tav ile cümle

tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onu herkese tavsiye ediyorum.I recommend it to everybody.
Tavan arasından dışarı çıkma.Don't come out of the attic.
Maliyetler tavan yaptı.Costs were through the roof.
Tom kendi tavsiyelerini mi alıyor?Is Tom taking his own advice?
Lütfen bana biraz tavsiye verin.Please give me some advice.
Kızarmış tavuk servis edeceğiz.We'll serve fried chicken.
Tom tavuk kanatlarını sever.Tom loves chicken wings.
Herhangi bir tavsiye yardımcı olurdu.Any advice would help.
O senin tavsiyen mi?Is that your advice?
Tom'un bir tavsiyesi var.Tom has some advice.
Tom bir tavşan tuttu.Tom kept a rabbit.
Bu restoranı tavsiye eder misin?Do you recommend this restaurant?
Gece boyunca tavşanlar Tom'un bahçesini yok etmişti.Overnight the rabbits had obliterated Tom's garden.
Yenilikçi tavşan havuç yemeyi reddetti.The hipster rabbit refused to eat carrots.
Tom'a artık yardım etmemenizi tavsiye ediyorum.I advise you not to help Tom anymore.
Umarım tavsiyeme uyarsın.I hope you follow my advice.
Onu yapmanızı tavsiye etmem.I don't recommend doing that.
Tom tavanı beyaza boyadı.Tom painted the ceiling white.
Bu tekniği tavsiye etmiyorum.I don't recommend this technique.
Mary tavana baktı.Mary looked at the ceiling.
Hava karardıktan sonra eve yürümemenizi tavsiye ederim.I advise you not to walk home after dark.
Tom bize iyi tavsiye verir.Tom gives us good advice.
Oh, Diana, bak, bir tavşan var.Oh, Diana, look, there's a rabbit.
Fadıl arkadaşının tavsiyesine uydu.Fadil followed his friend's advice.
Tom asla tavsiyeme uymaz.Tom never follows my advice.
Ne kadar tavuk aldınız?How much chicken did you buy?
Tom, Mary'ye dakik olmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to be punctual.
Tom, Mary'ye kilo vermesini tavsiye etti.Tom advised Mary to lose weight.
Benim tavsiye edeceğim şey tam olarak odur.That's exactly what I would advise.
Tom bunu yapmamı tavsiye eden kişi değildi.Tom wasn't the one who advised me to do this.
Onu yapmam tavsiye edildi.I was advised to do that.
Bana onu yapmamam tavsiye edildi.I was advised not to do that.
Bu hayli tavsiye edilir.This is highly recommended.
Umarım bu tavsiye faydalıdır.I hope this advice is helpful.
Tom, Mary'den tavsiyeler alırdı.Tom used to get advice from Mary.
Şehrin o bölümünden uzak durmam tavsiye edildi.I was advised to stay out of that part of town.
Tavanı ne renge boyayacaksın?What color are you going to paint the ceiling?
Tavsiye istiyorum.I want advice.
Tavan arasında saklandım.I hid in the attic.
Mary tavana çıktı ve kasabaya baktı.Mary climbed on the roof and looked out over the town.
Biraz tavsiye istiyor musun?Do you want some advice?
Fadıl'ın bütün tavrı değişmiş gibi görünüyordu.Fadil's whole demeanor seemed to change.
Bölgede iyi bir otel tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a good hotel in the area?
Paskalya tavşanı aslında yumurta bırakıyor mu, öyleyse onlar çikolata mı?Does the Easter bunny actually lay eggs, and if so, are they chocolate?
Köpekbalıkları ve tavşanlar arasındaki farkı anlatamam.I can't tell the difference between sharks and rabbits.
Kafesin kilidini açtım ve tavşanların dışarı çıkmasına izin verdim.I unlocked the cage and let the rabbits out.
Tom'un ona tavsiye vermesi için kimsesi yok.Tom has no one to give him advice.
"Ona bu sene ne verdin?" "İki kızartma tavası""What did you give her this year?" "Two frying pans."
"Ona bu sene ne hediye verdin?" "İki kızartma tavası""What did you give her this year?" "Two frying pans."
O tavana baktı.She stared at the ceiling.
Tom onu yapmamı tavsiye etti.Tom advised me to do that.
Bu tavuk neredeyse her gün bir yumurta bırakır.This hen lays an egg almost every day.
Anne, en onurlu tavrıyla "Sorunun ne olduğunu açıklar mısın?" diye sordu."Will you explain what the trouble is?" asked Anne, in her most dignified manner.
Tavan arası, kutularla doludur.The attic is full of boxes.
Tom ızgara bir tavuklu sandviç yedi.Tom ate a grilled chicken sandwich.
Tom, Mary'ye dostça tavsiyeler önerdi.Tom offered Mary some friendly advice.
Tom'un karısı Maria hâlâ Paskalya tavşanına inanıyor.Tom's wife Maria still believes in the Easter bunny.
Bu kitabın tavsiyelerini izleyerek, kendimi fakirlikten kurtarabilirdim.By following this book's advice, I was able to pull myself out of poverty.
Dairemde asma tavan var.My apartment has a suspended ceiling.
Sana bazı tavsiyeler vereyim - rüzgâr yönünde çiş yapmayın!Let me give you some advice - don't pee into the wind!

İlgili Sayfalar