tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un tavsiyesini görmezden geldim.I ignored Tom's advice.
Keşke annemin tavsiyesini dinleseydim ve bir avukat olsaydım.I wish I’d listened to my mother’s advice and become a lawyer.
Tom, Mary'ye bir avukatla konuşmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to talk to a lawyer.
Bizim için hiç tavsiyen var mı?Do you have any advice for us?
Herkes tavsiye için ona geliyor.Everyone comes to her for advice.
Herkes tavsiye için ona gelir.Everyone comes to him for advice.
Tavuk bir solucan yedi.The hen ate an earthworm.
Hiç tavsiye alıyor musun?Are you getting any advice at all?
Tilki bir tavuk yiyor.The fox is eating a hen.
Dikkat! Tilki, tavuk kümesinin etrafında dolaşıyor.Beware! The fox is roaming around the chicken coop.
Hangisi önce geldi: yumurta mı yoksa tavuk mu?What came first: the egg or the chicken?
Ne yapmanız gerektiğine dair herhangi bir tavsiyeniz var mı?Do you have any advice on what to do?
Leyla'nın tavırları değişti.Layla's demeanor changed.
Tavşanın uzun kulakları var.The rabbit has long ears.
Sami tavandan asılıyordu.Sami was hanging from the ceiling.
Tavuklara yem veren Tom.Tom is the one who feeds the chickens.
Herkes tavsiye için Tom'a geliyor.Everyone comes to Tom for advice.
Tom'un tavsiye için yardım isteyecek kimsesi yoktu.Tom had no one to turn to for advice.
Tom Mary'ye mola vermesini tavsiye etti.Tom advised Mary to take a break.
Tom, Mary'ye mümkün olan en kısa sürede onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that as soon as possible.
Tom, Mary'ye bir avukata danışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to consult a lawyer.
Tom Mary'ye yeni bir bilgisayar satın almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy a new computer.
Tom Mary'ye gece geç saatlere kadar dışarıda kalmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to stay out late at night.
Tom Mary'ye kapıyı açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her door unlocked.
Tom, Mary'ye John'la Boston'a gitmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to go to Boston with John.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
Tom, Mary'ye John'ın pişirdiği hiçbir şeyi yememesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to eat anything that John cooked.
Tom, Mary'ye John'ın eski bilgisayarını almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy John's old computer.
Tom, Mary'ye o mağazadan bir şey almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy anything from that store.
Tom, Mary'ye John'un söylediğine inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe what John said.
Tom, Mary'ye okuduğu her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything she read.
Tavukları beslemeye gitmeliyim.I need to go feed the chickens.
Belki de kendi tavsiyeni almalısın.Perhaps you should take your own advice.
Belki kendi tavsiyeni almalısın.Maybe you should take your own advice.
Kendi tavsiyenizi almalısınız.You should take your own advice.
Tom'un kendisine tavsiyede bulunacak kimsesi yok.Tom has no one to advise him.
Tom'un kendisine tavsiyede bulunacak bir arkadaşı yok.Tom doesn't have any friends to advise him.
Tom tavsiyemi isteseydi, bunu yapmamasını tavsiye ederdim.If Tom had asked for my advice, I would've advised him not to do that.
Tom'un tavsiyesini izlemedim.I didn't follow Tom's advice.
Tom'un doktoru ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to exercise more.
Bu sözlüğü bana Tom tavsiye etti.Tom recommended this dictionary to me.
Tom'un tavsiye ettiği şeyi yapmalıyım.I should do what Tom suggested.
Tom bu kitapları bana tavsiye etti.Tom recommended these books to me.
Tom bana biraz pratik tavsiye verdi.Tom gave me some practical advice.
Tom tavşan yakalamak için bir tuzak hazırladı.Tom built a trap to catch rabbits.
Tom bana birçok tavsiyede bulundu.Tom has given me a lot of advice.
Tavsiyeniz yararlıydı.Your advice has been helpful.
Tom, Mary'ye bunu bir daha yapmamasını tavsiye etti.Tom has advised Mary not to do that again.
Tom, Mary'ye bunu yapmamasını şiddetle tavsiye etti.Tom strongly advised Mary not to do that.
Tavana baktım.I looked up at the ceiling.
Tom bunu yapmamı tavsiye etti.Tom has advised me to do that.
Bana bir tavsiye verebilir misin?Can you give me any advice?
Tom, Mary'ye bunu yapmayı durdurmasını tavsiye etti.Tom has advised Mary to stop doing that.
Tom Mary'ye oraya bisikletle gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go there by bicycle.
Tom, Mary'den sözlerini tutmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to keep her promises.
Ben et için tavşan yetiştiriyorum.I raise rabbits for meat.
Tom, Mary'ye bunu yapmasını şiddetle tavsiye etti.Tom strongly advised Mary to do that.
Tom bana birkaç kötü tavsiye verdi.Tom gave me some bad advice.
Tom, Mary'den bunu yapmasını bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop doing that.
Tom Mary'ye dişçiyi görmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to see the dentist.