Ana içeriğe geç
Sözlük

tarz ile cümle

tarz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İşte albüm bu tarz bir şey."Oikeastaan koko albumi oli sellainen”.
Juju (müzik) - Nijerya'da popüler bir müzik tarzıdır.Juju on nigerialaista populäärimusiikkia.
Bina 1694/98 yıllarında barok tarzda yapılmıştır.Se rakennettiin vuosina 1694–1698.
Topluluk, disko tarzında performanslar sergilemekteydi.Disco - Mitä rakkaus saa aikaan DiscoVEVO.
Türün yaşam tarzı çok az bilinir.Lajin elintapoja ei juuri tunneta.
Bu tarz 90'lı yılların başından beri özellikle internet üzerinden dağıtılmıştır.1990-luvusta lähtien sitä on jaettu laajalti internetissä.
Bu tarz resimlerin başlatıcısı, Güney Tanzanya'da doğan Mr. Edward Saidi Tingatinga'dır.Suuntauksen kantaisä on tansanialainen Edward Saidi Tingatinga.
Szilárd, bu tarz bir bombayla dünya üzerindeki tüm yaşamın yok edilebileceğini öne sürmüştür.Aidon motiivin sivuilmiönä koko planeetan turvallisuus vaarantuu.
Burgos Katedrali (Catedral de Burgos), İspanya'nın Burgos şehrinde, Gotik tarzda yapılmıştır.Burgosin katedraali on goottilainen katedraali Burgosin kaupungissa Espanjassa.
İlk başta albüm "pek çok tarzdan birçok yapımcıya sahip" olarak nitelendirilmişti.Albumin nimeksi piti alun perin tulla Too Many Humans.
Realizm, konuların idealist bir tarzda ele alındığı Romantizm’e bir tepki olarak başladı.Realismi oli vastaus sitä edeltäneelle romantiikalle, jossa kohteita käsiteltiin ihannoivasti.
Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir.Mozartin oma kehitys heijastelee klassismin tyylin kehitystä varsin läheisesti.
Thomas Jefferson, neoklasik tarzda bir malikane olan Monticello'nun inşaatına 1768 yılında başladı.Jefferson aloitti Monticellon rakentamisen vuonna 1768 omistamansa orjatyövoiman avulla.
Goya tarzıyla pek çok Fransız ressamı etkiledi.Francésin kuvitus on saanut paljon vaikutteita viktoriaanisesta goottityylistä.
Tarzın kızgın, agresif bir yapısı vardır.Veistoksissa on aggressiivinen, jopa väkivaltainen olemus.
Cannibal Corpse 1988'de New York'ta kurulan Death Metal tarzında müzik yapan amerikalı grup.Cannibal Corpse on yhdysvaltalainen Buffalossa, New Yorkissa vuonna 1988 perustettu death metal -yhtye.
Mimari tarzlar, her bir müşterinin talep ve gereksinimleri doğrultusunda evrilir.Lapsen kehitystä säätelevät kunkin tapa tai tarpeet.
Edimsöz tarzı; soru.Iltanuotiolla ; kirj.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Väkijoukko suhtautui Rustiin uteliaasti.
Giordano, Venedik ve Roma stillerini birleştiren bir tarz geliştirdi.Giordano omaksui venetsialaiset ja roomalaiset tyylit.
Bu onun kişisel tarzı olmuştu.Se oli niiden juridinen muoto.
Evet daha önce hiç denemediğim bir tarz.Närästys, jota ei ennen ole ollut.
Küba ile özdeşleşen rumba tarzındaki Latin müzikle elektronik rock müziğini birleştirmiştir.Kuubasta tuotu rumba-musiikki on suosittua.
Videoda Perry, burlesque ve Moulin Rogue tarzlarından esinlenen bir ortamda bulunuyordu.Videon ohjasi Kinga Burza, ja videolla Perry on burleskin ja Moulin Rougen tyylejä omaavassa ympäristössä.
Burada “Dil oyunu” ifadesi, dili konuşmanın meslek ya da hayat tarzının bir parçası olduğunu belirtmelidir.Käsitteen oli "määrä tähdentää sitä, että kielen puhuminen on osa toimintaa tai elämänmuotoa".
Çin tarzı giysiler giyer.Kiinalainen aamutakki.
Yine de grubun tarzını en iyi açıklayan söz yine Campbell'a aittir.Trilogiansa kalleimmassa osassa on edelleen pääosassa Bruce Campbell.
Bu yeni terimin bir film tarzı olarak benimsenmesin 21. yüzyılın başlarına rastlar.Näin ollen filmistä on vaikea löytää yhtymäkohtia hänen 2000-luvun aikaisempiin filmeihinsä.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Hän pukeutuu mielellään isänsä pukuun, sillä se on hänen mielestään sopivan asiallinen.
Tarzan ve Jane evlenirler, ve bir süre İngilterede yaşarlar.Lorelei ja Gus aikovat matkustaa Pariisiin ja mennä siellä naimisiin.
Diğer geleneksel sanat tarzları da yapılmaya devam edilmiştir.Joitakin perinteisen uskon tapoja harjoitetaan kuitenkin edelleen.
Üst ve alt kubbeler aynı tarzda eliptik şekle sahiptirler.Keski- ja kärkinivel ovat rakenteeltaan samanlaisia sarananiveliä.
Eser, mesnevi tarzında yazılmıştır ve 573 beyitten oluşmaktadır.Se on muurattu ja suorakaiteen muotoinen ja siinä on 275 istumapaikkaa.
Çerno (Kirilce: Черно) Fin doom metal tarzındaki KYPCK grubunun ilk stüdyo albümüdür.Tšerno (Черно) on suomalaisen Kypck-yhtyeen ensimmäinen studioalbumi.
Bu tarzdaki hareketler sokak tarzına göre biraz daha farklıdır.Näiden seikkojen painopiste kuitenkin vaihtelee hieman pelimuodon mukaan.
Yazma tarzları ve biçimleri Theofanis'in almanak yaklaşımıyla hiç alakası olmayan dört ayrı çalışma içerir.Kokoelma käsittää neljä kirjaa, joiden tyyli poikkeaa Theofaneen teksteistä.
Ummagumma, Pink Floyd'un 1969'da çıkardığı progresif ve psychedelic müzik tarzında olan bir çift albümdür.Ummagumma on Pink Floydin vuonna 1969 julkaisema tupla-albumi.
Tarz olarak geleneksek country müziği ve southern rock arasındadır.Yhtyeen musiikkissa on country ja southern rock vaikutteita.
Yineleyici oyun oynama tarzı ve sınırlı sosyal beceriler oldukça barizdir.Varsinaisena kamppailumuotona länsimainen vapaaottelu on varsin nuori.
Avrupa’ya ise bu tarzı üçü de Almanya’da kurulan Kreator, Sodom ve Destruction taşımıştır.Saksalaisyhtyeet Kreator, Sodom ja Destruction taas toivat suuntauksen Eurooppaan.
Tersi durumda işleyiş tarzı sorun yaratır.Käytännössä kuitenkin liikuntapaikkarakentaminen oli ongelmallista.
Kendi tarzını oluştururken Charley Patton'dan çok şey öğrendi.Charley Pattonista on olemassa vain yksi valokuva.
Arabacı öyküsü özellikle kullanılan çekim tarzı açısından çok etkileyicidir.Talladega on kuuluisa eritoten huippunopeasta moottoriradastaan.
Kendine has bir tarzı vardır.Hänellä on oma ainutlaatuinen tyyli.
Ön bölüm Renault'un 2013 tarzına uyumlu hale getirilmiştir.Ensimmäisen sukupolven Kangoo esiteltiin vuonna 1997 Renault Expressin seuraajaksi.
Bu eşya paketinde eski tarz mobilyalar, kıyafetler ve saçlar olacak.Tuttuun tapaan mukana on uusia hiustyylejä, vaatteita ja huonekaluja.
Çocukluğumdan beri caz söylüyorum ve bu tarzın gerçek yüzünü göstermek istedim."Aloin käydä Siionin virsi -seuroissa ja tunnistin siellä oitis lapsuudestani rakkaat virret.»
Güçlü sesi ve duygusal tarzı nedeniyle Blues'un Kraliçesi olarak anılır.Häntä on ainutlaatuisen äänensä vuoksi sanottu bluesin kuningattareksi.kenen mukaan?
Yaşam tarzınıza dikkatle bir göz atın.Tarkastelkaa omaa elämäntapaanne.
Doğruyu söylemek gerekirse, onun konuşma tarzından hoşlanmadım.Totta puhuakseni, en tykkää hänen tavastaan puhua.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Ο Μπένετ μου είπε κάποτε:" Υπάρχουν διαφορετικά στιλ στο έργο.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Οι άνθρωποι τον κοίταξαν με ένα διαφορετικό τρόπο.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Αυτό μπορεί να οφείλεται στην ενισχυμένη ευαισθησία στον Δυτικό τρόπο ζωής σε ορισμένες εθνοτικές ομάδες.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Ο τρόπος παραγωγής καθορίζει γενικά την κοινωνική, πολιτική και πνευματική διαδικασία της ζωής.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ο τρόπος του Σαχ είναι να αντιμετωπίζει το έργο ως αστείο.'"
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.Τέτοιες τοπικές εκφάνσεις μπορούσαν να αντιμετωπιστούν σχεδόν σαν ξεχωριστές οντότητες.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler ve ilaçlar ürik asit düzeylerini düşürebilir.Αλλαγές στον τρόπο ζωής και τα φάρμακα μπορεί να ελαττώσουν τα επίπεδα ουρικού οξέος.
"O poz yaşam tarzıma uygun".«Η περιπλάνηση ως στάση ζωής».
Mobilyalarda Fransız tarzını tercih etmişlerdir.Τα γαλλικά προτιμούνταν στη διοίκηση.
Bu tarza sonradan noktacılık dendi.Ο συγκεκριμένος τίτλος αφορά μεταγενέστερη εποχή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tarz ile cümle - Sayfa 50 - tarz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App