Ana içeriğe geç
Sözlük

tarz ile cümle

tarz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Her şeyi bir kenara itti ve bu onun tarzıydı.Die moest dan wel bekken, zoals bijvoorbeeld de zijne.
Çatı seviyesi ise daha çok Maniyerizm tarzında tasarlanmıştır.Het pand werd opgetrokken in de stijl van het maniërisme.
Satın aldığı şeylerin birçoğu Naziler tarafından "yozlaşmış sanat" olarak etiketlenecek bir tarzdı.Een tiental van zijn schilderijen werd hetzelfde jaar als 'entartete kunst' door de nazi's in beslag genomen.
Daha geleneksel bir tarza yöneldi ve neo-klasik eserler verdi.Hij bouwde neo-gotische residenties en bestelde neo-gotische kunst.
Fantasik edebiyat, gerçeğe dayalı olmayan yazılı anlatım tarzıdır.Puur komische literatuur is eigenlijk iets dat niet bestaat.
Altkültürü sadece konserler ve giyim tarzları güçlendirmedi.Het blijft het niet alleen beperkt tot afspraken over woning en kledij.
Katedral: 12. yüzyılda Romenesk mimarı tarzında yapılmıştır.Het kerkgebouw werd in de 12e eeuw in Romaanse stijl gebouwd.
Brooklyn Nine-Nine aksiyon komedi tarzında bir Amerikalı televizyon dizisidir.Brooklyn Nine-Nine is een Amerikaanse televisieserie uit 2013.
Ders verir tarzda önermeler de yoktur.Het was geen tijd om les te geven.
Hollanda'da çok iyi tanındı çünkü Country tarzında müzik yapıyordu.In Nederland stond zij meer bekend vanwege haar werk in de mode-industrie.
Bir Kadının Portresi çeşitli tarzları bir resimde toplayan bir sanat eseri olarak bilinmektedir.Een groepsportret is in de beeldende kunst een portret van meerdere personen.
Tarzı nedeniyle oyuncuların büyük beğenisini toplamıştır.De platenspelers kregen vanwege hun degelijkheid veel waardering.
Bu tarz oyunlardan farklı olarak oyuncu her levelin başında uçak veya halikopter seçimi yapabilir.Op ieder gewenst moment kan de speler een ander vliegtuig kiezen.
Bu tarzda anlatıcı genelde birinci şahıs anlatıcıdır.Meestal zal met name het eerste gesprek een dergelijk karakter hebben.
Yoksul Sanat tarzında çalışır.Zijn werken behoren tot de arte povera.
Neogotik tarzdandır.Neogotische stijl.
Avrupa tarzı yürütmede sadece süre sonuna kadar uygulanabilir.European style - kunnen slechts op één tijdstip worden uitgeoefend, namelijk aan het einde van de looptijd.
Ondan önceki filmleri kız-kız tarzındadır.Zijn eerste professionele optreden was in de film Mädchen, Mädchen.
Metinler aynı konuşma tarzında yazılmış söylevlerdi.De uitbreidingen werden in diezelfde stijl gedaan.
Diğer geleneksel sanat tarzları da yapılmaya devam edilmiştir.Daarnaast werd ook de traditionele kunst verder ontwikkeld.
Bu tarz 90'lı yılların başından beri özellikle internet üzerinden dağıtılmıştır.Het latrelatie-verschijnsel is vooral sinds de jaren zestig verspreid.
Eyaletler: Birlik bölgeleri: Din Hindistan’da bir hayat tarzıdır.Hòa Bình, uitspraak: ?) is een provincie van Vietnam.
Yaşar Kemal, deus ex machina anlatım tarzını bu üçlemede kullanmıştır.Daarom liet Händel een deus ex machina ingrijpen in de handeling.
Belgesel tarzında çekilmiş olan bu film, söz konusu arayışın yarı kurgusal olarak anlatılmasına dayanır.De reden daarvoor wordt gaandeweg een dergelijke film duidelijk middels de found footage.
Önemli olan idare tarzının monarşi olmasıdır.Het hofje heeft het de status rijksmonument.
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Deze situatie heeft ertoe geleid dat het lastig is de kenmerken van de soort goed vast te stellen.
Sonuç olarak orijinal mimari tarz bugüne kadar korundu.Van dit huis is de oorspronkelijke werfkelder tot op de dag van vandaag bewaard gebleven.
Giyim tarzını değiştirdi.Hij heeft zijn kledingstijl veranderd.
Onun bana bakma tarzı bana kötü bir his verdi.De manier waarop hij naar me keek, gaf me een slecht gevoel.
Yaşam tarzları genellikle sadedir.De leefstijl is meestal sober.
Herkesin bu yaşam tarzının bir parçası olmasını bekliyorum."Chcę by ludzie poczuli część tego stylu życia”.
2011 senesinden bu yana müzik tarzını geliştirmeye de devam etmektedir.Od 2011 roku rozwijał również swój styl muzyczny.
Japon müziği, hem geleneksel hem de modern olmak üzere farklı tarzlarda birçok tür içermektedir.Muzyka japońska obejmuje szeroki wachlarz stylów muzycznych, zarówno nowoczesnych, jak i tradycyjnych.
Tip 2 diyabet gelişimi, yaşam tarzı ve genetik faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanır.Rozwój cukrzycy typu 2 jest spowodowany połączeniem stylu życia i czynników genetycznych.
Lana Del Rey, tarzını "kendine özgü gangster Nancy Sinatra" olarak tanımlamıştır.Rey porównała siebie raz do "gangsterskiej Nancy Sinatra".
O'nun konuşma tarzı, oyun tarzı...Jego zwyczaje, sposób bycia ....
B'Day Anthology Video Album, klasikten çağdaş giyim tarzlarına kadar pek çok moda odaklı görüntüye yer verdi.Album B’Day Anthology ukazywał wiele modowych wariacji, od klasyki, do kostiumów prosto z wybiegów.
Portekiz müziği çeşitli tarzları barındırır.Portugalska muzyka obejmuje rozmaite gatunki muzyczne.
AxeWound, 2012'de kurulmuş Britanyalı-Kanadalı Metalcore tarzı bir gruptur.AxeWound - brytyjsko-kanadyjska supergrupa założona w 2012 roku wykonująca metalcore.
İlk defa Roma'ya geldiğinde (1779-1781) sanat tarzını Rokoko'dan Neoklasizm'e değiştirdi.W okresie swojego pierwszego pobytu w tym mieście (1779–1781) zmienił styl malarski z rokoko na klasycyzm.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler, metforminden daha etkindir.Zmiana trybu życia jest jednak bardziej skuteczna niż stosowanie metforminy.
Gojira'nın müziği, birçok tarzı harmanladığı için kolaylıkla sınıflandırılamaz.Muzyka zespołu Gojira jest trudna do zaklasyfikowania z powodu wpływu wielu stylów muzycznych.
Old-fashioned Tomato Rice (eski tarz domatesli pirinçli) küçük harfle yazılan tek çorba çeşididir.Napis „Old-fashioned Tomato Rice” jest jedynym, w którym wykorzystano małe litery.
Müzik tarzı Electro House ve Progressive House.Dominujący gatunek muzyczny to Progressive house.
Bu "Spaghetti Western" olarak bilinen bir alt tarzdı.Klip jest utrzymany w stylu spaghetti western.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Aktywny tryb życia może obniżyć ryzyko zachorowania o połowę.
Örneğin "Karını dövmeyi bıraktın mı?" tarzında bir soru karını geçmişte dövdün varsayımını içerir.Np. pytanie „kiedy przestał pan bić żonę?” zakłada, że osoba pytana biła żonę.
Bu tarzda ilk filmi No Regrets for Our Youth oldu.Innym schematem utworu jest żal za występki młodości.
Dimachaeri, iki kılıç kullanan gladyatör dövüş tarzı.Dimachaerus - gladiator walczący dwoma mieczami lub sztyletami.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.Po upadku Paganu wznoszono jedynie znacznie mniejsze świątynie w stylu gu.
Filmin caz tarzındaki özgün müziğini ise Lalo Schifrin bestelemiştir.Twórcą charakterystycznego motywu muzycznego był Lalo Schifrin.
Türün yaşam tarzı çok az bilinir.Tryb życia tych zwierząt jest słabo znany.
Romanesk tarzında yapılmıştır.Została wybudowana w stylu romańskim.
Bunun yerine, batı tarzı elbiseler giydiler.Kobiety miały się ubierać na styl zachodni.
Bu yeni tarz sonraki Death albümlerinde daha da açığa çıkacaktır.Trend ten stał się jeszcze wyraźniejszy na następnym albumie.
Şarkı Amerikan yaşam tarzının aşırılıklarını, Amerikan rüyasının görünmeyen karanlık yüzünü anlatmaktadır.Artystka krytykuje amerykański styl życia i sen o wielkości Ameryki.
Pişirme tarzına göre ekmekler ikiye ayrılır: Ev ekmeği, fırın ekmeği.Różnice semantyczne w diaforze mogą być słabo zarysowane, np.: Chleb jest chlebem codziennym.
Cinayet tarzında bazı şeyler novelle tutuşmamakta.Niezapisaną w żadnych aktach historię pewnego ataku terrorystycznego.
Müzik tarzını, etkilendiği Rancid, Misfits ve Bad Religion gruplarından almıştır.Tymi, którzy wpływali na jego styl, byli Rancid, Misfits i Bad Religion.
Tüketiciler için, Windows Mağazasının Metro tarzlı uygulamaları elde etmenin tek yolu olması amaçlanmıştır.Dla konsumentów, Sklep Windows jest jedyną drogą uzyskiwania aplikacji Metro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod