Ana içeriğe geç
Sözlük

tatbik ile cümle

tatbik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca iki ülke ortak tatbikatlara katılmaktadır.Beide landen houden reeds gezamenlijke oefeningen.
Bütün SAWlara gerektiğinde eğitim tatbikatlarında MILES sınıfı lazer aparatı takılabilir.Podczas obsługi laserów klasy 4 należy zachować szczególną ostrożność.
Bazı ülkelerde bu tatbikatları ayrı bir kurum düzenler ve denetler.Ett antal nationer har testat och utvärderat systemet.
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.Putin útok označil za provokaci.
Bu yüzden itfaiyeciler meslek yaşamları boyunca sürekli olarak eğitim ve tatbikat yaparlar.Activitatea de supraveghere continuă pe tot parcursul vieții profesionale și personale.
Küçük işlerde, şişleme de tatbik edilebilir.Mai pot fi prezente mici cantități de propilenă și butilenă.
Bunu bütün vilayette tatbik ettiğini işitmiştim.De ők az egész környéken elhíresztelték.
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.Venäjällä tämä kansainväliseen mielipiteeseen vetoaminen tulkittiin provokaatioksi.
Tatbikata dair direktifleri alıyorum.Ammattilaisten ohjeita pihanhoitoon.
Halihazırda Türkiye'de tatbik edilmemektedir.Μάλλον, επίσης, δεν φωλιάζει πλέον στο Ισραήλ.
2003'te Indra-2003 Rusya-Hindistan deniz tatbikatına katıldı.I 2003 deltog Moskva i en øvelse med den indiske flåde.
Ayrıca iki ülke ortak tatbikatlara katılmaktadır.De to lande har i stedet forbindelse på konsulniveau.
Onun için çarpma ve bölme işlemleri doğrudan doğruya tatbik edilemez.Deres ansigter og samspil er dog ikke lige til at glemme.
Sümerler'de namaz ibadeti beş vakit olarak tatbik ediliyordu.Disse var sammensatt av en for alle tider fastlagt (kanonisk) rekkefølge av fem navn.
Tatbikata dair direktifleri alıyorum.Noen anbefaler trening.
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.Korea Utara menganggap latihan militer itu sebagai aksi provokasi.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Penggunaan obat-obatannya "kembali dilakukan seperti sebelumnya" kurang dari sebulan.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tujuan utama dari bedah terapi kanker mulut adalah untuk menghapus setiap jaringan yang terkena.
Muhbir vatandaşlar da tatbikata destek verdi.Professional juga mendukung penuh instruksi SSE.
Askerî teknoloji, savaş hâlinde kullanılan teknoloji tatbikatı.Công nghệ quân sự là ứng dụng công nghệ để sử dụng trong chiến tranh.
2005 yılında KGAÖ üyeleri ortak askeri tatbikat gerçekleştirdiler.Năm 2005, các đối tác của Tổ chức Hiệp ước An ninh Tập thể tiến hành một số cuộc tập trận chung.
Sümerler'de namaz ibadeti beş vakit olarak tatbik ediliyordu.結(ゆい) 声 - 水樹奈々 第5の召喚少女。
Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne bölgelerini kapsayan tatbikata yaklaşık 200 bin asker katılır.道路破壊・陣地構築・輸送・警戒連絡などに動員された民衆は20万人以上に達した。
Sümerler'de namaz ibadeti beş vakit olarak tatbik ediliyordu.位於五軒町(現西五軒町)東側而得名。
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.俄羅斯指責因為領導反俄宣傳。
Hint-ABD ortak hava tatbikatlarında Amerikan F-15 ve F-16'larına karşı da iyi bir performans sergilemiştir.인도와 미국간의 합동공중전에서 F-15 와 F-16에 대항해 좋은 성능을 발휘했다.
Ordunun silah ve teçhizattaki eksikliklerini tamamlanamamamış, yeterli eğitim ve tatbikat yaptırılamamıştı.문제는 이들이 훈련 및 장비가 부족했다는 점이다.
ŞİÖ birkaç defa ortak askeri tatbikat düzenlemiştir.הארגון נוהג אחת לכמה זמן לערוך תרגילים צבאיים משותפים.
Fransa’da yapılan askeri tatbikatlara katıldı.הוא השתתף במשלחות צבאיות באפריקה.
Halihazırda Türkiye'de tatbik edilmemektedir.כיום הוא מיושם במלואו רק בטורקיה.
2005 yılında KGAÖ üyeleri ortak askeri tatbikat gerçekleştirdiler.През 2005 г. участниците в ОДКС провеждат няколко съвместни военни тренировки.
İlki 2003 yılında tatbikatın ilk aşaması Kazakistan'da, ikinci aşaması ise Çin'de gerçekleştirildi.Първата фаза от учението се провело в Казахстан, а втората – в Китай.
Birçok dövüş sanatını tatbik etti, eğitimini aldı.Участва в множество бойни акции и организира бойната подготовка.
Uçuşun tarihi Sibirya'daki Siber tatbikatına denk getirilmişti.Научните достижения от експедицията в Сибир са големи.
Sonraki on yıl boyunca Savaş Filosu ile beraber tatbikatlara ve diğer görevlere katıldı.U sklopu toga, sljedeće četiri godine izvodi vježbe s Flotom i NATO snagama.
Birçok dövüş sanatını tatbik etti, eğitimini aldı.Naučil ho veľa vecí z oblasti trénovania.
Nisan ayı sonunda 1937 yılında büyük ölçekli tatbikatda yer almıştır.Koncom mája 1940 boli vykonané skúšky novej lanovky.
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.Razglasitev je sprožila rusko reakcijo.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Standartinis vaistas šioje situacijoje yra trastuzumabas, skiriamas mažiausiai vienerius metus.
Gelen emirle tatbikat sona erdirildi.Taigi parašant maldą, prašymas jau padarytas.
Rusya tatbikatı provokatif bir hareket olarak nitelendirdi.Venemaa väitel oli tegu juhusliku kokkusattumusega.
Askerî teknoloji, savaş hâlinde kullanılan teknoloji tatbikatı.Sõjatehnika on tehnilised vahendid sõjas kasutamiseks.
Ayrıca iki ülke ortak tatbikatlara katılmaktadır.Kaks riiki tunnustasid teineteist Rahvasteliitu kuulumise kaudu.
Günümüzde tatbik edilen tedavilerin temel amacı, habis hücreleri ortadan kaldırmaktır.Tegemist on haiguse remissiooni soodustava raviga, eesmärgiks on olemasolevate vähirakkude hävitamine.
Posta silme işlemi, Türkiye pullarında yeniden kullanımı önlemek için tatbik ediliyordu.Liitlased olid sunnitud muutma kindlustised kasutuskõlbmatuks, et vältida seal uuesti Vene tugipunkti teket.
Bu bir tatbikat değil.Acesta nu este un exerciţiu.
Bu bir tatbikat değil. Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil. Gerçekten.Це не учбова тривога і не тупість інженерів YouTube, це точно!
Bu bir tatbikat değil. Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil.훈련 아님. 유튜브쪽 엔지니어들의
Bu bir tatbikat değil. Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil.זה לא תרגיל. זו לא רק הטיפשות
Bu bir tatbikat değil. Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil.هذه ليست مناورة. أنها ليس جهلاً
Bu bir tatbikat değil. Bu YouTube mühendislerinin şaşkınlığı da değil.へまをしたわけでもない
Bu bir tatbikat değil.Ceci n'est pas un exercice.
Bu bir tatbikat değil.Das ist keine Übung.
Bu bir tatbikat değil.Dit is geen oefening.
Bu bir tatbikat değil.Esto no es un simulacro.
Bu bir tatbikat değil."Isto não é um exercício.
Bu bir tatbikat değil.Không hề xuyên tạc.
Bu bir tatbikat değil.Non è un'esercitazione.
Bu bir tatbikat değil.To nie są ćwiczenia.
Bu bir tatbikat değil.Δεν πρόκειται για άσκηση πανικού.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod