Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.と思ったら本当に崩せました (誰でも壁を破れる日はいつ?)
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Dan tidak memiliki atap langit-langit, hanya setengah lapisan seng tipis
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.E quel tetto non aveva un soffitto, solo una mezza lamiera.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.És annak a háztetőnek nem volt mennyezete, csupán félig, bádoglemezből.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Essa foi a nossa primeira escola. 165 crianças. O ano letivo indiano começa em junho.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Et ce toit n'avait pas de plafond, juste la moitié d'une tôle en fer-blanc.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Geen plafond boven ons hoofd, enkel een dunne tinnen plaat.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.그리고 그 옥상에는 어떤 천장도 없었고, 단지 반토막난 양철 시트뿐이었습니다.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Şi acel acoperiş nu avea niciun fel de tavan, ci doar o jumătate de foaie de tablă.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ta střešní místnost neměla žádný strop, střechu tvořil pouze kus plechu.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ten dach nie miał żadnego stropu, jego połowę pokrywał arkusz blachy.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Und das Hausdach selbst hatte kein Dach, nur ein halbes Blechdach.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Y esa azotea no tenía techo, sólo la mitad de una plancha de lata.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Και η ταράτσα δεν είχε κάποιο σκέπαστρο, μονάχα μισή λαμαρίνα.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.А на онзи покрив нямаше никакъв таван, само половин лист ламарина.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.И там не было никакого потолка, только половина жестяного листа.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.לגג לא היתה תקרה, רק חצי יריעת פח.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.وذلك السطح لم يكن يحتوي على سقف, مجرد نصف شريحة من القصدير
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.気持ち程度のトタン屋根があるだけでした これが最初の学校です 生徒は165人
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Deci iată un stâlp de susținere tipic, o construcție arhitecturala.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Dit is een typisch gipswandje, een bouwkundige constructie.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Ecco una tipica parete con montanti in legno, una costruzione architettonica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Esta é uma típica parede com vigas, uma construção arquitetónica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Här är en typisk vägg, en akitektuell konstruktion.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.He aquí un típico muro de carga y la construcción arquitectónica.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Her er et typisk skelet til en væg, en arkitektonisk konstruktion.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Hier eine typische Ständerwand, ein architektonisches Element.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Itt egy szokványos fal, egy építészeti szerkezet.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Jadi di sini adalah suatu dinding sambungan yang umum, suatu konstruksi arsitektural.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.이것이 전형적인 스터드벽과 건축적 구축입니다.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.To jest typowa ściana zewnętrzna. Konstrukcja architektoniczna.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Tu je tipična podporna stena, arhitekturna tvorba.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Tu vidíme typickú spojovaciu stenu, je to architektonická konštrukcia.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Vì thế ở đây là một bức tường gây giống điển hình, một công trình kiến trúc.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Voici un mur classique et une construction architecturale.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Zde máme typickou nosnou stěnu, architektonickou konstrukci.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Έτσι, αυτός είναι ένα τυπικός τοίχος με προεξωχές και αρχιτεκτονικής κατασκευής.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Вот - типовая каркасная стена, это такая строительная конструкция.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Ось типова каркасна стіна, це така будівельна конструкція.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.Така че ето ви типична носеща стена, в архитектурна конструкция.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.נוכל לעשות עם זה בתים. הנה שלד קיר טיפוסי ומבנה אדריכלי.
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.فهنا جدار خارجي نموذجي ومبنى معماري
Ve işte bu tipik bir tavan duvarı, mimari bir konstrüksiyon.典型的な間柱の図面です これが我々の提案する
Ve seneler içinde, yerel bir bankada başkan yardımcılığına kadar ilerledi ancak sonunda cam tavana vurdu.Obwohl sie schlau wie eine Peitsche war.
Ve tabii ki tavan.A pak samozřejmě strop.
Ve tavandaki boyalar, mesela İsa'yı meleklerle bir badem içinde görüyoruz.Na stropě je spousta maleb, např.
Ve tavandaki boyalar, mesela İsa'yı meleklerle bir badem içinde görüyoruz.Який багатий розпис стелі.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.현관이 삐걱거리는 우스터가의 옥탑방, 12피트 높이의 천장, 하얀 벽과 차가운 바닥.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.4メートルの天井に 白い壁と冷たい床 それが母の家だった 母が母になる前の
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.Das Loft in der Wooster Street mit knarrenden Dielen, 4 m hohen Decken, weißen Wänden und kalten Böden.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.Podul din Strada Wooster cu holuri care scârţâiau, camere înalte de trei metri, pereţi albi, podele reci.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.הלופט ברח' ווסטר עם המסדרונות החורקים, תקרות בגובה 3.6 מ', הקירות הלבנים והרצפות הקרות.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Also für Abwechslung erwarb er die Angewohnheit kriecht hin und her über die Wände und Decke.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Assim, para o desvio, ele adquiriu o hábito de rastejar frente e para trás através das paredes e teto.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Deci, pentru deturnarea a dobândit obiceiul de a buşilea înainte şi înapoi pe pereţii şi plafon.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Donc, pour se distraire, il a acquis l'habitude de ramper en arrière à travers les murs et le plafond.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Dus voor afleiding verwierf hij de gewoonte van het kruipen heen en weer over de muren en het plafond.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Így elterelés szerzett a szokása, csúszó oda-vissza az egész fal és mennyezeti.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Jadi untuk pengalihan ia memperoleh kebiasaan merangkak bolak-balik melintasi dinding dan langit-langit.
Yani diversiyon o duvarlar arasında ileri ve geri tararken alışkanlığı kazandı ve tavan.Joten tavat hän hankki tapana indeksoinnin edestakaisin seinät ja katto.