tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tavşanlar yetiştirirdi.Tom used to raise rabbits.
Bunu yapmanı tavsiye ederim.I advise you to do that.
Tom, Mary'ye Fransızca okumasını tavsiye etti.Tom advised Mary to study French.
Tom Mary'ye karate öğrenmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to learn karate.
Tom, Mary'nin Fransızca öğrenmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to learn French.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Mutfakta nerede bir kızartma tavası bulabilirim?Where can I find a frying pan in the kitchen?
Tom'a bunu yapmamasını tavsiye etmeyen kişi ben değildim.I wasn't the one who advised Tom not to do that.
Tom'a bunu yapmak için daha fazla beklememesini tavsiye ettim.I advised Tom not to wait any longer to do that.
Tom bana bunu yapmayı kabul etmememi tavsiye etti.Tom advised me not to agree to do that.
Çok uzun zamandır tavla oynamadım.I haven't played backgammon in ages.
Tavuk yakalamak zordu.Catching the chicken was difficult.
Hâlâ tavana ulaşabiliyor musun?Can you still reach the ceiling?
Tom'un beklemesini tavsiye ettim.I advised Tom to wait.
Mary'ye bunu yapmayı durdurmasını tavsiye eden Tom değildir.Tom isn't the one who advised Mary to stop doing that.
Mary'ye bunu yapmasını tavsiye eden kişi Tom değil.Tom isn't the one who advised Mary to do that.
Mary'ye bunu yapmasını tavsiye eden kişi Tom'dur.Tom is the one who advised Mary to do that.
Beklemenizi tavsiye ederim.I advise you to wait.
Tom, Mary için biraz tavuk çorbası yaptı.Tom made some chicken soup for Mary.
Tavanı boyamanız ne kadar sürer?How long would it take you to paint the ceiling?
Bunu yapmayı kesmenizi şiddetle tavsiye ederim.I would strongly advise you to stop doing that.
Sık sık öğrencilerime web sitenizi tavsiye ederim.I often recommend your website to my students.
Tom muhtemelen tavsiyenize uyacak.Tom is likely going to follow your advice.
Tom tavsiyemize uyacak, sanırım.Tom is going to follow my advice, I think.
Tom Mary'ye daha fazla sebze yemesini tavsiye etti.Tom advised Mary to eat more vegetables.
Benim tavsiyem bunu yapmaktan vazgeçmek olurdu.My advice would be to stop doing that.
Benim tavsiyem bugün bunu yapmak olurdu.My advice would be to do that today.
Tom hâlâ tavukları beslemedi.Tom still hasn't fed the chickens.
Tom tavşanları yetiştirir ve onları satar.Tom raises rabbits and sells them.
Tom tavşanları yetiştirdi ve onları sattı.Tom raised rabbits and sold them.
Tom'a bunu yapmayı durdurmasını tavsiye eden ben değildim.I wasn't the one who advised Tom to stop doing that.
Tom'a bunu yapmasını durdurmayı tavsiye eden kişi ben değilim.I'm not the one who advised Tom to stop doing that.
O otelde kalmamanı tavsiye ederdim.I'd advise not staying at that hotel.
Tom sizden tavsiye istememi önerdi.Tom suggested I ask you for advice.
Oraya otobüsle gitmenizi tavsiye ederim.I'd recommend going there by bus.
Tom, bu oteli tavsiye etti.Tom recommended this hotel.
Bir otobüse binmenizi tavsiye ederim.I'd recommend taking a bus.
Tom bu kitabı tavsiye etti.Tom recommended this book.
Tom ve Mary tavla oynadı.Tom and Mary played backgammon.
Senden tavsiye istediğimi hatırlamıyorum.I don't remember asking you for your advice.
Tom erken ayrılmamızı tavsiye etti.Tom advised us to leave early.
Tom'un kapısını açık bırakmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to leave his door unlocked.
Tom'a sabahleyin erken ayrılmasını tavsiye ettim.I advised Tom to leave early in the morning.
Tom'a geceleri geç vakitte dışarıda kalmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to stay out late at night.
Tom'a Mary ile Boston'a gitmemesini tavsiye ettim.I advised Tom not to go to Boston with Mary.
Tom'a Mary'nin söylediğine inanmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to believe what Mary says.
Tom'a beklemesini tavsiye etmeliydim.I should've advised Tom to wait.
Kimden tavsiye isteyebileceğimi bilmiyorum.I don't know who I can ask for advice.
Tom'a ormanda bulduğu mantarları yememesini tavsiye ettim.I advised Tom not to eat the mushrooms he found in the woods.
Tom'a şemsiyemi yanında götürmesini tavsiye ettim.I advised Tom to take my umbrella with him.
Tom'a kapısını açık bırakmamasını tavsiye ettim.I advised Tom to not leave his door opened.
Bana tavsiye verecek kimsem yok.I don't have anybody to advise me.
Tom'a dişçiyle görüşmesini tavsiye ettim.I advised Tom to see the dentist.
Tom'a oraya bisikletle gitmesi tavsiyesinde bulundum.I advised Tom to go there by bicycle.
Tom'a Mary'den uzak durmasını tavsiye ettim.I advised Tom to stay away from Mary.
Tom'un Mary'nin tavsiyesine ihtiyacı vardı ama onu bulamadı.Tom needed Mary's advice, but he couldn't find her.
Tom arka bahçesinde birkaç tavşan gördü.Tom saw some rabbits in his backyard.
Tom arka bahçesinde bazı tavşanlar gördü.Tom saw some rabbits in his backyard.
Tom'a Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to convince Mary to do that.
Tom tavşanın izlerini takip etti.Tom followed the rabbit's tracks.