700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.700 note biografiche di combattenti stranieri.
700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.700 tiểu sử phác thảo của những chiến binh ngoại quốc.
700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.700 биографических очерков иностранных боевиков.
700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.700 סקיצות ביוגרפיות של לוחמים זרים.
700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.700 من نسخ لسير ذاتية لمقاتلين أجانب .
700 yabancı mücahitin biyografik taslakları.湾岸や地中海東側沿岸 そして
Alkışlar Evet, kaba taslak böyle.(Taps)
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.Dar acestea sunt, în cel mai bun caz, doar schițe ceea ce mă enervează.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.É isso que me irrita.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.하지만 그건 대략적인 스케치만 던져줍니다. 바로 그런 사실이 저를 약오르게 했죠.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.lenže prinajlepšom vo forme skíc a náčrtov, a to je to, čo ma rozčuľuje.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.Sie sind aber im besten Falle Skizzen, was mich gestört hat.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.Som bäst blir det ändå bara skisser, vilket är retfullt.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.Однак виходять щонайбільше нариси того,що можна зробити, що власне мене і дратувало.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.אבל הם סקיצות במקרה הטוב, וזה מה שמעצבן אותי.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.ولكن هذه الأفكار هي مقطوعات موسيقية غير موزونة وهذا بحد ذاته ما يزعجي.
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.それに満足できなかったのです もしもひょっとして
Ama asıl canımı sıkan konu onların esaslı taslaklar olmaları.但係佢哋最多只係簡單嘅音樂 所以令我好困擾
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.E il punto non è trattare questi temi come materie di studio, ma come schemi d'azione.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.En dan niet om deze onderwerpen te behandelen als studieonderwerpen, maar als de geraamtes van het handelen.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.그리고 중요한 것은 이런 주제들을 학습의 대상으로 보는 게 아니라 행동의 틀로 보는 것입니다.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.L'objectif est de ne pas considérer ces sujets comme des sujets d"étude, mais comme des cadres d'action.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Şi ideea e să nu tratăm aceste subiecte drept subiecte de studiu, ci ca pe nişte cadre pentru acţiune.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Und der Hauptpunkt ist, diese Themen nicht als Studienfächer zu behandeln, sondern als Rahmen für Handlung.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.W tym momencie nie należy traktować tych tematów jako przedmiotów studiów, ale jako ram działania.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Y el propósito no es el tratar estos temas como temas de estudio, si no como marcos de acción.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Και ο στόχος δεν είναι ν' αντιμετωπίσουμε αυτά τα θέματα ως αντικείμενα μελέτης, αλλά ως πλαίσια δράσης.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.И здесь важно воспринимать эти темы не как предметы изучения, а скорее как руководства к деятельности.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Сенс у тому, щоб сприймати ці теми не як предмети дослідження, але як керівництво до дії.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.Целта не е да се третират тези теми като теми за изучаване, а като рамки за действие.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.כשהרעיון הוא לא להתייחס לנושאים אלה כאל נושאי מחקר, אלא כאל מסגרות פעולה.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.والنقطة المهمة هي عدم التعامل مع هذه المواضيع مثل موضوعات الدراسة، ولكن كما أطر العمل.
Ana fikrimiz, bu konuları ders alanları olarak değil hayata geçecek projelerin taslakları olarak ele almaktır.研究課題としてではなく 行動の枠組として扱うということです 従って 課題となるのは 重要かつ持続可能な
Bennington'un 2008 yeni yıl kartı kapağında yeni yapılan bir binanın taslak resmi var.베닝턴의 2008년 연하장 표지에는 2010년에 완공될
Bennington'un 2008 yeni yıl kartı kapağında yeni yapılan bir binanın taslak resmi var.Trên tấm thiệp nghỉ lễ năm 2008 của Bennington
Bennington'un 2008 yeni yıl kartı kapağında yeni yapılan bir binanın taslak resmi var.על עטיפת גלויית החג של "בנינגטון" מ-2008 מופיע הרישום האדריכלי של בניין
Bennington'un 2008 yeni yıl kartı kapağında yeni yapılan bir binanın taslak resmi var.على غلاف بطاقة بينينجتون عطلة ٢٠٠٨ هو الرسم المعماري للمبنى
Bennington'un 2008 yeni yıl kartı kapağında yeni yapılan bir binanın taslak resmi var.建築家の手で 2010年に完成し
Bir çeşit taslak, Python'da yazdığım bir başvuru taslağı.Isto é uma espécie de esboço de uma aplicação que escrevi em Python.
Bir çeşit taslak, Python'da yazdığım bir başvuru taslağı.Questa è una bozza di un'applicazione che ho scritto in Python.
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Ah, quello comunque era un titolo provvisorio. (Risate)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Apropo, acesta este doar un titlu în lucru. (Râsete)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)C'est juste un titre de travail, soit dit en passant. (Rires)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Das ist übrigens nur der Arbeitstitel. (Lachen)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Det er for øvrigt bare en arbejdstitel. (Latter)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Es un título en progreso, por cierto. (Risas)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Ez amúgy is csak a munkacíme volt. (Nevetés)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Já agora, o título ainda está a ser trabalhado. (Risos)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Judul ini masih sementara. (Tertawa)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)아, 저것은 아직 정해지지 않은 제목입니다. (웃음)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Mimochodem, toto je jen pracovní název. (smích)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Na marginesie, to tylko tytuł roboczy. (Śmiech)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)To je, mimochodom, len pracovný názov. (smiech)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Tussen haakjes, dat is gewoon een werktitel. (Gelach)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Xin chú ý, đây chỉ là minh họa. (Cười)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Εν τω μεταξύ, αυτός είναι απλά προσωρινός τίτλος. (Γέλιο)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)До речі, це була лише робоча назва. (Сміх)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Кстати, это было лишь рабочее название. (Cмех)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)Това е само работно заглавие, между другото. (Смях)
Bu arada tabi bu başlığın taslak hali... (Gülüşmeler)זו רק טיוטת עבודה, דרך אגב. ( הקהל צוחק )