuklar ve hindilerle.A cet égard fondamental les humains vont de pair avec les cochons et les vaches, les poules et les dindes.
Tüm bu yönlerde, insanlar "aynı durumdalar" ... domuzlar ve ineklerle, tavuklar ve hindilerle.V těchto aspektech jsme na stejné úrovni jako vepři, krávy, kuřata a krocani.
Tüm bu yönlerde, insanlar "aynı durumdalar" ... domuzlar ve ineklerle, tavuklar ve hindilerle.בהבטים בסיסיים אלה, האדם עומד "על ארבע", אם אפשר לומר עם חזירים ופרות, עופות ותרנגולים.
Tüm yaptığım hepsini toplayıp, her 17 hayvan içinde 5 tavuk var.이 것들은 더해서 17 마리의 동물마다 5 마리의 닭이 있다고 구했습니다
Tüm yaptığım hepsini toplayıp, her 17 hayvan içinde 5 tavuk var. 3 tane 17'lik grubum var.Всичко направихме и ще кажем за всички седемнадесет животни имаме пет пилета, имаме три групи по седемнадесет.
Tüm yaptığım hepsini toplayıp, her 17 hayvan içinde 5 tavuk var.5 羽の鶏がいると分かります。 17 の動物のグループが3つあります。
Tüm yaptığım hepsini toplayıp, her 17 hayvan içinde 5 tavuk var.Alt hvad jeg gjorde, er at tilføje disse op og sige til alle sytten dyr, Jeg har fået fem kyllinger.