Burgos Katedrali (Catedral de Burgos), İspanya'nın Burgos şehrinde, Gotik tarzda yapılmıştır.Stolnica v Burgosu (špansko: Catedral de Burgos) je gotska rimskokatoliška stolnica v Burgosu, Španija.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.V Postojni so ga meščani radovedno pričakali.
Neoklasik tarzdaki sarayın inşaatı 1803'te başladı ve 1806'da tamamlandı.Svojo pot je pod vodstvom Kruzensterna začela leta 1803 in jo končala leta 1806.
St. Helen Kilisesi, neogotik tarzda inşa edildi.Cerkev Svete Trojice je bila zasnovana v neobizantinskem slogu.
Sadece değişik bir tarzda yazdım ve eğlenceli olduğunu düşündüm," dedi.Menila sem, da je vse skupaj zelo zabavno in kar naprej sem spreminjala svoj videz,« je povedala.
Natüralist ve klasik tarzda eserler veren bir sanatçıdır.Poznamo naravne in umetne polimere.
Neşrî'nin Cihannüma’sı “tenkitçi” tarzda yazılmış ilk eserdir.Tedna cvička maskoti prvič predstavljeni v »živi« izvedbi.
Düka Sarayı (Palazzo Ducale), Gotik tarzda yapılmış ve Venedik dükaları tarafından kullanılmış saraydır.Doževa palača (italijansko Palazzo Ducale) je bila sedež doža in je simbol Benetk.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Publikai tai buvo ypač keista matyti.
Şaman maskeleri birçok farklı tarzda yapılır.Maskarado laikomasi įvairiai.
Bu tarzda ilk filmi No Regrets for Our Youth oldu.Žaidė Pirmoje lygoje už „Žalgirio“ jaunimą.
Bu farklar tarzda, renkte ve dokumada yer alır.Jų dėka skiriame daiktų spalvą, detales.
Özellikle "yüze (facial)" tarzda yapımlarda yer aldı.Buvo gaminami fajanso dirbiniai (ypač karoliukai), terakotos statulėlės.
Okul hayatı boyunca pek çok tarzda ressamı tanıma fırsatı buldu.Mokykla per savo ilgą gyvavimo laikotarpį sukūrė daug tradicijų.
Remy Belleau bu tarzda şiir yazanların başında gelir.Nii et Herakleitos hakkab algusest peale luuletajatega tülitsema.
Arcangelo Corelli gibi her iki tarzda da müzik yapan besteciler olmuştur.Klassikalised näited mõlemast sonaaditüübist lõi Arcangelo Corelli.
Bu her tarzdan yazarın kazanması için mükemmel bir şanstı.Seda teeb iga väärikas kirjanik.
St. Helen Kilisesi, neogotik tarzda inşa edildi.Saint-Pierre'i kirik on ehitatud romaani stiilis.
Sadece değişik bir tarzda yazdım ve eğlenceli olduğunu düşündüm," dedi.Ta mõtles nagu kirjanik ja ma pean seda väga ainulaadseks."
1970 ve 1980'lerde aynı tarzda devam etti.Sama juhtus 1970.–1980. aastatel.
Neoklasik tarzda çalışmıştır.Kepikesed töötavad normaalselt.
Gotik tarzda inşa edilen kent katedrali, Kuzey Avrupa'daki en büyük katedrallerden biridir.Sevilla katedraal on Euroopa suurim gooti stiilis ehitatud kirik.
ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi.미국에서 설립된 가장 첫번째 퇴역군인 법원인데요,
ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi. Yargıç Russell Gazi Mahkemesini yarattı.הוא ישב בבית-משפט הנקרא בית-משפט ליוצאי-צבא.
ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi.كانت هذه سابقة من نوعها في تاريخ الولايات المتحدة الامريكية
ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi.ラッセル判事はこの裁判所の創設者です
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.Myślę, że ten złoty działa w ten sam sposób, jak złoto na bizantyjskich obrazach.
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.Myslím, že zlatá funguje jako zlatá v byzantských malbách a Marylin je zde místo Panny Marie.
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.Parece-me que o dourado funciona como o ouro presente num quadro bizantino e ela substitui a Virgem maria.
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.Мисля, че златото напомня за злато във византийска картина, а тя е заела мястото на Дева Мария.
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.По-моему, это золото выполняет функции золота из византийских картин, а она заменила Богородицу.
Altın, tıpkı Bizans resimlerinde gördüğümüz bir tarzda kullanılmış, ve Hz.Я думаю, що золотий колір виконує роль золота на візантійських полотнах і вона посідає місце Діви Марії.
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Avete un rapporto tale da poter stare da soli nella stessa stanza senza problemi?
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Là kiểu quan hệ trong phòng chỉ còn có hai người thôi cũng không sao hết phải không?
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Le genre à pouvoir partager la même chambre sans être gênés ?
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Olyan jól megvannak, hogy az se baj, ha ketten osztoznak egy szobán?
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?Walaupun kalian diruangna yang sama, apakah hubungan seperti tidak terjadi apa-apa ?
Aynı odada kalsanız bile, bir şey olmayacak tarzda bir ilişki mi?حتى لو كنتما في نفس الغرفة, ألن تحدث علاقة بينكما؟
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.중국을 이해할 수 있다고 생각합니다. 서양의 시각과 서양의 사고를 통해서 말이지요.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.על ידי הסתמכות על נסיון מערבי, התבוננות עליה דרך עיניים מערביות, בשימוש בתפיסות מערביות.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.عن طريق مقارنتها مع نموذج غربي وان ننظر اليها بأعين غربية وبمفاهيم غربية
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.西側諸国の概念を使い 西側諸国の視点から見ようとします なぜ中国の事を全く不正確に
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Aku selalu memberinya kesan bahwa saya tinggal dalam gaya yang cukup bagus.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Ho sempre dato l'impressione che io viveva in stile abbastanza bene.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Ich habe immer ihm den Eindruck, dass ich wurde in ziemlich guter Stil leben.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Ik heb altijd hem de indruk dat ik woonde in vrij goede stijl.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Intotdeauna mi-am dat impresia că eu locuia în stil destul de bine.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Jag har alltid gett honom intrycket att jag bodde i ganska god stil.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.J'ai toujours lui donner l'impression que je vivait dans un style assez bonne.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Jeg har altid givet ham det indtryk, at jeg boede i rigtig god stil.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.나와 함께 - 호텔 요금을 저장, 나는 생각하고 있소. 나는 항상 그에게 인상을 줬다 나 역시 아주 좋은 스타일로 살고있었습니다.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Mindig adott neki az a benyomás, hogy én élt nagyon jó stílusban.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Olen aina antanut hänelle vaikutelman, että olen asui melko hyvä tyyli.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Tôi đã luôn luôn cho anh những ấn tượng mà tôi sống theo phong cách khá tốt.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Vedno sem dal vtis, da sem živel je v dobrem slogu.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Vždycky jsem mu dojem, že jsem žil v dobrém stylu.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Vždy som mu dojem, že som žil v dobrom štýle.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Zawsze mu wrażenie, że Mieszkałem w stylu całkiem nieźle.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Έχω πάντα δώσει την εντύπωση ότι ζούσε σε αρκετά καλή στυλ.
Ben her zaman onu izlenimi verdik ki oldukça iyi bir tarzda yaşamaya başladı.Винаги съм му дал впечатлението, че аз е живяла в доста добър стил.