tav ile cümle

tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a en kısa zamanda eve geri gelmesini tavsiye ettim.I advised Tom to come back home as soon as he could.
Tom'a onu gizli tutmasını tavsiye etmem gerekirdi.I should've advised Tom to keep it secret.
Tom'a Mary ile artık konuşmamasını tavsiye etmeliydim.I should've advised Tom to not talk to Mary anymore.
Tom'a artık Mary ile konuşmamasını tavsiye ettim.I advised Tom to not talk to Mary anymore.
Tom, Mary'ye öneriyi kabul etmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to accept the offer.
Tom arka bahçesinde bir tavşan gördü.Tom saw a rabbit in his backyard.
Tom'a Mary'den çok fazla borç para almamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to borrow too much money from Mary.
Tom'a geceleyin pencerelerini açık bırakmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to leave his windows open at night.
Tom'a ona teklif edilen parayı almasını tavsiye ettim.I advised Tom to take the money he was being offered.
Neredeyse hiç tavuk yemem.I almost never eat chicken.
Tom'a teklifi kabul etmesini tavsiye ettim.I advised Tom to accept the offer.
Tom'a bir avukata danışması tavsiyesinde bulundum.I advised Tom to consult a lawyer.
Tom'a polise gitmesini tavsiye ettim.I advised Tom to go to the police.
Tom'a sözünü tutmasını tavsiye ettim.I advised Tom to keep his promise.
Tom'a biraz kilo vermesini tavsiye ettim.I advised Tom to lose some weight.
Tom'a bir avukatla konuşmasını tavsiye ettim.I advised Tom to talk to a lawyer.
Tom'a zamanını onu yapmaya çalışarak harcamamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to waste his time trying to do that.
Tom'a Mary'nin söylediğine inanmamasını tavsiye etmeliydim.I should've advised Tom not to believe what Mary says.
Tom'a oraya gitmesini tavsiye ettim.I advised Tom to go there.
Tavsiyeni istemiş olsaydım, isterdim.If I'd wanted your advice, I would've asked for it.
Tavsiyem Tom'a söylememektir.My advice is to not tell Tom.
Yolda bir tavşan gördüğümü sandım.I thought I saw a rabbit on the road.
Tavan arasında yuvarlak bir masa vardı.In the attic, there was a round table.
Cümleler tavşan gibi çoğalır. Ama bu iyi.The sentences proliferate like rabbits. But it's good.
Kızarmış tavuk istiyorum.I want roast chicken.
Sami bu tavsiyeyi unuttu.Sami forgot this advice.
Sami, Leyla'ya tavsiye veriyordu.Sami was giving Layla advice.
Sami, Leyla'ya tavsiye ve destek teklif etti.Sami offered Layla advice and support.
Sami onu tavsiye etti.Sami recommended that.
Sami, Leyla'ya o belgeseli görmesini tavsiye etti.Sami recommended Layla to see that documentary.
Bu, annemin tavuk çorbası tarifi.This is my mother's chicken soup recipe.
Sami, Leyla'nın tavsiyesini dinleyecek kadar akıllıydı.Sami was smart enough to listen to Layla's advice.
Sami, Leyla'ya seks için bazı tavsiyeler verdi.Sami gave Layla some advice for sex.
Tom'un bir tavşanı var.Tom has a rabbit.
Sizin tavsiyenize ihtiyacımız var.We need your advice.
Bunu yapmam tavsiye edildi.I've been advised to do that.
Tom'a bunu tekrar yapmasını tavsiye ettim.I've advised Tom to do that again.
Tom'a onu yapmayı kesmesini tavsiye ettim.I've advised Tom to stop doing that.
Tom'a onu yapmaya başlaması tavsiyesinde bulundum.I've advised Tom to start doing that.
Tom'a onu tekrar yapmamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to do that again.
Tom'a onu bir daha yapmamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to do that again.
Tom’a onu artık yapmamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to do that anymore.
Tom'a bunu yapmayı bırakmamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to stop doing that.
Tom'a onu yapmaya başlamamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to start doing that.
Tom'a onu tekrar yapmaya başlamasını tavsiye ettim.I've advised Tom to start doing that again.
Tom, Mary'ye erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom suggested to Mary that she leave early.
Onu kuvvetle tavsiye ederim.I strongly recommend it.
Tom'a onu tekrar yapmaya başlamamasını tavsiye ettim.I've advised Tom not to start doing that again.
Tom'a onu Boston'a dönmeden önce yapmasını tavsiye ettim.I've advised Tom to do that before he goes back to Boston.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi kurdu.Tom built a chicken coop in his backyard.
Tom arka bahçesine bir tavuk kümesi yaptırdı.Tom built a chicken coop in his backyard.
Bunu Tom tavsiye etti.Tom recommended that.
Tom bir tavuk çiftçisidir.Tom is a chicken farmer.
Boston'da kalacak bir yer tavsiye edebilir misin?Can you recommend a place to stay in Boston?
Ben bir tavuklu sandviç yedim.I ate a chicken sandwich.
Tavukları beslemek zorundayım.I have to feed the chickens.
Ben zaten tavukları besledim.I've already fed the chickens.
Tom'dan tavsiyesini istemedim.I didn't ask Tom for his advice.
Yalnız gitmeni tavsiye etmiyorum.I'm not suggesting you go alone.
Tavandan bir avize asıldı.A chandelier was suspended from the ceiling.

İlgili Sayfalar