tatlı ile cümle

tatlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Purim'de "Haman'ın kulakları" denen üçgen şeklinde hamur tatlıları ikram edilir.Daarbij worden symbolisch de oren van Haman gegeten.
Oldukça tatlı ve oğlu için her şeyi yapan bir annedir.Ze is een lieve zorgzame moeder die alles over heeft voor haar gezin.
Tatlıyla ekşi arası aromatik tadı olup yüksek verimlidir.Het smaakt zoet aromatisch en is sappig.
Snickers ya da Mars Bar: Nepal'in turistik bölgelerinde satılan tatlı momoları hazırlamak için kullanılır.Snickers of Mars worden vaak toegevoegd in toeristische gebieden in Nepal.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.Er komen hier zout-, brak- en zoetwatervissen voor.
Standart stoutlar, Amerikan ve İngilizlerin tatlı stoutlarına göre daha sek bir tada sahipti.Later werd dit net zo populair als andere Amerikaanse zoete snacks.
Bunların meyveleri daha büyüktür ve küçük meyvelere göre daha tatlıdır, hastalıklara da daha dirençlidir.Hij heeft meer zeeg, en op de berghouten (die nergens recht zijn) is het smaller dan op het vlak.
Tuzlu suda yaşayanları da, tatlısuda yaşıyanları da vardır.In de poel huizen ook watersalamanders en heidekikkers.
Meyve eti yumuşak, beyaz ve çok tatlıdır.Het vruchtvlees is wit, sappig en zoet.
Tatlı ve suludur.Zowel zoet als droog.
Tatlin, Harkov'da bir demiryolu mühendisi ve şair olan bir adamın oğlu olarak dünyaya geldi.Tatlin werd geboren in de Oekraïense stad Charkov als zoon van een spoorwegingenieur en een dichteres.
Bloom, çok güzel, tatlı ve iyi kalpli bir kızdır.Susanna is een mooie, godvrezende vrouw.
Bu yükseklik tatlı bir meyil halindedir.Door dit onderpand had de obligatie een (voor de bank) iets gunstiger rentetarief.
Cyclamate şekerden 30-50 kat(konsantrasyona bağlı olarak) daha tatlıdır.De zoetstof heeft een 30 tot 50 keer zo hoge zoetkracht als suiker.
Kansai bölgesinde, Osaka ve Nara Kaymakamlığında bu tatlı mikasa(三笠) diye bilinir.In de Kansairegio, onder andere in Osaka en Nara wordt dit gerecht mikasa(三笠) genoemd.
Tatlı olarak, bizde bugün çilek ve muz parçacıklı yoğurt var.Als toetje hebben we vandaag yoghurt met stukjes aardbei en banaan.
İyi uykular. Tatlı rüyalar.Slaapwel. Droom zoet.
O, tatlı mı yoksa ekşi midir?Is het zoet of zuur?
Tatlı olarak biz şekerli frenküzümü yeriz.We eten aalbessen met suiker als dessert.
Tatlı olarak size meyve salatası önerebilir miyim?Kan ik u als dessert de fruitsalade aanbevelen?
Tatlım, o burada daha fazla kalmayacak.Schat, ze zal hier niet veel langer meer zijn.
Elbette hayır, tatlım.Natuurlijk niet, schatje.
Tom kahvesini çok tatlı içer.Tom drinkt zijn koffie heel zoet.
Poyang Gölü, (Çince:鄱阳湖/鄱陽湖) Çin'in en büyük tatlı su gölüdür.鄱阳湖) – największe słodkowodne jezioro w Chinach.
Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir.Niektórym mogą się wydawać wyjątkowo słodkie w smaku.
Ancak bir tanesinin suyu tatlı çıkar.Wszystkie zasiedlają wody słodkie.
İdolü, İbrahim Tatlıses'tir.İbrahim Tatlıses właściwie İbrahim Tatlı, pseud.
Her zaman tatlı yer.Czasem na słodko.
"Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?"Zatem czyje zwłoki znaleziono w szopie?
Bunlar tatlı su, tuzlu su (Deniz akvaryumu olarak bilinir) ve acı su akvaryumudur.Woda w jeziorze jest miękka (braku soli wapnia), o zabarwieniu brunatnym.
Kirke Odysseus’un adamlarının yarısını tatlı sözlerle kandırır ve onları domuza çevirir.Bogini Kirke wabiła wojowników Odyseusza i zamieniała ich w wieprze.
Yaşam periyodunda, tatlı su sümüklüleri ile ara konaklar bulunmaktadır.Dojrzałość osiągają w trakcie wędrówki przez wody słodkie.
Tadı çok tatlıdır.W smaku bardzo słodki.
Meyveleri tatlıdır.Miąższ owoców jest słodki.
Tatlı (1-104): İyi ve komik biridir.Phil Diffy (ur. 2104) – bardzo sympatyczny i miły chłopak.
Ayrıca tatlı su üreteci (evaporatör) de bir ısı değiştirici olarak değerlendirilebilir.Wodór może być również wykorzystywany jako medium chłodzące.
Ardından elma tatlısı yenilir.Niech no tylko zakwitną jabłonie.
Doğal yaşam alanı tatlı su gölleridir.Jego naturalnym siedliskiem są słodkowodne bagna.
("Tatlı hayaller, geri dönün").„Tell Me Your Wish (Genie)” (kor.
Tatlı su havzalarına girmezler.Wchodzi do wód słodkich.
Zevk alarak onun gölgesinde oturdum, Ve meyvası damağıma tatlı idi."W upragnionym jego cieniu usiadłam, a owoc jego słodki memu podniebieniu" (PnP 2,3).
Bazıları sularda, çoğunlukla tatlı sularda bulunur.Przeważnie żyją w morzach, niektóre w wodach słodkich.
İdrarın tatlı olması, Eski Yunan, Çin, Mısır, Hint ve Pers uygarlıkları tarafından da fark edilmiştir.Słodki smak uryny zauważyli starożytni Grecy, Chińczycy, Egipcjanie oraz Hindusi.
Yüzündeki tatlı tebessüm hiçbir zaman eksilmezdi.W okresie niemal 4 lat na twarzy jego nie spostrzegłem nigdy uśmiechu.
Aralarında tatlı bir rekabet de vardı.Rodzi się między nimi zacięta rywalizacja.
Bu kıyılardaki tatlı su kaynakları tarım yapılması için çok elverişli olanaklar sunmaktadır.Ławice ryb w tych warunkach znajdują korzystne warunki do rozwoju.
Baklava, Türk, Orta Doğu, Balkan ve Güney Asya mutfaklarında yer etmiş önemli bir hamur tatlısıdır.Pilaw jest popularną potrawą na Bliskim Wschodzie, w krajach Azji Środkowej i na Bałkanach.
Tatlısever biri olduğu için çoğu zaman elinde bisküvi veya şeker poşetleri bulunur.Jednak dziś coraz częściej są to słodycze lub pieniądze.
Kendisi aynı zamanda İbrahim Tatlıses'in amcasının oğludur. ^ "Serdar Tatlı".Był również atrybutem syna Ahuramazdy – Sraoszy.
Bazı yerlerde tatlı da yapılır ve dağıtırlır.Na niektórych obszarach uprawiany i zadomowiony.
En büyük meselesi gayet çok olan nüfus yoğunluğu ve tatlı su ihtiyacıdır.Przybycie tak wielu ludzi zwiększyło zapotrzebowanie na słodką wodę i żywność.
Tatlı Hayat (film, 2006), özgün adı Quatre étoiles olan Fransız komedi filmi.Jedwabne życie (fr. Quatre étoiles) – francuski film komediowy z 2006 roku.
Tek tatlı su kaynağı Vrana Gölü'dür.Jedna z przyczyn to brudna woda wpadająca z Jeziora Rańskiego.
Çay şekerinden 180 kat daha tatlıdır.600 razy słodsza od zwykłego cukru.
Ev baklavası ve kabak tatlısı da sıklıkla yapılır.Bardzo często piecze ciasta i inne słodycze.
Doktor "Selam tatlım." der.The Good Doctor – Hello (ang.).
Mevcut köy muhtarı Mustafa Tatlı'dır.Obecnym starostą wsi jest Miloslav Moravec.
Ama Narlıkuyu soğuk ve tatlı suyu ile diğer koylardan farklıdır.Nie widzi natomiast różnicy pomiędzy wodą słodką i słoną.
Onlarla tatlı bir rekabet içindedir ve onları durdurmaları için birçok kişiyle anlaşmışlardır.Czują z nimi głęboką głęboką więź, a wielu z nich pragnie zwrotu ich własności.
Japonya'da genellikle soğuk servis edilir ve popüler bir yaz tatlısıdır.Najczęściej jest podawany na zimno jako orzeźwiające danie letnie.
İlgili Sayfalar