Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Я всегда ему впечатление, что я жил в очень хорошем стиле.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Я завжди йому враження, що я жив в дуже хорошому стилі.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.معي -- لحفظ فواتير الفنادق ، وأفترض. لقد أعطيت له دائما الانطباع بأنني كان يعيش في اسلوب جيد جدا.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.かなり良いスタイルに住んでいた。 私は彼が私のボーディングハウスにご滞在を持つことができません。"
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Aus meiner Sicht, ist das die Art von Welt, die die Seele von armen Menschen erlösen kann.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Dal mio punto si vista, è questo tipo di mondo che può redimere le anime delle persone povere.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.D'après moi, c'est ce genre de monde qui peut racheter les âmes des gens pauvres.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.După părerea mea, este o lume ce mântuieşte sufletele oamenilor săraci.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.En mi opinión, es este tipo de mundo el que puede redimir el espíritu de la gente pobre.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.제 생각엔 말이죠, 이런 공간은 가난한 사람들의 영혼을 보듬어야 해요.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Véleményem szerint, ez a fajta világ az, ami megmentheti egy szegény ember lelkét.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Volgens mij is het dit soort wereld dat de ziel van arme mensen kan verlossen.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.W moim przekonaniu jest to taki świat, który może wykupić dusze biednych ludzi z materialnej niewoli.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.Вярвам, че тази атмосфера може да пречисти душата на бедните хора.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.На мой взгляд, в данном окружении красота может излечить души несчастных людей.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.לפי השקפתי, עולם כזה הוא זה שיכול להביא גאולה לרוח האנשים העניים.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.في وجهة نظري، هذا هو العالم الذي يمكنه ان يخلص ارواح الفقراء.
Benim bakışıma göre, bu fakir insanların ruhlarını kurtarabilmeniz için dünya bu tarzda olmalı.貧しい人々の魂を救うことができるのです 役員室もここに作りました
Bir sonraki videoda bu formülü kullanarak farklı tarzda sorular çözeceğim. - -다음번에는 공식을 이용해서 몇몇 다른 문제도 풀어보겟습니다.
Bir sonraki videoda bu formülü kullanarak farklı tarzda sorular çözeceğim. - -Končí časový limit a v příští prezentaci možná použiji tento vzorec k výpočtu několika jiných typů příkladů.
Bir sonraki videoda bu formülü kullanarak farklı tarzda sorular çözeceğim. -אשתמש בנוסחה הזאת כדי לפתור סוגים שונים של שאלות.
Bir sonraki videoda bu formülü kullanarak farklı tarzda sorular çözeceğim. -或许我要用这些公式来 算一些别的类型的问题
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.일단 좀 전에 봤던 것처럼 정면 또는 7분신 초상화이어야만 합니다.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Beh, devono essere frontali o di tre quarti.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Bueno, para ello se deben hacer justo como los vimos, de frente o de tres cuartos.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Ezeknek, amint azt már láttuk, szembenéző vagy háromnegyedes portréknak kell lenniük.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.För att kunna vara det måste de vara antingen rakt eller snett framifrån.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Hm, musiałyby być rysowane tak, jak te poprzednie, w ujęciu en face lub trzy czwarte.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Musí být udělán tváří v tvář nebo tři čtvrtiny jako právě teď vidíme.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Narisani bi morali biti frontalno ali tričetrtinsko, kot smo videli prej.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Nou, daarvoor moeten ze, zoals we net gezien hebben, als en face of driekwart gemaakt zijn.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Nun, dafür müssen sie, wie wir sahen, frontal oder im Dreiviertel gemacht sein.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Nuž, musí byť zobrazený tak, ako sme videli, teda tvárou v tvár alebo tri štvrtiny.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Para isso têm que ser feitos, como já vimos, de frente ou a três quartos.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Pentru asta, ar trebui să fie desenate din faţă sau 3/4.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Thật ra, chúng phải là gương mặt chính diện hoặc 1 góc 3/4.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Λοιπόν, θα πρέπει να είχαν γίνει όπως μόλις είδαμε, ανφάς ή τρία τέταρτα.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Добре, вони повинні бути, як ми уже бачили, в анфас або в три четверті.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.За целта, те трябва да са направени, както видяхме току що, или анафас или три-четвърти.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Пожалуй, они должны быть, как мы уже видели, в анфас или три четверти.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.אז בשביל זה הם צריכים להיעשות כפי שרגע ראינו, מלפנים או משלושה רבעים.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.そこで横顔は全て外します
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Così, ogni testa che faccio è in qualche modo collegata alla mostra.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Donc chaque tête que je fais est liée à l'exposition d'une certaine manière.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Elk hoofd dat ik maak is dus verbonden met de tentoonstelling.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.ENTONCES, CADA CABEZA QUE HAGO ESTA CONECTADA A LA PRESENTACION EN CIERTA MANERA.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.제가 만든 머리는 특정 방식으로 전시에서 연계되어 있어요.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Portanto, cada cabeça que faço está ligada ao espetáculo de certo modo.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Έτσι, κάθε κεφάλι που φτιάχνω συνδέεται με την επίδειξη με ένα συγκεκριμένο τρόπο.
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.Таким образом каждая голова так или иначе связана с экспозицией
Böylece yaptığım her kafa belli bir tarzda sergileniyor.لذا كل راس اصنعُه ينتمي الي البرنامج بطريقةٍ ما
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Это программа, написанная определённым стилем.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Ceci est programme écrit dans un style particulier.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Đây là một chương trình được viết theo văn phong đặc biệt.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Det er et program skrevet i en bestemt stil.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Dieses Programm ist in einem bestimmten Stil geschrieben.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Dit is een programma, geschreven in een bepaalde stijl.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.È un programma scritto in uno stile particolare.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.E un program scris într-un stil particular.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.Ez egy bizonyos módon megírt program.