Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.• do roku 2020 zlepšiť energetickú účinnosť o 20 %.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Euroopan terveyspalveluille koituvat säästöt voivat olla jopa kuusinkertaiset.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Evropsko zdravstveno varstvo bi lahko prihranilo kar šestkrat toliko.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Oszczędności europejskich służb ochrony zdrowia mogą być sześciokrotne wyższe.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.• reducerea emisiilor de gaze cu efect de seră cu 20% până în 2020;
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.• reducir las emisiones de gases de efecto de invernadero en un 20 % hasta 2020;
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.• ridurre le emissioni di gas a effetto serra del 20% entro il 2020;
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Úspora v oblasti evropských zdravotnických služeb může být až šestkrát vyšší.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Ρύπανση του όζοντος σε ολόκληρη την Ευρώπη): http://www.eea.europa.eu/maps/ozone.
Avrupa sağlık hizmetlerinin yapacağı tasarruflar bu rakamın altı katı kadar oranlarda olabilir.Спестяванията от здравни услуги в Европа могат да достигнат шесткратен размер на тази сума.
Ayrıca petrol hikayesini, yani bizim ikinci büyük hikayemizi elektrik tasarrufu ve farklı yapma.그리고 이런 것들은 원유 문제가 하나의 커다란 문제로 묶여지도록 합니다. 전기를 절약하고 그 다음엔 그것을 다른 방식으로 바꾸는거죠.
Ayrıca petrol hikayesini, yani bizim ikinci büyük hikayemizi elektrik tasarrufu ve farklı yapma.גורמות לבעית המכוניות ולבעית החשמל קלות יותר לפתרון ביחד מאשר לחוד. והן מפגישות את סיפור הנפט
Ayrıca petrol hikayesini, yani bizim ikinci büyük hikayemizi elektrik tasarrufu ve farklı yapma.و هي أيضاً تجمع ما بين موضوع النفط و موضوعنا الآخر الكبير توفير الكهرباء و من ثم توليده بطريقة مختلفة.
Ayrıca petrol hikayesini, yani bizim ikinci büyük hikayemizi elektrik tasarrufu ve farklı yapma.別の方法で生産する という2つ目の大きな問題 これらをつなぐ架け橋と なってくれています 電力におけるこれら双子の革命は
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Ak Rada ministrov súhlasí so stanoviskom Európskeho parlamentu, navrh- nutýakt sa prijme.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Consiliului de Miniştri.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Członkowie Komitetu Ekonomiczno-Społecznego sąmianowani na okres pięciu lat. Ichmandat jest odnawialny.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Omden bedömer att det är nödvändigt kan den delta i förlikningskommittén enligt de villkorsom anges i punkt11.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Os Estados-Membros são os membros do Banco Europeu de Investimento.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Se il Consiglio dei ministri approva la posizione del Parlamento europeo, l’atto proposto è adottato.
Bakanlar Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun tutumunu onaylarsa, önerilen tasarruf kabul edilir.Ο εσωτερικός κανονισµός της ορίζει τη να p i α ρ τ ί α .
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.간단히 설명하자면, 화로의 도움 없이 난방을 할 수 있는 빌딩이 있다고 칩시다. 그러면 돈을 엄청나게 절약하게 되겠지요.
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.Суть в том, что если вы живете в здании, которое не нужно обогревать печью, вы экономите круглую сумму денег.
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.Суть дуже проста; якщо у вас є будинок, який не треба гріти піччю, ви економите величезну купу грошей.
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.שזה, בפשטות, אם יש לכם בניין שלא צריך חימום עם כבשן, אתם חוסכים הרבה כסף מייד.
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.وهو بكل بساطة ان استطعنا أن نحصل على مبنى لا يحتاج أن يتم تدفئته بواسطة الأفران فأنت سوف توفر الكثير من الكلفة
Basit olarak eğer bir bacayla ısıtılmak zorunda olmayan bir yapınız varsa, bir yığın para tasarruf edersiniz.暖めるのに炉を必要としない建物は 前もった金銭負担を大幅に減らせます 実際 建築にかかる費用は
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Alcune decidono di non risparmiare.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Algumas delas optam por não poupar.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Algunos eligen no ahorrar.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Beberapa dari mereka memilih untuk tidak menabung.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Certains d'entre eux choisissent de ne pas épargner.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Einige von ihnen entscheiden sich gegen das Sparen.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.그들 중 몇몇은 그냥 저축하지 않기로 합니다.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Một số trong họ lựa chọn là sẽ không tiết kiệm.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Néhányuk szintén úgy döntött, hogy nem tesz félre.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Niektórzy decydują się nie oszczędzać.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Nogle af dem vælger ikke at spare.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Sommigen kiezen ervoor niet te sparen.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Unii dintre ei aleg să nu economisească.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Некоторые из них решают не делать сбережений.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.Някой?
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.חלק מהם בוחרים שלא לחסוך.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.بعضهم يختارون عدم الادخار.
Bazıları tasarruf yapmamayı seçiyor.彼らは怠惰すぎるのです
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.일부 국가는 연간 국민총생산의 1/3이상을 저축합니다.
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.E que alguns países da OCDE economizam mais de um terço do seu PIB por ano.
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.Niektóre oszczędzają ponad 1/3 PKB rocznie.
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.ומדינות OECD אחדות חוסכות מעל לשליש מהתמ"ג שלהן לשנה.
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.و بعض الدّول الآخرى توفّر سنويّا حوالي الثّلث من ناتجها الداخلي الإجمالي.
Bazı OECD ülkeleri de senede GSYİH'lerinin üçte birinden fazla tasarruf ediyorlar.反対側を見ていくと 右端はギリシャです
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Có thể chúng ta nên làm mọi người tiết kiệm nhiều hơn khi họ làm ra nhiều tiền hơn.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Dlatego by oszczędzano więcej, muszą wzrosnąć zarobki.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.아마도 우리는 그들이 더 많은 돈을 더 벌게 되면 더 많이 저축하도록 해야할지 모릅니다.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Lehet, hogy kényszerítenünk kéne az embereket, hogy tegyenek félre többet, ha többet keresnek.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Måske skulle vi få folk til at spare mere op når de tjener flere penge.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Misschien moeten we mensen meer laten sparen als ze meer geld verdienen.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Mungkin kita harus membuat orang menabung lebih banyak saat pemasukan mereka lebih banyak.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Peut-être que nous devrions amener les gens à épargner plus quand ils gagnent plus d'argent.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Poate ar trebui să îi facem pe oameni să economisească mai mult atunci când fac mai mulţi bani.