tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin tavsiyesinin çoğunu görmezden geldi.Tom ignored most of Mary's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini görmezden geldi.Tom ignored Mary's advice.
Tom Mary'ye biraz iyi tavsiye verdi.Tom gave Mary some good advice.
Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.Tom gave Mary some good advice about how to write songs.
Tom Mary'ye çoktan seçmeli testleri nasıl geçeği konusunda biraz tavsiye verdi.Tom gave Mary some advice on how to pass multiple-choice tests.
Tom Mary'den gelen bir tavsiyeye kulak asmaz.Tom doesn't heed any advice from Mary.
Tom Mary'nin tavsiyesini umursamadı.Tom disregarded Mary's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesinden hoşlanmıyordu.Tom didn't like Mary's advice.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom, mutfağın tavanını boyaması için yardımcı olacağı konusunda Mary'ye güvence verdi.Tom assured Mary that he'd help her paint the ceiling of her kitchen.
Tom sorun hakkında Mary'nin tavsiyesi istedi.Tom asked Mary's advice about the problem.
Tom Mary'den tavsiye istedi.Tom asked Mary for advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini takdir etti.Tom appreciated Mary's advice.
Tom ve Mary et için tavşan yetiştirmektedir.Tom and Mary raise rabbits for meat.
Tom Mary'ye dinlenmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to take a rest.
Tom Mary'ye sabah erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave early in the morning.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drive too fast in a school zone.
Tom Mary'ye çok fazla içmemesini tavsiye etti.Tom advised Mary not to drink too much.
Mary Tom'a her ay biraz para biriktirmesini tavsiye etti.Mary advised Tom to save a little money each month.
Tom, Mary'ye John'dan çok fazla ödünç para almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to borrow too much money from John.
Tom, Mary'ye John'un söylediği her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything John says.
Tom ofisin etrafında kafası kesilmiş bir tavuk gibi koşuyordu.Tom has been running around the office like a chicken with its head cut off.
Tavus kuşu ( Inachis io ) güzel ve kolayca tanınabilen bir kelebektir.The peacock (Inachis io) is a beautiful and easily recognizable butterfly.
Büromun tavanında bir yarasa var!There's a bat on the ceiling in my office!
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Bir zamanlar bir tavuk vardı, onun bir gözlemesi vardı.Once upon a time there was a chicken that had a crispbread.
Tom patlamış mısırı tavaya koydu ve onun patlamasını bekledi.Tom put the popcorn into the pan and waited for it to pop.
Tom Mary'ye onun için bir tavsiye yazmasını istedi.Tom wanted Mary to write a recommendation for him.
Tom yetiştirdiği tavşanları hatırladı.Tom remembered the rabbits he used to raise.
Tom bana bu kitabı tavsiye etti.Tom recommended this book to me.
Tom'un tavsiyesini isteyeceği kimsesi yok.Tom has nobody to turn to for advice.
Tom kimsenin tavsiyesi asla dinlemeyen bir üne sahiptir.Tom has a reputation of never listening to anybody's advice.
Tom Mary ve John'dan iş tavsiyesi alır.Tom gets business advice from Mary and John.
Tom tavsiye dinlemez.Tom doesn't listen to advice.
Tom istenmemiş tavsiyeden hoşlanmaz.Tom doesn't like unsolicited advice.
Tom hafifçe tavsiye vermez.Tom doesn't give advice lightly.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemedi.Tom didn't follow Mary's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinleme zahmetinde bulunmadı.Tom didn't bother to listen to Mary's advice.
Tom aldığı tavsiyeyi izlemeye karar verdi.Tom decided to follow the advice he'd received.
Tom tavanı boyamanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to paint the ceiling.
Tom tavuğun kafasını kesti.Tom chopped off the chicken's head.
Tom Mary'den tavsiyesini istedi.Tom asked Mary for her advice.
Tom Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.Tom advised Mary to take some time to think over her options.
Tom Mary'ye Web'te okuduğu her şeye inanmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to believe everything she reads on the Web.
Onun tavsiyesi çok yardımcı olmadı.His advice didn't help much.
Onun kendini beğenmiş tavırları kırıcı.His smug behavior is offensive.
Onun kendini beğenmiş tavrı beni deli ediyor.His conceited attitude makes me mad.
Onun züppe tavrı sinirimi bozuyor.His snobbish attitude gets on my nerves.
Evimde üç tavuk var.I have three chickens in my house.
Benim tavuğum burada.My chicken is here.
Ondan tavsiye iste.Ask her for advice.
Koç ona biraz iyi tavsiye verdi.The coach gave him some good advice.
Onu herhangi birinin tavsiyesini istemeden yaptım.I did that without asking for anyone's advice.
Senin tavsiyenden dolayı başarabildim.I was able to succeed because of your advice.
Tavsiyenizden dolayı, başarabildim.Because of your advice, I was able to succeed.
Bana verdiğin tavsiye sayesinde başardım.Because of the advice that you gave me, I succeeded.
Onlar bodrumdan tavan arasına kadar her şeyi temizledi.They cleaned everything, from the basement to the attic.
Tom tavuğun boynunu kopardı.Tom wrung the chicken's neck.
Tom Mary'nin tavsiyesini almalıdır.Tom should take Mary's advice.
Tom tavayı ocağa koydu.Tom put the frying pan on the stove.