tav ile cümle

tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben dikkat tavsiye ediyorum.I'd advise caution.
Tom bana yararlı tavsiyeler verdi.Tom gave me useful advice.
Tavuğun civcivleri yumurtadan çıkıyorlar.The hen's chicks are hatching.
Mary'nin bazı tavsiyelere ihtiyacı var.Mary needs some advice.
Mary'nin biraz tavsiyeye ihtiyacı var.Mary needs some advice.
Sabırlı olmanı ısrarla tavsiye ediyoruz.We urge you to be patient.
Tom'un tavsiyesini unutmayın.Remember Tom's advice.
Tom'un tavsiyesini unutma.Remember Tom's advice.
Tom'un tavsiyesini hatırla.Remember Tom's advice.
Tom'un tavsiyesini hatırlayın.Remember Tom's advice.
Sadece biraz tavsiyeye ihtiyacım var.I just need some advice.
Tom'a onun Mary tarafından tavsiye edildiğini söyle.Tell Tom that he was recommended by Mary.
Tom, Mary tarafından tavsiye edildi.Tom was recommended by Mary.
Tavşan, köpeğin üstünden atladı.The rabbit jumped over the dog.
O bana dostça tavsiye verdi.He gave me friendly advice.
Tom nihayet tavuğu yakaladı.Tom finally caught the chicken.
Senin için bir tavsiyem var.I have some advice for you.
Bu kitabı tavsiye eden kişi Tom'dur.Tom is the one who recommended this book.
Tavanda bir delik var.There's a hole in the ceiling.
Tavan sızdırıyor.The ceiling is leaking.
Sızdıran tavanımı tamir etmek zorundayım.I have to fix my leaky ceiling.
Ben gerçekten bir gün sızdıran tavanımı tamir etmek zorundayım.I really have to fix my leaky ceiling one of these days.
Ben gerçekten sızdıran tavanımı tamir etmek zorundayım.I really have to fix my leaky ceiling.
Sızdıran tavanımı tamir etmek için kimi çağırabilirim?Who can I call to fix my leaky ceiling?
Sızdıran tavanımı onarmak için çağırabileceğim biri var mı?Is there anyone I can call to fix my leaky ceiling?
İyi bir doktor tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good doctor?
İyi bir kırmızı şarap tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good red wine?
Her halükârda, hiç kimse onun tavsiyesini dinlemedi.In any case, no one listened to his advice.
Tom tavsiyeme uyacak.Tom will follow my advice.
Bu bir tavuk ve yumurta problemi.It's a chicken-and-egg problem.
Tavsiyeniz ne olurdu?What would be your advice?
Benim tavsiyem eve gitmek olurdu.My advice would be to go home.
Tom Mary'ye onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that.
Ben bunu tavsiye etmiyorum.I don't recommend that.
Tom'un tavsiyeme uyacağını umuyorum.I hope Tom will follow my advice.
Tom bana bunu yapmamamı tavsiye etti.Tom advised me not to do that.
Tom tavşanı yakalayamadı.Tom couldn't catch the rabbit.
Buna karşı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise against it.
Ben onu hiç tavsiye etmiyorum.I don't recommend that at all.
Tavsiyeme uymalısın ve onunla evlenmelisin.You should follow my advice and marry her.
Tavsiyesine uymanızı şiddetle tavsiye ederim.I strongly suggest you follow her advice.
Tavan yüksekliği 14 feet, daire tamamen mobilyalıdır.The ceiling height is 14 feet, and the apartment comes fully furnished.
Tom onun hakkında sana tavsiye verebilir.Tom can give you advice about that.
Beyaz tavşan karda görünmezdi.The white rabbit was invisible in the snow.
Tom, Mary'nin işi almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take the job.
Tavan kısmen çöktü.The ceiling has partially collapsed.
Bu konuda asla taviz vermemeliyiz.We must never compromise on this.
Bu, tavsiyemiz olurdu.This would be our recommendation.
Bu kitap çokça tavsiye ediliyor.This book is highly recommended.
Bu kitap hayli tavsiye ediliyor.This book is highly recommended.
O tavsiye ettiğiniz bir şey mi?Is that something you recommend?
Tom gözünü tavana dikmişti.Tom was looking up at the ceiling.
Tom tavana bakıyorduTom was looking up at the ceiling.
Bu yaklaşımı tavsiye etmiyorum.I don't recommend this approach.
Rakunlar tavuklarımı incitecek mi?Will raccoons hurt my chickens?
Tavuğa dönüşüyorsun.You're turning into a chicken.
Ameliyat her zaman tavsiye edilir mi?Is surgery always recommended?
Tom bolca tavsiye alacak.Tom will get plenty of advice.
En azından önce tavsiyeyi anlayın.At least understand the advice first.
Tom'un çocukları tavan arasındaydı.Tom's kids were in the attic.

İlgili Sayfalar