tasım ile cümle

tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Tout homme est faillible. → Wszyscy ludzie są omylni (nie ma nieomylnych).
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Niektórzy wzywali nawet do użycia broni nuklearnej.
Free Bird Hava Yolları (Hürkuş Hava Yolu Taşımacılık ve Ticaret A.Ş.)Hot Air Skyway (Podniebna Droga – w wolnym tłumaczeniu.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.W 1994 roku został aresztowany za wniesienie broni na pokład samolotu.
Dünya genelinde yaklaşık olarak 500 milyon insan ya Hepatit B ya da Hepatit C hastalığı taşımaktadır.Ocenia się, że już ponad 500 milionów chorych było lub jest leczonych biolekami.
Nüfusu az olduğu için ikinci kademe Değirmenli kasabasına taşımalı gitmektedir.Z niedostatku pożywienia wrona musi lecieć do pobliskiego miasta.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.W 1956 siedziba główna została przeniesiona do Monachium, zaś do Szwajcarii i do Genewy wróciła w 2002 r.
Ağırlık taşımak da gücü arttırır.Zbroja zwiększa też jego siłę.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Polega na zastosowaniu koszyczka zanętowego i drgającej szczytówki.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Następnie pokazała mu jego świece, z której został już ledwo ogarek.
Taşıma kapasitesi: 63 yolcu.Jego maksymalna pojemność to 30 pasażerów.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Była tu również poczta.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Ten zgadza się wyruszyć wraz z nim do Egiptu niczego jednak nie obiecując.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.Wykorzystywane były do wykonywania skomplikowanych obliczeń naukowych.
Şirket yurtdışı ile yük taşımacılığını gerçekleştirmeye çaba harcadı.Wielkie przedsiębiorstwa kontrolowały natomiast w pełni transport bananów za granicę.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Bir Sih her zaman bu materyali yanında taşımalıdır.Zawsze nosi przy sobie jakieś narzędzia.
Mahallede, ilköğretim okulu yoktur ve başka yerlerdeki okullara taşımalı eğitim yapılmaktadır.Nie ma szkół wyższych, dlatego studia odbywa się za granicą.
Aydın Köyü, Türk İslam kültürünün karakteristik bütün özelliklerini tamamıyla taşımaktadır.Ważną częścią utworu są pełne zachwytu opisy ukraińskiej przyrody.
Ayrıca yukarıda bahsedildiği gibi Pascal üçgeni ve Pascal’ın kumarı da hala onun adını taşımaktadır.Nazwisko uczonego pojawia się również, jak wyżej wspomniano, w trójkącie Pascala i zakładzie Pascala.
Bu hatlarda insan taşımacılığının yanı sıra ürün taşımacılığı da yapılmaktadır.Oprócz przewozów osobowych zajmuje się również transportem towarowym.
İlköğretim vardır fakat kullanılmamaktadır, taşımalı eğitimde yoktur.Tego nie można się nauczyć, tego nie da się wytrenować.
Şehirler arası taşımacılık.Odległość między miastami.
Luis'in babası Atina'da maden suyu satar ve oğlu da taşımasına yardım ederdi.Jego ojciec sprzedawał wodę mineralną w Atenach, a młody Spiridon zajmował się jej rozwożeniem po mieście.
Örnek olarak, elektrik taşıması verilebilir.Przykładem może być produkcja i transport energii elektrycznej.
Doğal gazı en verimli ve en ucuz taşıma yöntemi boru hattı kullanımıdır.Bezpośrednie spalanie gazu jest najprostszą i najtańszą metodą jego wykorzystania.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Z tym że pojmanie do niewoli było niemal równoznaczne ze śmiercią.
2000 yılı itibarıyla taşımalı eğitim yapılmaktadır.Później przypisuje mu się dowodzenie 2000 jazdy.
Bu düzenek vinç ile benzerlik taşımaktadır.Konstrukcja będzie podobna do ELT.
2006-2010 arasında yerini sağ üst köşeye taşımıştır.W latach 2006-2010 znowu występował w Pierwszej Lidze.
Başka bir örnek toplu taşımacılıktır.Innym modelem jest model powłokowy.
Bunun yanında taşımacılık yapılmaktadır.Oprócz tego oblicza się parowanie.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Po zakończeniu wojny tysiące C-47 przekazano jako nadwyżkę wojskową dla celów cywilnych operacji lotniczych.
Bu koku "Eau de Cologne" (Köln suyu) adını taşımaktadır.Dom jest miejscem narodzin "wody kolońskiej" (Eau de Cologne).
Bu İspanyolca adı taşımasının nedeni ABD'ye Meksika'dan gelmiş olmasıdır.Jak sama nazwa wskazuje, pochodzi on z Hiszpanii.
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.Komunikacja miejska jest realizowana niemal wyłącznie przez autobusy.
Air France, 1977 yılından itibaren Paris-New York arasında sesten hızlı uçaklarla yolcu taşımaya başladı.Air France i BA do 2003 roku obsługiwały codziennie loty do Nowego Jorku.
Kasabanın Broadaheath semtinin ortasından dar manva taşımı için yapılmış "Bridgwater Kanalı" geçmektedir.W mieście swój początek ma kanał Bridgewater.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Wieś, dookoła otoczona lasami, jest doskonałym miejscem do wypoczynku.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Aktualnie trwają prace nad przeniesieniem go do jądra Linux.
O, 1900–1901 yıllarında bu görevi taşımıştır.Pełnił tę funkcję w latach 1900-1903.
Diğer tahıl ürünleri fazla önem taşımaz.Inne płody rolne nie mają większego znaczenia.
Son olarak 0,5 çay bardağı sıcak suyu tavaya ilave edip 1-2 taşım kaynatın.Zaleca się np. wypijanie rano i wieczorem po pół szklanki mleka z 1–2 ząbkami czosnku.
Açılış töreninde Kanada bayrağını Olimpiyat şampiyonu hız patenci Clara Hughes taşımıştır.Mistrzynią olimpijską na tym dystansie została Kanadyjka Clara Hughes.
Havalimanına toplu taşıma araçları ile ulaşım olanağı da vardır.Na wyposażeniu każdego wagonu są również drabinki ewakuacyjne.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Pojazd przewozić mógł 26 pasażerów na miejscach siedzących.
Kulübünde ve millî takımda 6 numaralı formayı taşımaktadır.W tabeli wszech czasów I ligi drużyna znajduje się na 6. miejscu.
Dünya Eş Taşıma Şampiyonası 1992 yılından bu yana her yıl Sonkajärvi'de düzenlenmektedir.Mistrzostwa Świata w Rogainingu odbywają się od 1992 roku.
Ancak bazı sunucular özel taşıma protokolü uygulamaktadır.Niektóre protokoły z warstwy aplikacji wykorzystują tylko pewne protokoły z warstwy transportowej.
Ayrıca Yeni Zelanda Taşımacılık Ajansı'nın başkan yardımcısıdır.Był zastępcą przewodniczącego komitetu ds. zaopatrzenia nadzwyczajnego w Jerozolimie.
Köy ilçe merkezi Köyceğiz ile aynı ismi taşımaktadır.Do miasteczka przylega wieś o tej samej nazwie.
Daha sonraları "İnevi" adını almış ve uzun yıllar İnevi adını taşımıştır.Jak się okazało, to dziecinne przezwisko przetrwało wiele lat i stało się jego nowym imieniem.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Produkcja wina również zalicza się do lokalnej gospodarki.
Yıllık taşıma kapasitsi 7 milyon varildir.Roczna praca eksploatacyjna wyniosła niespełna 7 mln wzkm.
İlköğretim okulu yoktur, ama taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Nie uczy się najlepiej, jednak jest wysportowana.
Köyden birçok şehirlarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firması geçmektedir.Z miasta kursuje wielu prywatnych przewoźników.
Tokyo Metro, 2014 yılı itibarı ile günde ortalama 6.84 milyon yolcu taşımaktadır.Każdego roku metro w Kopenhadze przewozi 61 mln pasażerów (2016).
2004'ten bu yana yolcu taşımacılığına yapmaktadır.Od 2004 posiada nowoczesny terminal pasażerski.
Servete biriktirmiyor ve para taşımıyordu.Był zadłużony i bez pieniędzy.
Savaş taktikleri açısından, Heruliler kalkan ve kalın bir ceketten başka bir koruyucu zırh taşımazlardı.Przy ubiorze polowym żołnierze obrony narodowej nosili nie usztywnioną i bez ozdób czapkę rogatywkę ON.

İlgili Sayfalar