tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kamp daha sonra esirleri başka kamplara taşımak için kullanılmıştır.Obóz został zlikwidowany, a pozostali przy życiu więźniowie przeniesieni do innych obozów.
El Burrito yani eşek sıpası lakabını taşımaktadır.Nosi przydomek el Burrito (Osiołek).
Bir hükmün İslami nitelik taşıması bu kaynaklardan en az birisine dayandırılmasına bağlıdır.Obalenie koniunkcji oznacza odrzucenie co najmniej jednego z jej składników.
Ayrica Dursunbey-Oda Koy ilköğretim okulu taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Ale co za korzyść mogłaby być ze żmudnego wzięcia pod uwagę nauk naszej szkoły?
Köyün başlıca geliri yolcu taşımacılığı ve gümrükte evrak takipçiliğidir.Najważniejszym źródłem dochodów URE są środki z tytułu opłat za koncesje i licencje.
Büyük Helsinki bölgesinde, toplu taşıma Helsinki Bölgesel Ulaştırma idaresi tarafından yönetilmektedir.Do Parku Narodowego Nuuksio można dojechać z Helsinek korzystając z komunikacji miejskiej.
Ona masasını taşıması için yardım ettim.Pomogłem mu przenieść stół.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Hur är det med ditt löfte till oss?"
Bu yüzden Kyo korkunç bir lanet taşımaktadır.Och på grund av detta bär Kyo på en förbannelse.
Kısacası "Zû’l-Nûn el-Mısrî" lâkabı, Mısır’ın Yûnus’u anlamını taşımaktadır.Zawiya of Zayn al-Din Yusuf (arabiska: زاوية زين الدين يوسف) är ett monument i Egypten.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.Bevisen stöder att det inte finns någon risk för heterosexuella par som inte har sex med andra personer.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Dessa molekyler överför kemiska grupper mellan enzymer.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Människornas handlingar, inte deras ord, avslöjar dem."
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Med all rätt bär en av gatorna i dessa kvarter hans namn.
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.Storbritannien inför krav på säkerhetsbälten i alla minibussar som används i skoltransporter.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Speciellt kanonerna var mycket tunga att flytta.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Men även ett paradis döljer farliga hemligheter.
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Den kan därför transporteras och lagras effektivare.
Hakemliğin yanı sıra öğretmeni olan O'Leary, 2003 yılından bu yana FIFA kokartı taşımaktadır.O'Leary har varit FIFA-domare sedan 2003.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepney är en enkel busstyp som används i kollektivtrafiken på Filippinerna.
Okulun kullanılmasının yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Den ökade självsäkerheten bär de med sig också efter skolan.
Köy, kurulduğundan beri aynı adı taşımaktadır.Tornet har haft samma namn sedan det byggdes.
Transilien hizmetleri 2004 yılında 615 milyon yolcu taşımıştır.Företaget har 630 bussar och transporterade år 2003 totalt 15 miljoner passagerare.
Santo Domingo metrosu, Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo'da bulunan bir toplu taşıma servisidir.Santo Domingos tunnelbana är en tunnelbana i Dominikanska republikens huvudstad Santo Domingo.
Taşıma kooperatifi her yıl Konya'ya, 100.000 ton şeker pancarı ve 60.000 ton hububat nakliyesi yapmaktadır.Jordbrukskooperativet transporterar varje år 100 000 ton sockerbetor och 60 000 ton spannmål till Konya.
Van der Perren 2006 Kış Olimpiyatları açılışında Belçika bayrağını taşımıştır.Kevin van der Perren bar flaggan för det belgiska landslaget i de olympiska vinterspelen 2006.
Kent, savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır.Man kan ännu se spåren från kriget.
Yolcu taşımacılığında kullanılmıştır.Den kom att användas för passagerartrafik.
Davada taraf olan kimselerin, taraf sıfatını gerçekten taşıyıp taşımadıkları ise maddi hukukun konusudur.Detta är deras straff för att de inte kunde dela med sig av maten med andra som behövde den.
Afrika'daki diğer başkentlerle karşılaştırıldığında toplu taşımacıık sistemi iyi bir düzeydedir.Jämfört med andra kollektivtrafikföretag i andra städer är Miskolcs system ganska bra.
Film, ikisini de aynı anda zirveye taşımışdı.Båda filmerna spelades in samtidigt.
Osmanlı bahriyelileri, bu tarihte çıkarılan tüzükten sonra meç taşımaya başladı.Den japanska flottan hade kontinuerligt tränat eldgivning sedan kriget hade börjat.
Avrupa’ya ise bu tarzı üçü de Almanya’da kurulan Kreator, Sodom ve Destruction taşımıştır.I Tyskland framträdde Kreator, Sodom och Destruction.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Ancak bu taşımacılık türü daha çok kısa mesafeler için tercih edilir.Tätare vill man helst inte ha annat än på kortare sträckor.
Ayrıca 1979 ile 1997 yılları arasında Jamaika'nın kadın sporcu unvanını 15 yıl taşımıştır.15 gånger mellan åren 1979 och 1997 utsågs hon till Jamaicas främsta idrottskvinna.
Bunun yerine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.De ska istället genomgå en fortbildning.
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Banken var till dess landets äldsta ännu existerande affärsbank.
Belçikanın arma simgesi, “Birlikten Güç Oluşur” anlamını taşımaktadır.Det bulgariska valspråket översätts på liknande vis till "Enigheten gör styrkan".
Oneworld aynı zamanda dünyanın en büyük üç global havayolu taşımacılığı birliğinden biridir.Oneworld är den tredje största flygbolagsalliansen i världen.
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.Han har även italienskt pass.
Köyde ilköğretim okulları vardır fakat eğitim-öğretim kapalıdır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır."Och du har fått skolor och utbildning – men duger du till att skura golv?
Çünkü Zekât Arapça’da “Tahâret” anlamını taşımaktadır.På arabiska betyder Adam (آدم) "skapad av jorden".
Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır.Den sjuttioförsta suran i Koranen är uppkallad efter Nuh.
Bu grupların bazı üyeleri fotosentetik değildir, bazıları plastid taşımaz ya da kloroplastları yoktur.Några innehåller plastider men inte kloroplaster och några saknar till och med kloroplaster.
Bu denklem onun adını taşımakta.Fortifikationslinjen bär hans namn.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerade den sydvästra vinden, stormens bärare.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.Från Bern flyttades det sedan till München 1956, men flyttade tillbaka till Genève år 2002.
İtalyanca'nın Toskano lehçesiyle benzer özellikler taşımaktadır.Korsikanska är nära besläktat med toskanska dialekter av italienska.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Två Boeing 707-plan följde efter fraktplanen.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Kyrkan, som har genomgått få förändringar, är typisk för byggnadstidens historicism.
Greyhound Lines otobüs firması ise Otobüs taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.Greyhound Lines är det dominerande bussbolaget.
Bu okulların pek çoğu taşımalı hale getirilmiştir.Ofta var det skolorna som fick ta på sig den uppgiften.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Det är i regel förbjudet för privatpersoner att inneha vapen.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Det förekommer ingen privat biltrafik på ön.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Bell firması tarafından üretilen askeri amaçlı taşıma helikopteri.Transporterna sker av hjälp av helikoptrar av märket Bell.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Här förlades även poststationen.
İlköğretim taşımalı olarak Çiftlikköy'deki ilköğretim okulu ile entegredir.Men först måste hon gå på lantbruksskola.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX Dragon är en rymdkapsel som utvecklas av det privatägda företaget SpaceX.