Hayat her zaman gitmesini istediğimiz tarzda gitmez.Life doesn't always go the way we want it to.
O pahalı bir tarzda yaşıyor.She lives in an expensive style.
Hep aynı tarzda olmaktan bıktınız mı?Tired of always having the same style?
Tom ve Mary aynı tarzdalar.Tom and Mary were on the same wavelength.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etme.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etmeyin.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Annenizin sizi çok muhafazakar tarzda yetiştirdiğini düşünüyorum.I think that your mother has brought you up in a very conservative manner.
Tom evinin boyandığı tarzdan memnun değildi.Tom wasn't at all satisfied with the way his house had been painted.
O onu şaşırtıcı bir tarzda söylüyor.She sings it in an astonishing way.
Tom'un yaptığı tarzda sorun ne?What's wrong with the way Tom did that?
Tom'un yaptığı tarzda sorun nedir?What's wrong with the way Tom does that?
Bu tarzda bir modele örnek TITAN2D'dir.An example of such a model is TITAN2D.
Tanrı, eski Avrupalıların hayal edeceği tarzda bir "Doğa Kitabı" yazmadı.God did not write a Book of Nature of the sort that the old Europeans imagined.
O'Sullivan hızlı ve atak bir tarzda oynar.O'Sullivan plays in a fast and attacking manner.
Bu pugların daha kısa bacakları ve modern tarzda pug burunları vardır.These Pugs had shorter legs and the modern-style Pug nose.
Tim O'Brien (16 Kasım 1964), gerçekçi bir tarzda çalışan Amerikalı sanatçı.Tim O'Brien (born November 16, 1964) is an American artist who works in a realistic style.
Uluslararası tarzda dizayn edilen yeni bir terminal binası 1990 yılında tamamlanmıştır.A new terminal building was finished in 1990, designed in the International style.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.People view it in a strange way.
İlk başta albüm "pek çok tarzdan birçok yapımcıya sahip" olarak nitelendirilmişti.It had initially been defined as having "a lot of producers from a lot of genres in there."
Düzlemsellik meselesi de aynı tarzda çözülebilir.Accessibility issues can be treated in the same way.
Böylece eklektik tarzda bir Osmanlı kültürü ortaya çıktı.In parallel, an independent elite culture emerged.
100 dakikalık bu siyah-beyaz TV filmi müzikal tarzdaydı.The original running time of this black-and-white film was 80 minutes.
Peşinden, sıradaki öğrenciyle aynı tarzda bir iletişim kurdu.As a student I tried to make direct contact with the latter.
"What'd I Say"in üstü birçok farklı tarzda birçok sanatçı tarafından örtülmüştür."What'd I Say" has been covered by many artists in many different styles.
Bu versiyon tropikal bir tarzdaydı ve Olga’nın da şarkılarından içermekteydi.This version had a tropical feel to it and included some of Tañón's songs.
1118'de Clairvauxlu Bernard tarafından kuruldu ve Romanesk tarzda inşa edildi.It was founded by Saint Bernard of Clairvaux in 1118, and built in the Romanesque style.
Neoklasik tarzdaki sarayın inşaatı 1803'te başladı ve 1806'da tamamlandı.The original Neoclassical style palace was begun about 1803, and completed about 1806.
Yaşlara göre değişik tarzda ephebiphobia ve gerontofobi de vardır.Other age-focused fears are ephebiphobia and gerontophobia.
Mutfak ve tuvalet Avrupai tarzda yapı içindedir.The kitchen and bathroom are modern.
Bina, benzer bir mimari tarzda 1878 senesinde Peter Caddesi boyunca genişletildi.The building was extended along Peter Street in 1878 in a similar architectural style.
Osmanlı ve Neo-Gotik tarzda 3 katlı ve sekizgen bir plana sahiptir.The three-story structure in Ottoman and neo-Gothic style has an octagonal plan.
Çekim 18 saat sürmüştür ve tümü gotik tarzda giydirilmiş elli figüran kullanılmıştır.It took 18 tailors and 500 hours to make each dress.
Ders verir tarzda önermeler de yoktur.There’s no point in trying to teach.
Film Uyuyan Güzel’in modern ve farklı bir tarzda yorumlamasıydı.The new music gave the program a distinctly modern and refined look.
Bina 1694/98 yıllarında barok tarzda yapılmıştır.The Rathaus was built from 1694-1698.
Bu çağdaş yapıların büyük kısmı da Bauhaus ve Le Corbusier tarzdadır.Constructivism influenced Bauhaus and Le Corbusier, for example.
Bu farklar tarzda, renkte ve dokumada yer alır.These features include size, color, and texture.
Üst ve alt kubbeler aynı tarzda eliptik şekle sahiptirler.High and low dose PPIs appear equivalent at this point.
Bu tarzda ilk filmi No Regrets for Our Youth oldu.Once more the heroic call is coming to our youth.
St. Helen Kilisesi, neogotik tarzda inşa edildi.The church was built in neoclassical style.
Tam 632 yıl sonra bitirilen gotik tarzdaki yapı, bugün Kuzey Avrupa´daki en büyük ibadethanedir.The cathedral took 632 years to complete and is now the largest Gothic church in northern Europe.
Ancak yerine barok tarzda Stockholm Sarayı inşa edildi.At the same time, the new Stockholm Court House was under construction.
Şaman maskeleri birçok farklı tarzda yapılır.Amish furniture is made in many different styles.
Neogotik tarzdandır.Neoharriotta pinnata.
Bina Mağribi tarzda bir kule ile taçlandırılmıştır.The building was topped by a tower.
Müzik Tarzı: Grup doğaçlama ve deneysel tarzda müzik yapmaktadır.What We Hear in Music: A Course of Study in Music Appreciation and History.
Fakat bu, Aydınlanma dönemine kadar farklı bir tarzda ortaya çıkmadı.The concept of society did not come until the Enlightenment period.
Ve bu tarzda birçok şey yaptım.And so I made a lot of these types of things.
Mimarideki muhteşem tarzdaki bölünmelere ve ağaçların dikey şekillerini görürüm.Just a wonderful kind of breakup of architecture, and the way that the trees form vertical elements.
Bu da yansitici tarzda bir tasarim.But that's reflective design as well.
Gazi Mahkemesinde - ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi.In the Veterans' Court -- this was the first of its kind in the United States.
Burada tarzdan pek de anlamadığımı saç stilimden görebilirsiniz.And you can see why I'm down on style, with a haircut like that.
İç enerji formülümüzü çok farklı tarzda yazabiliriz. -So we could-- actually many-- we can rewrite our internal energy formulas.
Bu belirli bir tarzda yazılmış bir programdır.This is a program written in a particular style.
Yüz oldukça kübist tarzda çalışılmış.Sensuality and discipline, I can see that. Now what about his face, do you think?
Bu insanların düşündüğü tarzda bir eşofman değil!These clothes aren't what you guys think they are.
Kimsenin daha önce bu tarzda bilgisi yoktu.No one's ever had this kind of information.
Bizim gördüğümüz tarzda yapılmış olmalı, karşıdan ya da üçte dörtlük kısım.Well, for that they have to be done as we just saw, en face or three-quarters.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.looking at it through Western eyes, using Western concepts.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.And so we prospered in a way that no other animal has.