İngilizce'de tavuk kelimesinin geçtiği her yerdeفي كل مكان تظهر فيه كلمة "chicken" بالإنجليزية
İngilizce'de tavuk kelimesinin geçtiği her yerde他の行には現れません
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.우리는 뒤뜰에서
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Lo vediamo nel fenomeno di allevamento nei giardini di galline, polli e anatre.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Nous le voyons avec le phénomène d'élevage dans les jardins de poules, poulets et canards.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Obserwujemy fenomen hodowania w domowym ogródku kur, kurczaków i kaczek.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Vedem asta in fenomenul cresterii in curte a gainilor si ratelor.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.We zien dat bij het fenomeen van het zelf houden van kippen en eenden.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Wir sehen das an dem Trend, im Hinterhof Hühner und Enten zu züchten.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Το παρατηρούμε με το φαινόμενο της ανατροφής γαλοπούλας, κοτόπουλων και πάπιας στις αυλές.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Виждаме това във феномена на отглеждане на кокошки, пилета и патици в задния двор.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.Мы видим, что растет количество домашних подворий, где выращивают уток, куриц и гусей.
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.אנו רואים זאת בתופעה של החצרות האחוריות
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.نحن نشهد هذا في تربية الدجاج والبط
Insanların arka bahçelerinde horoz, tavuk ve ördekler büyüttüğünü görüyoruz.量産するのではなく
İşte bir başka örnek. Dişleri olan bir tavuk.A to przykład kurczaka z zębami.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Ayam panggang dengan sorbet oranye.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Du poulet frillé avec un sorbet à l'orange.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Gà nướng với kem cam cho chị.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Gegrilde kip met sinaasappel sorbet.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Gegrillte Hühnchen mit Orange Sorbet.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Grillad kyckling med apelsin sorbet.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Kurczak z grila z pomarańczowym sorbetem.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Pollo grigliato con sorbetto all'arancia.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Pui pe gratar cu serbet de portocale
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Κοτόπουλο στο γκριλ με σορμπέ πορτοκαλιού.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.Жареная курица и апельсиновый щербет.
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.دجاج مشوي مع مشروب البرتقال الغازي
Izgara tavuk ile portakallı şerbet.ちょっと僕のは?
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly cuộc sống, giữ con gà mái! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly elämää myös pitää kanat! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly életben is tartja tyúkokat! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly Leben auch halten Hühner! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly leven, ook het houden van kippen! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly livet, også at holde høns! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly liv också, att hålla höns! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly vita, troppo, di allevamento di galline! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly življenje, preveč, vodenje kokoši! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly život, i chovu slepic! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly život, i chovu sliepok! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly życia, zbyt, hodujących kury! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly ζωή, επίσης, κρατώντας κότες! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly живот, запазвайки кокошките! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly жизни тоже, сохраняя кур! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Jolly життя теж, зберігаючи курей! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Joyeuse vie, aussi, d'élevage de poules! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Kehidupan Jolly, juga menjaga ayam! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "졸리 삶도, 암탉을 유지! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "Viaţa vesel, de asemenea, de creştere a găinilor! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "حياة جولي ، أيضا ، وحفظ الدجاج! "
Jolly hayat, çok, tavuk tutmak! "彼は非常にそれを考えただけで興奮するために始めていたが、彼は彼に戻って酔っぱらった
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Azzal nem segítünk Hínárhajon, ha észnélkül elkezdünk itt rohangálni.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Das wird Tangles nicht helfen wenn wir wie kopflose Hühner herumlaufen.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Ei hyödytä Tanglesia yhtään, jos juoksentelemme täällä, kuin päättömät kanat.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Het doet Tangles geen goed als we rond rennen als kippen zonder kop.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Não é bom para o Tangles se corrermos por aí como loucos.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Nie pomożemy Tanglesowi biegając dookoła jak bezgłowe kurczaki.
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.No será bueno para Tangles si andamos corriendo como locos..
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.No será bueno para Tangles si andamos corriendo como locos..
Kafasız tavuklar gibi koşturursak Tangles'a yararımız dokunmaz.Tanglesovi to rozhodně nepomůže, když se jen tak bezhlavě rozběhneme.