Ben onlardan tavsiye alıyorum.I'm getting advice from them.
Ben ondan tavsiye alıyorum.I'm getting advice from him.
Onlardan tavsiye istemelisin.You should ask them for advice.
Sen ondan tavsiye istemelisin.You should ask him for advice.
Tavsiye için ona rica etmelisin.You should ask her for advice.
Tom bana tavsiye verirdi.Tom used to give me advice.
Tom'a biraz tavsiye verdim.I gave Tom some advice.
Avukatım bana işbirliği yapmamı tavsiye etti.My lawyer has advised me to cooperate.
Tom'a sormanı tavsiye ederim.I recommend that you ask Tom.
Tom'un doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to take better care of himself.
Yalnızca senin tavsiyen takip edilmelidir.Only your advice has to be followed.
Senin tavsiye ettiğin gibi yapacağım.I'll do as you recommended.
Tavsiye ettiğini yapacağım.I'll do what you recommended.
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.Tom became frustrated when his suggestions fell on deaf ears.
Belki verdiğiniz tavsiye inandırıcı ve eksiksiz.Perhaps the advice you gave was convincing and thorough.
İnsanlar tavsiyesi için Muhterem Dan Anderson'u aradı.People called Reverend Dan Anderson for his advice.
Gidip Tom'u görmeni tavsiye ediyorum.I suggest that you go and see Tom.
Tom'u işe almamızı tavsiye eden sen değil miydin?Weren't you the one who recommended that we hire Tom?
Bir şey üzerine tavsiyeni alabilir miyim?Can I get your advice on something?
Tom, Mary'ye kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take better care of herself.
Size tavsiyem olanları unutmak.My advice to you is to forget about what happened.
Akşam yemeği için iyi bir restoran tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good restaurant for dinner?
Tom Mary'ye hiç kimseden ödünç para almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to borrow money from anybody.
Tavsiyeni dinlemeliydim.I should've listened to your advice.
Senin tavsiyene uymalıydım.I should've followed your advice.
Yerinde olsam Tom'un tavsiyesini dinlerim.If I were you, I'd listen to Tom's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemeyecek.Tom won't listen to Mary's advice.
Küçük bir tavsiyenin sakıncası var mı?Would you mind a little advice?
Sana biraz dostça tavsiye verebilir miyim?Can I give you a little friendly advice?
Tavsiye için çok teşekkürler.Thanks a lot for the advice.
Kimse tavsiyemi istemedi.Nobody asked for my advice.
Tom tavsiyemi dinlemedi.Tom didn't follow my advice.
Tom tavsiyemi görmezden geldi.Tom ignored my advice.
Sanırım Tom'dan biraz tavsiye isteyeceğim.I think I'll ask Tom for some advice.
Onun söylediğine inanmamamı tavsiye etti.He recommended that I not believe in what he said.
İyi bir döşemeci tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good upholsterer?
Anneni aramanı tavsiye ederim.I recommend that you call your mother.
Sana Tom'dan uzak kalmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stay away from Tom.
Herhangi bir şey yapmamam tavsiye edildi.I was advised not to do anything.
Tom büyük ihtimalle tavsiyene uyacak.Tom will likely follow your advice.
Sanırım Tom tavsiyene uyacak.I think Tom will follow your advice.
Tom'dan tavsiye istemene memnun oldum.I'm glad that you asked Tom for advice.
Benden tavsiye istemene memnun oldum.I'm glad you asked me for advice.
Hangisini tavsiye edersin, spagetti mi yoksa pizza mı?Which would you recommend, spaghetti or pizza?
İyi bir Kore lokantası tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a good Korean restaurant?
Kore yemeği yenilecek güzel bir mekan tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good place to eat Korean food?
Yatırım tavsiyesi değildir.It does not constitute an investment advice.
Tavsiyeme kulak ver ve Ubatuba'ya git.Take my advice and go to Ubatuba.
Sizin tavsiyeniz benim için önemli.Your advice is important for me.
Onlar bana bir parça tavsiye verdiler.They gave me a piece of advice.
Bu iyi bir tavsiye değildi.That was not a good recommendation.
İyi bir kitap tavsiye eder misiniz?Could you recommend a good book?
O, harika tavsiyeydi.That was great advice.
Ebeveyn takdir yetkisi tavsiye edilir.Parental discretion is advised.
Dikkat tavsiye edilir.Caution is advised.
Birçok kişi Tom'un tavsiyesini izledi.Many people followed Tom's advice.
Tom bu restoranı bana tavsiye edenlerden biriydi.Tom was the one who recommended this restaurant to me.
Ben başka türlü tavsiye ederim.I would recommend otherwise.
O benim tavsiyemdi.That was my recommendation.
Onu kesinlikle tavsiye ederim.I definitely recommend it.