tasım ile cümle

tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yaklaşık olarak 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.Leur capacité de remorquage est de 1,5 tonne.
Yolcu taşımacılığında kullanılmıştır.Elle a été converti au transport de passagers.
Her gemi, diğer gemilerden farklı bir ad taşımak zorundadır.Chaque escadre arbore un pavillon distinctif sur chacun de ses navires.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Gratuité des transports collectifs pour les étudiants.
Bölgede demiryolu ulaşımı özellikle yük ve yolcu taşımacılığında kullanılır.Jadis, le fleuve était largement utilisé pour le transport de charges et de passagers.
Alfa kanı taşımamaktadır.L'alvéole ne saigne donc pas.
İnsanları yukarı ya da aşağı taşımaya yararlar.Voulons-nous la subir ou la conduire ?
Genelde demir cevheri taşımacılığında kullanılır.Il existe généralement un dispositif permettant de mettre le fer au repos.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.L'agriculture reste encore le cœur de l'économie de la ville.
Las Vegas şehrine yolcu taşımacılığı sunan bir tren şirketi yoktur.Il n'existe pas de service de transports de voyageurs en autocars sur la commune.
Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşıma ihalesi süreci sürmektedir.Le processus de sélection de la ville hôte est simplifié.
Tren yolu ile taşınmasında ise taşıma maliyeti %150 daha fazla olacaktı.De plus, un tel jeu aurait nécessité 150 % d'espace de stockage supplémentaire.
Okulumuz sekiz dersliklidir ve taşımalı sistemle eğitim vermektedir.L'école comprend huit classes dans lesquelles le maître enseigne à tour de rôle.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Cela le poussa à émigrer en Espagne, où il n'eut pas le succès attendu.
Aynı zamanda Yunanistan pasaportuda taşımaktadır.Les Portugais aussi interviennent à Pasai.
EEPROM'un silinmesi, EPROM'un silinmesi ile aynı anlamı taşımamaktadır.Autre Œuvres liées Soul Eater Soul Eater Not!
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak kapalı durumdadır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Pour l'intérieur, le tableau de bord est simple mais suffisant pour du scolaire.
Bu hat Ocak 2004'e kadar toplu taşımada kullanılmıştır.Cette version était jouée lors de toutes les émissions jusqu'au 4 janvier 2013.
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.En 1976, il devient obligatoire pour les passagers avant d'une voiture de porter la ceinture de sécurité.
Köyün ilköğretim okulu var ama aktif değildir; taşımalı eğitim de yapılmamaktadır.Son propre style trop personnel n'est pas transmissible; il ne fait donc pas école.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.Mais une telle représentation est ambigüe !
Mahallenin ilköğretim okulu vardır, taşımalı eğitim yapılmaktadır.L'école la plus proche lui donne une instruction.
Bu gemiler saldırının asıl yükünü taşımışlardır.Ces navires ont subi le plus fort de l'assaut japonais.
Maçın 30. saniyesinde gelen bu gol, FA Cup finallerindeki en erken gol olma özelliğini taşımaktaydı.Ce clavier alu est le premier depuis 21 ans à ne plus arborer le logo de la pomme sur sa touche de commande.
Öyle ki artık feminizm fikirleri de yazılarında ağırlık taşımaya başladı.Son féminisme engagé occupe ses écrits.
Emily ona 'taşım' diye hitap eder.Leïla la qualifie de "boulet".
Yolcu vagonu, yolcu taşımak için tasarlanmış bir demiryolu vagonudur.Un wagon-tombereau est un wagon ferroviaire destiné au transport de marchandises en vrac.
Tüm toplu taşım hizmetleri 1941-42 kışında durma noktasına gelir.Les actions pour obtenir des rapprochements se poursuivent au long de l'hiver 1942-1943.
Geniş bir band genişliği ve taşıma kapasitesi sağlar.Il se distingue par une grande facilité d'enroulement et de déroulement.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.L'opinion générale est qu'à bord on avait dû boire plus que de raison.
Köyde, ilköğretim okulu vardır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.L’école sera tenue dans un local qui sera loué à cet effet.
Mahallede ilköğretim okulu vardır ancak taşımalı eğitim uygulaması sebebiyle kullanılmamaktadır.Un arrêt de bus y est implanté, utilisé uniquement à des fins scolaires.
1,3 km uzunluğuna ve sadece 4 durağa sahip olan hat, günde yaklaşık 3.500 kişi taşımaktadır.Ils sont au départ d'un côté et de l'autre à 4500°, et peuvent se déplacer au bout de cinq secondes.
Taşıma, şirketin kamyonlarıyla olmaktadır.L'intrigue se situe dans la corporation des camionneurs.
Mahallede, ilköğretim okulunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Il faut alors quitter le logement de fonction au-dessus de l'école.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Ces unités avaient à proximité des armes lourdes pour les soutenir.
Futbolun dışında kalan diğer spor faaliyetleri ise amatör nitelik taşımaz.Les compétitions des autres pays non-européens sont essentiellement amateur.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Il laisse l'image d'un coureur humble et besogneux.
Üst sınıflar için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.C'est la bonne chose à faire pour la classe moyenne.
Köye Kayseri Belediyesine ait Belediye Otobüsü sabah, öğle ve akşam olmak üzere yolcu taşımaktadır.De plus, un système de transport en commun (CITSO) permet à ses résidents d'accéder à Montréal matin et soir.
Taşıma sehpası 52-L-504A ayrıca 122-mm top M1931/37 (A-19) modelinde de kullanılmıştır.Les 501A et 501 B ont été remplacées par la 501/3, avec une nouvelle version du moteur M337.
Böylelikle düşük taşıma ve düşük depolama ücretleri ortaya çıkmaktadır.Cela permet de réduire les coûts de transmission et les temps de téléchargements.
Rick, Carl'ın silahını kendisine geri verir ve bir kez daha kendi silahını taşımaya başlar.Rick devuelve la pistola de Carl y una vez más comienza a cargar la suya.
DC-7 ilk dönemlerde sadece Amerika'daki taşıma şirketlerine satıldı.Los primeros DC-7 solamente fueron vendidos a compañías estadounidenses.
1130 Skuld 2 Eylül 1929da keşfedilen bir asteroidir ve nornun ismini taşımakradır.(1130) Skuld es un asteroide descubierto el 2 de septiembre de 1929 y nombrado así por la Norna.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Más aún, su alcance no se limita al hombre, sino que abarca al conjunto de la creación.
Transilien hizmetleri 2004 yılında 615 milyon yolcu taşımıştır.Cabe señalar que el Transilien transportó 615 millones de viajeros en 2004.
Ona karşı hiçbir kızgınlık taşımıyorum" dedi.No voy a postrarme ante él".
2008 yılında, şirket 1.450.153 yolcu taşımıştır.En 2008 la aerolínea transportó a 1.450.153 pasajeros.
C-141, ayrıca Minuteman Füzesi gibi özel kargolar da taşımaktaydı.El C-141 también podía transportar cargamentos especiales, como el misil intercontinental Minuteman.
Şerif Leigh Brackett ise bir senaryo yazarının adını taşımaktadır.El sheriff Leigh Brackett compartió el nombre de un guionista de Hollywood.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.Se inició un proyecto para mover Hotmail a Windows 2000.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.El diseño y la decoración de los artefactos tiene similitudes con artefactos antiguos de Vietnam y Camboya.
Birkaç yüz Amerikan ailesini bölgeye taşımak için izin verilmiştir.Esto permitió a varios cientos de familias estadounidenses desplazarse a la región.
1933'ten beri kargo ve yolcu taşımacılığı yapmaktadır.Desde 1933 comenzó a atender tráfico de pasajeros y carga.
Yaklaşık olarak 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.El avión puede por otro lado embarcar hasta 11,5 toneladas de carga.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.La ciudad se llamó Monte San Giuliano hasta 1934.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.Dos barcos de la marina estadounidense llevan su nombre.
Günde 720.000'den fazla kişi toplu taşıma araçlarını kullanmaktadır.Más de 720,000 personas usan el transporte público diariamente.
Ayrıca gayrimüslimlerin silah taşıması ve atlara ya da develere binmesi de yasaktı.Se les prohibió llevar armas o cabalgar sobre caballos y camellos.

İlgili Sayfalar