tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Soyuz, üç mürettebata kadar taşıma ve yaklaşık 30 güne kadar yaşam desteği sağlayabilir.Ela transporta até três cosmonautas com condições de sobrevivência por até trinta dias.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.Em 1976, um trambiqueiro chamado Sawyer enganou sua mãe e tirou todo o dinheiro da família.
Yolcu vagonu, yolcu taşımak için tasarlanmış bir demiryolu vagonudur.Um vagão fechado é um tipo de vagão de trem usado para transporte de cargas.
Stadyum 60.000 kişi kapasitesi taşımaktaydı.Os estádios candidatos deveriam ter a capacidade mínima de 60 000 lugares.
1968 yılından beri taşıma planı üzerinde çalışılmaktadır.Atuava no setor de transporte e trânsito desde 1968.
Ocak 2016 tarihinde grubun Taşımacılık ve Lojistik bölümünün CEO'luk görevine geldi.Em fevereiro de 2016 foi terminada a reforma no local feita pela Secretaria de Serviços e Obras.
Saçak ve cumbalar birbirlerine yakın konumlar taşımışlardır.Os cabelos e pelos são colocados um a um.
DC-7 ilk dönemlerde sadece Amerika'daki taşıma şirketlerine satıldı.De eerste DC-7's werden alleen aan Amerikaanse luchtvaartmaatschappijen verkocht.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepney, een soortgelijk vervoermiddel die in de Filipijnen wordt gebruikt.
Desargues teoremi, Desargues grafiği ve Ay üzerindeki Desargues krateri, onun adını taşımaktadır.Naar hem zijn de stelling van Desargues en de krater Desargues op de maan genoemd.
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.Ook de waterverplaatsing werd verhoogd.
Halen, buralarda birçok yer Çerkes (Adıge) adları taşımaktadır.Zo was hij in het bezit van tal van domeinen die nog steeds zijn naam dragen.
Ancak sigortacının hasar giderleri azalacağından sovtaj önem taşımaktadır.Hierdoor wordt de schadelast van de verzekeraar beperkt.
Hücre içindeki büyük moleküllerin hücre dışına atılmasını sağlayan taşıma şeklidir.Hierdoor worden grote moleculen uit de cel gehouden.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Sommige zijn uitgerust met nucleaire raketten.
Grup gemi inşasına ek olarak 9 gemisiyle taşımacılık yapmaktadır.Er zijn negen schepen volgens het oorspronkelijk concept gebouwd.
Boeing 80 Boeing şirketinin ilk yolcu taşıma amaçlı uçağıdır.Boeing Air Transport introduceerde ook als eerste de stewardess op de Boeing 80.
Diğer kavramlar bağlantının donanımı ile burada kendi paralel taşıma sistemleri yanı sıra gelir.Andere noties van verbinding zijn uitgerust met hun eigen parallelle transportsystemen.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Dit lijkt beter te werken dan het inclusieve onderwijs.
Bu tür eğri kaldırma bazen referans çerçevelerinin paralel taşıması olarak düşünülebilir.Dit opheffen van krommen kan soms worden gezien als het parallelle transport van referentiekaders.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Wat zal de herinnering aan ons zijn?”
Hiçbir nehir taşımacılıkta kullanılamamaktadır.Geen van de rivieren is geschikt voor transport.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).Er werden twee vliegtuigen besteld, maar slechts één toestel (staartnummer UR-82060) werd voltooid.
Underground'ın devamı niteliği taşımaktadır.De andere, Underground, bleef echter in ontwikkeling.
2004 yılında 97.000 yolcu taşımıştır.In 2004 reisden 97.000 passagiers via de luchthaven.
Luis'in babası Atina'da maden suyu satar ve oğlu da taşımasına yardım ederdi.Zijn vader verkocht mineraalwater in Athene en Spyros hielp met het transport.
Carrera 4 ve Carrera 4S'in sırasıyla Carrera ve Carrera S ile aynı motorları taşımaktadır.Vervolgens kwamen de vierwielaangedreven Carrera 4 en Carrera 4S.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Verder wordt de transportcapaciteit vergroot.
Günde ortalama 90.000 yolcu taşımaktadır.De tram vervoert per dag gemiddeld 90.000 mensen.
2004'ten bu yana yolcu taşımacılığına yapmaktadır.Het bedrijf verzorgt vluchten sinds 2004.
O kadar çok yağmalanmıştı ki köy ganimeti taşımak için 60 katır gerekmişti.Het was zo zwaar dat er vierentwintig olifanten moesten worden ingezet om het te kunnen verslepen.
İşi otele gelen müşterilerin bavullarını taşımaktır.Ook zorgt deze dienst voor bezorging van de bagage op de hotelkamer.
Sonuç olarak, taşıma ve sürükleme ile ilgili kendilerinden öncekilerin yaptıkları hataları düzelttiler.Tegenstanders beschuldigden haar van een vroegere ontuchtige levenswandel, wat zij zelf ook toegaf.
Taşıma katmanındaki bazı protokoller(Örneğin: TCP) bağlantıya dayalıdır.Bepaalde protocollen uit de transportlaag (bijvoorbeeld TCP) kunnen deze zekerheid wel leveren.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.Vandaag is het mogelijk om naar eender welke plaats in de stad te reizen en slechts één ticketje te betalen.
Herkül'e: -Sen taşımaya devam et! dedi.Josafat zei: "Laat hem halen!"
Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır.Op dit moment bestaat het metrosysteem uit twee verschillende lijnen genaamd Ankaray en Ankara Metro.
Nehir taşımacılığına uygun değildir.De rivier is niet geschikt voor binnenvaart.
Orta tempolu bir R&B şarkısı olan "Party", 1980'lerin funk ve soul müziğinden izler taşımaktadır.Party is een mid-tempo R&B nummer dat invloeden heeft van '80 en '90 jaren funk en soul muziek.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.Duimen: De mama van Knofje heeft een baby in haar buik.
Dünya genelinde yaklaşık olarak 500 milyon insan ya Hepatit B ya da Hepatit C hastalığı taşımaktadır.Wereldwijd dragen circa 150 tot 200 miljoen mensen een chronische vorm van hepatitis C-infectie.
Carbonia 1939'den beri "Città d'İtalia" (İtalya Şehri) statüsü taşımaktadır.Lourosa heeft sinds 19 april 2001 de status van stad (cidade).
Konaklama tesisi olarak restore edilmiş konaklar tarih öncesinin ihtişamını taşımaktadır.Met het juiste voorkeursbeleid zetten we de fouten van vroeger weer recht.
İlk yolcu taşıması ise 29 Aralık 1959 günü yapılmıştır.De laatste reizigerdienst was op de Bevekomlijn op 29 november 1959.
Kendi dalında Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşımaktadır.We weten alleen dat ze in Toerov hun eigen vorstelijke heerschappij hadden.
Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşıma ihalesi süreci sürmektedir.Aan de nieuwe geestelijke ouders van de commune is volledige gehoorzaamheid verschuldigd.
Toplu taşıma aracı yoktur.Ze hebben geen netto lading.
Ro-ro gemisi, tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan gemilerdir.RORO (Roll-on/roll-off) schepen zijn gemaakt om te laden in horizontale richting.
2009 yılında Blue1 1.4 milyon yolcu taşımıştır.In 2006 vervoerde TMB 561,11 miljoen passagiers.
Önceki neslinde olduğu gibi aynı dönemin Passat'ı ile benzerlikler taşımaktadır.We passen voor de grootte van de rij hetzelfde principe toe als in het vorige voorbeeld.
Devletin görevi ülkeyi bu beş aşamadan en üstün konuma taşımaktır.Ze houdt ervan de huishoudelijke taken op zich te nemen als de vijf op stap zijn.
1972 - 1975 yılları arasında, 11. Dünya Satranç Şampiyonu unvanını taşımıştır.Van 1972 tot 1975 was hij wereldkampioen schaken.
Zamanın gemileri iki tarette dört top taşımaktaydı.Ieder schip had vier kanonnen aan boord.
1968 yılından beri taşıma planı üzerinde çalışılmaktadır.Sinds 1968 wordt olie getransporteerd.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Twee vliegtuigen van het type Boeing 747 botsten toen op elkaar op de startbaan van het vliegveld.
Bu araç hem mürettebatı hem de yedek mühimmatı taşımak için üretildi.Het voertuig had voldoende ruimte om de bemanning en munitie van het wapen mee te voeren.
Aydınlatma gücü, kullanıldığı bilim dalına göre farklı anlamlar taşımaktadır.Er zijn verschillende triviale namen in omloop, afhankelijk van de gebruikte wetenschappelijke indeling.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Daarom hebben vrijwel alle moderne grote schepen een bulbsteven.
Bayrak ayrıca Slovak armasını taşımakta.De Slowaakse vlag werd buiten gebruik gesteld.
Ancak bu taşımacılık türü daha çok kısa mesafeler için tercih edilir.Dit type aandrijving is alleen geschikt voor zeer lange afstanden.