tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un bizim tavsiyemize ihtiyacı var.Tom needs our advice.
Amcam bana dostça bir tavsiyede bulundu.My uncle gave me a friendly piece of advice.
Anne ve babanın tavsiyesini ciddiye almalısın.You must take your parents advice seriously.
Hepinizin yapması gereken, onun tavsiyesine uymaktır.All you should do is follow his advice.
Ona sadece tavsiye vermedim ayrıca bir bisiklet de verdim.I didn't only give him advice, but a bicycle as well.
Tavşanlarımı otla besliyorum.I feed my hares with grass.
Avcı tavşanları köpeğiyle avladı.The hunter hunted rabbits with his dog.
Birçok müşteri o avukata tavsiye için gelir.Many clients come to that lawyer for advice.
Tavsiyede çok iyiyim.I'm great at advice.
Eğer benim tavsiyemi dinleseydin böyle bir çıkmaz içinde olmazdın.If you had followed my advice, you wouldn't be in such a fix now.
Annem değişiklik olsun diye yürüyüşe çıkmamı tavsiye etti.My mom advised me to take a walk for a change.
Çoğu onun tavsiyeye dirençli olduğuna ikna olmuş.Many are convinced that he is resistant to advice.
Birçok kişi onun "tavsiyeye dayanıklı" olduğuna inanmış.Many people are convinced that he is "advice-resistant".
Birçok kişi onun tavsiyeye dayanıklı olduğuna ikna olmuş.Many people are convinced that he is "advice-resistant".
Tavsiye etmek istediğim çok ilginç bir site buldum.I found out a very interesting site I'd like to recommend.
Doktor ona daha az çalışmasını tavsiye etti.The doctor advised him to work less.
Bana iyi bir oyun tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good game to me?
Kürklü tavşanlar çok sevimliler.Furry rabbits are so cute.
Tavşanlar çok sevimli.Bunnies are so cute.
Bir tavşana evcil hayvan olarak bakıyorum.I keep a rabbit as a pet.
Bir çocuk sahibi olamıyorum bu yüzden onun yerine bir tavşan aldım.I can't have a child so I bought a rabbit instead.
Bizim tavsiyemizi hiç dinlemezsin.You never listen to our advice.
Ben asla tavsiyeni istemedim.I never asked your advice.
Tavşan ağacın arkasına saklandı.The rabbit hid behind the tree.
Çeşitli halkla ilişkiler kampanyalarına hukuki tavsiye ve strateji önerileri sunuyoruz.We provide legal advice and strategy recommendations to various public relation campaigns.
Bu yazılım paketinin tavsiye edilen perakende satış fiyatı 99 dolardır.This software package has a suggested retail price of $99.
Senin tavsiyene ihtiyacım yok.I don't need your advice.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
O tavuk son zamanlarda hiç yumurta yumurtlamadı.That chicken hasn't laid any eggs lately.
Bu aptalca tavırlarıyla Maria kendi kibrini kanıtlamaktan daha fazlasını yapmaz.With these stupid attitudes, Maria doesn't do more than proving her own arrogance.
Bu tavuklar neredeyse her gün yumurtlar.Those hens lay eggs almost every day.
Tavşana bakmak zorundayım.I have to look after the rabbit.
Senin tavsiyen olmadan yapamam.I can't do without your advice.
Bu et tavuk.This meat is chicken.
Ben senin tavsiyeni takip etmeye çalışacağım.I'll try to follow your advice.
Tavsiyene uymaya çalışacağım.I will try to follow your advice.
Bana ne tavsiye edersin?What do you advise me?
Tom onun tavuk gibi tadı olduğunu düşünüyor.Tom thinks it tastes like chicken.
Tavsiyesiz, başarısız olurdun.Without advice, you would have failed.
O, benim tavsiyemi dinlemeli.He needs to follow my advice.
Doktoru ona sigarayı bırakması tavsiyesinde bulundu.His doctor advised him to quit smoking.
Tavşan havucu yiyor.The rabbit is eating the carrot.
Onun tavsiyesini alsaydı, başarırdı.If he had gotten her advice, he would have succeeded.
O onun tavsiyesini alsaydı başarılı olurdu.If he had received her advice, he would have succeeded.
Ben ailemin tavsiyesini önemsemeye başladığımda büyüdüğümü fark ettim.I realized that I had grown up when I started heeding my parents' advice.
Ne yapacağımı bilmediğim için ondan tavsiye istedim.Since I didn't know what to do, I asked him for advice.
Sizin tavsiyeniz olmasaydı o mahvolurdu.If it hadn't been for your advice, he would have been ruined.
Ben hiç kimseye bunu tavsiye edemem.I can recommend it to anyone.
Bu tavuk iyi görünüyor.That chicken looks good.
Tavsiyemi dinledi.He followed my advice.
Tavlada çok iyi değilim.I am not very good at backgammon.
Tavuk yerli mi?Is the chicken local?
Tavsiyeme ihtiyacın varsa bunu size vermek için memnuniyet duyarım.If you need my advice, I'd be glad to give it to you.
Yerinde olsaydım tavsiyesini dinlerdim.If I were you, I would follow his advice.
Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.There's a brown recluse spider in the attic.
Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.I'd like to ask you for some legal advice.
İsyancılarla daha da teması kesmeyi tavsiye ediyoruz.We recommend cutting off all further contact with the rebels.
Aldığın en iyi tavsiye nedir?What's the best advice you've received?
Doktor onun mor hap almasını tavsiye etti.The doctor recommended that he take the purple pill.
Zavallı tavşan, çok korkmuştu, sahibinin ellerinde inildedi.The poor rabbit, terrified, whimpered in the hands of its owner.