Ana içeriğe geç
Sözlük

taviz ile cümle

taviz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O bir tavizdi.It was a compromise.
Bu konuda asla taviz vermemeliyiz.We must never compromise on this.
Neden taviz vermiyoruz?Why don't we compromise?
Fakat buna taviz vermediler.But they failed to maintain it.
Karl Popper bunu şöyle tasvir eder: "Tavizsiz radikallik."Karl Popper: Reason without Revolution".
- Şimdi bundan taviz vermeyin Onbaşı.- Do not abandon that now corporal.
Bunda ne kadar az bir taviz var, göremezsiniz.There's so little compromise on this, you can't see it.
Burada biraz taviz vermem gerekti.I've had to make a bit of a compromise there.
"Kosova tarafından, toplantı öncesinde bir takım tavizler verilmişti."From the Kosovo side, a number of concessions had been made prior to this meeting.
Gıda kalitesinden bahsederken tavizsiz olmalıyız." dedi.We must be strict when talking about food quality," the agency said.
Kostunica, DSS'nin taviz vermediğini ve vermeyeceğini ısrarla belirtti.Kostunica has insisted that the DSS did not, and will not, make concessions.
Hükümet aklanmayı onurlu ve tavizsiz şekilde uygulamalıdır.The government must implement lustration honourably and without compromises.
Makedon lider İvanov'dan isim anlaşmazlığında karşılıklı taviz çağrısıMacedonia's Ivanov urges mutual concessions in name dispute
Fakat her iki taraf da mevcut görüşünde ısrar ediyor ve taviz vermeye yanaşmıyor.However, both sides seem fixed in their positions and in no mood to compromise.
Romanya lideri Basescu, "yasadışı varlıklar konusunda taviz yok" dediRomania's Basescu says no compromise on illegal assets
Bu konuda taviz verilmeyecek."There is no compromise over that issue."
Elçi, ne Kosovalı Arnavut ne de Sırp tarafının tavrından taviz vermediğini de doğruladı.He confirmed that neither the Kosovo Albanian nor the Serb side has abandoned its stance.
Hiçbir müsamaha, istisna ve taviz söz konusu olmayacak."There will be no tolerance, no exceptions and no compromise.
Fakat her iki ülke de taviz vermeyecek gibi görünüyor.But both countries seem to be digging in to their entrenched positions.
İki devlet taviz vermek ve ortak bir “kraliyet mavisini” kabul etme olasılığını tartıştılar.The two states have discussed the possibility of compromising and adopting a joint "royal blue".
Özellikle Stevens, Bayan Kenton onunla yakınlaşmaya çalıştığında bile asla taviz vermemiştir.Stevens in particular never yielded, even when Miss Kenton tried to draw closer to him.
Monako Belediye Başkanı, Prens Albert'ın halka verdiği tavizleri duyururken.The Mayor of Monaco announces Prince Albert I's concessions to the people.
Fakat buna taviz vermediler.Es gelang ihnen jedoch (noch) nicht, diese zu entziffern.
Karl Popper bunu şöyle tasvir eder: "Tavizsiz radikallik.Karl R. Popper, « L'univers irrésolu.
Müslümanlara yapılan işkencelerden Ümmü Eymen de nasibini almış ama hiçbir zaman dininden taviz vermemişti.Malik, le gardien de l'enfer, est nommé dans le Coran, et ne sourit jamais à cause de sa création.
Fakat buna taviz vermediler.Ils n'eurent pas de descendant.
Tayland, ilk kez zayıflatılmış bir ülke olmasına rağmen, bir Avrupa gücünden taviz almayı başardı.Por primera vez, Tailandia pudo obtener concesiones de una potencia europea, aunque debilitada.
Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkûm edildi.Pese a las torturas que sufrió, no se retractó de sus convicciones, siendo condenado a muerte.
Fakat buna taviz vermediler.Pero no tuvieron descendencia.
Bu noktada hukuk ve demokrasiden taviz vermeyeceğimizi vurgulamak istiyorum.Ya no estoy cualificado para hablar sobre democracia y justicia.
Müslümanlara yapılan işkencelerden Ümmü Eymen de nasibini almış ama hiçbir zaman dininden taviz vermemişti.A dispetto del trattamento ricevuto rimase sempre leale e non portò mai astio nei confronti del suo signore.
Dubçek bazı küçük tavizler vermeyi kabul etti.Il Tamburmaggiore le ha regalato un paio di orecchini.
Fakat buna taviz vermediler.Они не допускают к себе мирян.
Fakat buna taviz vermediler.Nie zadebiutował jednak w nim.
Politik duruşundan asla taviz vermediği için, sürekli mali zorluklarla boğuşmak zorunda kaldı.Nem tud bánni a pénzzel, ezért állandóan anyagi gondokkal küszködik.
Fakat buna taviz vermediler.Akan tetapi, hal-hal ini tidak ditentukan oleh mereka.
Bu noktada hukuk ve demokrasiden taviz vermeyeceğimizi vurgulamak istiyorum.他强调不加强民主与法制建设,就不会长治久安。
Bunun sebebi İsrail’in Oslo Anlaşmaları’nda yaptığı bazı tavizlerdi.ארגון זה פורק במצוות ישראל (כחלק מהסכמי אוסלו) ב-1996.
Çin'e göre bu durum, kendilerinin sırtından ABD'ye verilmiş bir tavizdi.В действителност, това означава създаване на протекторат над Куба от САЩ.
Karl Popper bunu şöyle tasvir eder: "Tavizsiz radikallik.Karl Popper: "Pole olemas lollikindlaid institutsioone.
Akla yatkın savlardan biri, bunun, evrim sırasında, bizim konuşmamızı sağlayan bir taviz olduğudur.그럴싸한 가설 하나는 우리가 말을 하도록 해주는 진화 과정과의
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Aber leider müssen Menschen wie ich die ganze Zeit mit Kompromissen zurechtkommen, wenn es um Schönheit geht.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Ale bohužel musí lidé jako já uzavírat neustále komprosisy, co se týče krásy.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Dar din păcate, plăcerile mele şi ale oamenilor asemeni mie trebuie să facă faţă compromisului cu frumuseţea.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.그러나 불행하게도 저와 같은 하찮은 사람들은 아름다움과 늘 타협하고 절충해야 합니다.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Maar helaas, mensen zoals ik moeten voortdurend omgaan met compromissen in schoonheid.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Ma purtroppo, la gente come me deve scendere a compromessi con la bellezza in ogni momento.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Men desværre bliver jeg og folk som jeg selv nødt til at gå på kompromis med skønhed hele tiden.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Nhưng không may thay, những thứ giống tôi và những người giống tôi luôn phải thỏa hiệp với cái đẹp.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Niestety, upodobania moje i podobnych mi osób w kwestii piękna stale muszą stawiać czoła kompromisom.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Pero, por desgracia, la gente como yo tiene que lidiar todo el tiempo con el compromiso de la belleza.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Sajnos azonban nekem és a hozzám hasonlóknak egyfolytában foglalkozni kell a szépségbeli kompromisszumokkal.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Tapi sayangnya, saya dan orang-orang seperti saya harus berkompromi dengan keindahan.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Αλλά δυστυχώς, άτομα σαν και μένα έχουν να αντιμετωπίσουν το συμβιβασμό κάθε στιγμή με την ομορφιά.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Але нажаль люди як я, що схожі на мене мають миритись з компромісами весь час, коли йдеться про красу.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.Но, к сожалению, таким, как я, постоянно приходится идти на компромиссы с красотой.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.אבל לרוע המזל, אנשים כמותי צריכים להתמודד עם פשרות ביופי על בסיס יומי.
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.ولكن لسوء الحظ انا والاشخاص مثلي علينا ان نهادن طيلة الوقت
Ama maalesef, ben ve benim gibi insanlar güzellikte tavizle uğraşmak zorundadır.美について常に妥協と向き合わなければなりません 何とかしなくてはならないのです
bazý kazanýmlar ve tavizler istedin diye sana vermez, bunu yapmasý için onu zorlaman gerekir.- 가장 큰 문제는 권력입니다. 자유주의자들은 이 문제를 골칫거리로 여기거나
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod