tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tavşan neden paskalya için bir semboldür.Why is the rabbit a symbol for Easter?
Ben bir kurt, bir tilki ve bir tavşan gördüm.I saw a wolf, a fox and a rabbit.
O, o konuda diğerlerini tavsiye etti.She advised the others on that matter.
O onun tek başına oraya gitmemesini tavsiye etti.He advised her not to go there by herself.
Tom Mary'ye oraya yalnız gitmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to go there alone.
Mary çıplak elleriyle tavşanı öldürdü.Mary killed the rabbit with her bare hands.
Bir cennet kuşu yakalayamıyorsan bir ıslak tavuk alsan daha iyi olur.If you cannot catch a bird of paradise, better take a wet hen.
O tavuk gibi tat veriyordu.That tasted a lot like chicken.
Tom tavsiye arıyordu.Tom was looking for advice.
Benim üç tavuğum var.I have got three hens.
Tom tavan arasında saklandı.Tom hid in the attic.
Muhtemelen etrafta tavuklar var.There are probably chickens around.
O benim tavsiyemi takip etmeli.He should follow my advice.
O, benim tavsiyemi izlemeli.He should follow my advice.
Ben havaalanına zamanında gitmeni tavsiye ediyorum.I would advise you to get to the airport on time.
Havalimanına zamanında gitmeni tavsiye ederdim.I would advise you to get to the airport on time.
O benim tavsiyemi almalı.She should take my advice.
Şimdiye kadar aldığın en iyi tavsiye nedir?What's the best advice you've ever received?
Tavşan havuç yiyor.The rabbit is eating a carrot.
Herkes tavuskuşu dansını sever.Everyone likes a peacock dance.
Benim tavan genişletilecek.My attic will be expanded.
Tom tavsiye arıyor.Tom is looking for advice.
Bazı insanlar tavukları sevmiyor.Some people don't like chickens.
Bazı insanlar tavuk sevmiyor.Some people don't like chicken.
Ben Tom'un tavsiyesini izledim.I followed Tom's advice.
Benim tavrım onları ikna etmişti.My manner had convinced them.
Tavsiye için teşekkürler. Onu bir deneyeceğim.Thanks for the advice. I'll give it a try.
Tom bana bir sürü tavsiye verirdi.Tom used to give me a lot of advice.
Ne yapmam gerektiği konusunda bana tavsiye verebilir misin?Can you advise me on what I should do?
Tavşanlar ürkektir.The rabbits are timid.
Tom sana herhangi bir tavsiye verdi mi?Has Tom given you any advice?
Tavsiyesi için Tom'a teşekkür ettim.I thanked Tom for his advice.
Tom'a onu yapmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to do that.
Tom'un eve gitmesini tavsiye ettim.I advised Tom to go home.
Tom'a onu yapmasını tavsiye ettim.I advised Tom to do that.
Sen bir erkek misin yoksa korkmuş bir tavşan mı?Are you a man or a frightened rabbit?
Tom bana birçok tavsiye verir.Tom gives me lots of advice.
Tom bana bir sürü tavsiye verir.Tom gives me a lot of advice.
Tom'un bizim için bazı tavsiyeleri var.Tom has some advice for us.
Trene binmek tavsiye edilebilir.It is advisable to take the train.
Kör bir tavuk bile bir mısır tanesini bulabilir.Even a blind chicken can find a grain of corn.
Yarım kilo tavuk budu alabilir miyim, lütfen?Could I have half a kilo of chicken thighs, please?
Onlar tavşanlar gibi çoğalıyorlar.They're multiplying like rabbits.
Bunu sana onu yapmamanı tavsiye ederim.I advise you not to do that.
Bana ondan uzak durmamı tavsiye etti.She advised me to stay away from him.
Ben müdahale etmemeni tavsiye ederim.I advise you not to interfere.
Tom gerçekten sana tavsiye verdi mi?Did Tom really give you advice?
Nereye koşuyorsun, küçük tavşan?Where are you running, little hare?
Ucuz bir restoran tavsiye edebilir misin?Could you recommend an inexpensive restaurant?
Ben yardım ve tavsiye istemek zorundayım.I have to ask for help and advice.
O bir tavuk.That's a hen.
Onlar senin güzel tavşanına bakıyorlar.They are raising your beautiful rabbit.
Bu görüntü ya bir ördek gibi ya da bir tavşan gibi görülebilir.This image can be seen either as a duck or as a rabbit.
Ben bu evi satın almamanı tavsiye ettim.I advised you not to buy this house.
Ebeveynlerimiz orada değilken küçük erkek kardeşim tamamen farklı bir tavır alır.When our parents aren't there, my younger brother takes on a completely different manner.
Tom bana biraz tavsiye verdi.Tom gave me some advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini almadı.Tom didn't take Mary's advice.
Tom, Mary'ye onu yapmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to do it.
Bu sadece bir tavşan.It's just a rabbit.
Tavşan köpeğin üstünden atladı.The bunny jumped over the dog.