Mary elbiseleri tasarlıyor.Mary designs dresses.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Ekonomi arabalar size tasarruf sağlar.Economy cars save you money.
Evi yalıttığımızdan beri kalorifer yakıtında çok tasarruf yaptık.Since we insulated the house we've saved a lot on heating oil.
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
Tasarımda sadelik kullanıcıların dikkatini çeker.Simplicity in design attracts users.
Tasarruf hesabımı kapatmayı düşünüyorum.I am thinking of closing my savings account.
Başkan Hayes yasa tasarısını veto etti.President Hayes vetoed the bill.
Başkan Arthur tasarıyı veto etti.President Arthur vetoed the bill.
Tasarıya karşı muhalefet güçlüydü.Opposition to the bill was strong.
Uzun tartışmadan sonra, Kongre tasarıyı geçirdi.After much debate, Congress passed the bill.
Başkan tasarıyı desteklemeye istekliydi.The president was willing to support the bill.
Bu tasarı onay için Senatoya gönderildi.This bill was sent to the Senate for its approval.
Bir tasarımcı olduysanız, yeteneklerinizi daha iyi kullanabilirsiniz.If you became a designer, you could make better use of your talents.
Bu tasarı prototip için çok yetersiz.This design is too inefficient to prototype.
Favori moda tasarımcın kimdir?Who's your favorite fashion designer?
Arkadaşım yeni işletim sistemi için bir kullanıcı arayüzü tasarlıyor.My friend is designing a user interface for the new operating system.
Sizin için yeni bir web sitesi tasarlamak çok zor olmazdı.It wouldn't be too hard to design a new website for you.
Fransızca ve web tasarımı eğitimi alıyorum.I'm studying French and web design.
Fransızca ve web tasarımı eğitimi alıyoruz.We're studying French and web design.
Fransızca ve web tasarımı eğitimi görüyor.He's studying French and web design.
Fransızca ve web tasarımı öğrenimi görüyor.She's studying French and web design.
Onlar Fransızca ve web tasarımı eğitimi görüyorlar.They're studying French and web design.
Tom bana işini kaybetse bile tasarrufları ile bir süre yaşayabileceğini söyledi.Tom told me that he could live off his savings for a while if he lost his job.
Tom tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.Tom deposited 1,000 dollars in his saving account.
Tom her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.Tom adds a little money to his savings account each month.
Bence, iyi tasarlanmış bir web sitesi yatay kaydırma gerektirmemeli.In my opinion, a well-designed website shouldn't require horizontal scrolling.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom üniversite için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money for college.
Tom tasarrufun değerini anlamıyor.Tom doesn't understand the value of saving.
Tom bu tasarımı sevmez.Tom doesn't like this design.
Tom sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.Tom deposited some money in his savings account just yesterday.
Zaman tasarrufu yapmak için ne yapmalıyım?What should I do to spare time?
Mühendisler tasarımları sık sık değiştirdiler.The engineers changed designs frequently.
Üniversiteye gidebilmen için tasarruf yap.Save up so that you can go to college.
Muhtemelen tasarı reddedilecek.Chances are the bill will be rejected.
Tom Mary'nin tüm tasarruflarını dolandırdı.Tom swindled Mary out of all her savings.
Daha fazla tasarruf edin.Save more.
Bu ürün özel kullanım için tasarlanmıştır.This product is intended for private use only.
Biz bir taşa çok benzeyen bir tür zehirli kurbağa inceliyoruz.We study a species of poisonous frog very similar to a stone.
Elektriği tasarruf etmeliyiz.We must save electricity.
Kongre tasarıyı geçirdi.Congress passed the bill.
Evim depreme dayanacak şekilde tasarlanmıştır.My house is designed to withstand an earthquake.
Teyzemle Kyoto'da kalmayı tasarlıyorum.I intend to stay in Kyoto with my aunt.
Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.Andre is saving his money up to start a business.
Tom'un tasarrufları yakında tükenecek.Tom's savings will soon run out.
Bu ürün güvenlik için en yüksek kaygı ile tasarlanmıştır.This product has been designed with the highest concern for safety.
Ben tasarımcı kıyafetleri kendim giyiyorum.I wear designer clothes myself.
O, tasarımcı kıyafetlerini giyiyor.She wears designer clothes.
Tasarının reddedileceğini biliyordum.I knew that the bill would be rejected.
O bir takı tasarımcısı.She's a jewelry designer.
Bu Tarih ders kitabı lise öğrencileri için tasarlanmış.This History textbook is intended for High school students.
Permakültür, ekolojik tasarımın bir dalıdır.Permaculture is a branch of ecological design.
Neden bir tasarruf hesabı açmıyorsun?Why don't you open a savings account?
Tasarruflarını kaybetme tehlikesi içindesin.You're in danger of losing your savings.
İş değiştirmeyi tasarlıyorum.I intend to change jobs.
Tom geminin tasarımında bir kusur buldu.Tom discovered a flaw in the ship's design.
Tom yıllardır aynı web sitesi tasarım şirketi için çalışmaktadır.Tom has been working for the same website design company for years.
Tom, bütün günü yeni bir müşteri için bir web sitesi tasarlayarak geçirdi.Tom spent all day designing a website for a new client.