İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.Έχει παραχθεί από την ανάλυση των επικοινωνιακών τους συνήθειων, χρησιμοποιώντας πολλά από αυτά τα εργαλεία.
İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.Тя бе създадена чрез анализ на комуникационните им модели, използвайки тези инструменти.
İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.היא נוצרה על ידי ניתוח תבניות התקשורת שלהם
İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.لقد تم إنتاجها بتحليل أنماط إتصالاتهم
İletişim tavırlarını analiz ederek ortaya çıkarıldı.作られたものです 世界の諜報機関が先週のテロに関して-
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Dia tidak manusiawi, tidak menyenangkan, dan dia juga tidak baik pada gadis.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..El nu este uman, el nu este amuzant, si nu este bun cu doamnele.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Er ist nicht menschlich, er ist nicht lustig und er ist nicht nett zu den Mädchen.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Han är inte mänsklig, han är inte rolig och han är inte snäll mot kvinnor.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Hij is niet menselijk, hij is niet plezierig en hij is niet goed voor de dames.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Il n'est pas humain, il n'est pas amusant et il n'est pas bon envers les femmes.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Nie jest humanitarny, zabawny, i nie wie jak obchodzić się z dziewczynami.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Ni human, ni zabaven in z dekleti ne ravna lepo.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Nó chẳng biết thương người, chẳng vui vẻ, mà cũng chẳng ga lăng với con gái.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Non é umano, non é divertente e non é gentile con le donne.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Δεν είναι ανθρώπινος, δεν έχει πλάκα, και δεν είναι καλός στις γυναίκες.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Он не человечный, не веселый и совсем плохо общается с девушками.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..הוא לא אנושי, לא כיף איתו, והוא לא נחמד לנשים.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..هو ليس من البشر , وليس مرح , وهو ليس جيد مع السيدات
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..おじさんの具合いはどうですか?
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Dan saat para gadis itu mulai menyerang dia, dia sangat tidak ramah terhadap mereka.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.E quando as raparigas começaram a questioná-lo, ele foi bastante hostil para com elas.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.És amikor a lányok elkezdték támadni őt, akkor nagyon ellenséges volt velük.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Et quand les filles ont commencé à le prendre à partie, il était très hostile à leur égard.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Gdy dziewczęta zaczęły z nim rozmawiać, był do nich wrogo nastawiony.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.그래서 젊은 여자들이 그 사람과 따지기 시작했더니 그 여자들에게 매우 적대적으로 나왔었어요.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Og da pigerne begyndte at snakke med ham, var han meget fjendtlig imod dem.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Quando le ragazze hanno iniziato a coinvolgerlo, lui era molto ostile nei loro confronti.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Şi când fetele au început să îl contrazică, a fost foarte ostil faţă de ele.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Toen de meisjes hem benaderden, was hij erg vijandig jegens hen.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Und als die Mädchen ihn in Gespräche verwickelten, verhielt er sich ihnen gegenüber sehr feindlich.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Y cuando las chicas empezaron a involucrarlo él reaccionó de manera hostil.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Και όταν τα κορίτσια άρχισαν να τον εμπλέκουν, ήταν πολύ επιθετικός απέναντι τους.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.И когато момичетата започнаха да му задават въпроси, той беше много враждебен към тях.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.І коли дівчата звернулись до нього, він дуже вороже до них поставився.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.Когда девушки задавали ему вопросы, он был с ними очень груб.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.וכאשר הנשים החלו לפנות אליו, הוא היה תקיף מאד כלפיהן.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.وحين بدأت الفتيات في محاورته، كان عدائيا جدا تجاههم.
Kızlar onunla görüşmeye gittiğinde çok düşmanca bir tavır takındı.彼は非常に敵意を持った態度を示しました 少女たちはその男に向かって言いました
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"A já jsem odpovídala: "Obama je můj bratr, takže to dělá i vás mými bratry."
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"De såg frågande på mig, och sen var det, "high five!" (Skratt)
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ei se uitau la mine întrebător și erau ceva de genul, "Bate palma!".
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Eles olhavam interrogativamente e depois reagiam com: "Dá cá cinco!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Először kíváncsian néztek rám, aztán egyszerűen egy "Adj egy pacsit!"-al intézték el a dolgot.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Il che li lasciava un pò perplessi, prima di battere un cinque.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ils me regardaient interrogatifs, et puis c'était, "Tope là!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"아이들은 당혹스런 표정을 짓다가 "하이 파이브해요"라고 하더군요.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Mereka memandang saya dengan bingung, tapi lalu berkata, "Tos!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Og de så forvirrede ud før de ville være sådan "High five!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Patrzyły zdziwione, a potem przybijały mi piątkę.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Sie haben skeptisch die Augen zusammengekniffen und dann "High five!" gemacht.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Y yo les decía "Bueno, Obama es mi hermano, entonces tu también eres mi hermano."
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Žartovne sa na mňa pozreli a potom urobili niečo ako "Plácnime si!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ze keken me vragend aan, en dan kreeg je een "High Five!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Με κοιτούσαν με απορία, και μετά από λίγο, μου έλεγαν "Κόλλα το!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Вони допитливо дивились на мене, а тоді казали: "То давай п'ять!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Они поглядывали преценяюще, после чего кричали, "Дай пять!".
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Те поглеждаха озадачено, а после вдигаха ръка за поздрав.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"הם היו מסתכלים במבט בוחן ואז עושים לי "תני כיף!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"ويقومون بالتساؤل، وبعد ذلك يبدون، " لنتصافح!"