Ana içeriğe geç
Sözlük

tartma ile cümle

tartma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Durumu tartmalı ve ona göre hareket etmelisin.You must judge the situation and act accordingly.
Bugünden başlayarak kendimi her gün tartmaya karar verdim.I have decided to weigh myself every day starting today.
Onların çantalarını tartmadım.I didn't weigh their bags.
Bizim seçeneklerimizi tartmamız gerekiyor.We need to weigh our options.
Seçeneklerimi tartmak zorundayım.I have to weigh my options.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Addictive individuals feel highly insecure when it comes to relationships.
Waag: Tarihsel tartma baskülü evi.Old House Web - Historic Water Conservation.
Pişirmede buna ölçekleme diyoruz -- malzemeleri tartmak.So in baking we call it scaling -- weighing out the ingredients.
Öncelikle bir mühendis gibi problemi tartmalıyız.Well, first you have to, as an engineer, scope the problem.
Olasılık tartmada, ispat değişkenlerini düzeltiyoruz.With likelihood weighting, we fix the evidence variables.
Olasılık tartma müthiş bir tekniktir, ama bütün sorunlarımızı çözmez.Likelihood weighting is a great technique, but it doesn't solve all our problems.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Do you see a man who is hasty in his words? There is more hope for a fool than for him.
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Teraziyi doğru tutun, adaletle tartın ve eksik tartmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Ölçme ve tartmayı tam bir dürüstlükle yerine getirin.God does not burden a soul beyond capacity.
O'ndan başka tanrınız yok sizin. Eksik ölçüp yanlış tartmayın.So do not give in short measure nor underweigh.
Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Eksik ölçüp yanlış tartmayın.And give not short measure and weight.
TAHIL TARTMA KANUNUConstellation name (optional)CEREAL MEASURE REGULATION
SETimes'a konuşan Simiç, "Sırbistan'ın şimdi hamlelerini iyi tartması gerekiyor."Serbia now has to carefully analyse its moves.
Bir şeri fıçısını tartmakWeighing a sherry barrel
Akut orta kulak iltihabı için antibiyotik kullanmadan önce fayda ve zararları tartmak önemlidir.It is important to weigh the benefits and harms before using antibiotics for acute otitis media.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Incapacité de répondre adéquatement dans les relations interpersonnelles.
Bu kadar çok altının sayılması gayet uzun zaman alacağından Ayşe bunları bir ölçekle tartmayı düşünür.Hoje em dia já não é mais preciso ter muito dinheiro para adotar esse modo de vida.
Talent (Latince: talentum, Antik Yunancadan: τάλαντον "ölçek, tartmak" ) Antik bir Ölçü birimi.Um momento (latim: momentum, «movimento»)? era uma unidade de tempo medieval.
Aksi halde kızdırma ve tartma işlemi tekrarlanır.Jinak hrozí rázy a přetržení.
Talent (Latince: talentum, Antik Yunancadan: τάλαντον "ölçek, tartmak" ) Antik bir Ölçü birimi.Talentti (m.kreik. τάλαντον, tálanton; lat. talentum) on muinainen massan yksikkö.
Aksi halde kızdırma ve tartma işlemi tekrarlanır.Bedrageri og løftebrudd gjentas til stadighet.
Waag: Tarihsel tartma baskülü evi.Za: Tovarna pohištva Lipa Ajdovščina.
Bu kadar çok altının sayılması gayet uzun zaman alacağından Ayşe bunları bir ölçekle tartmayı düşünür.Kad susikauptų tiek smėlio, reikia labai daug laiko.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.A Šalamún nechal všetko to náradie nevážené pre množstvo kovu, náramne veľké; nevyhľadávala sa váha medi.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.E Salomão deixou de pesar esses objetos devido ao seu excessivo número; não se averiguou o peso do bronze.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.És mindezeket az edényeket Salamon méretlen hagyá, a réznek felettébb való sokasága miatt.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.In Salomon je pustil vse te posode nepretehtane, zaradi prevelike množine niso mogli dognati teže bronovini.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Ja Salomo jätti kaikki kalut punnitsematta, koska niitä oli ylen paljon; vasken painoa ei määrätty.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.기구가 심히 많으므로 솔로몬이 다 달지 아니하고 두었으니 그 놋 중수를 능히 측량할 수 없었더라
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo lod alle Tingene uvejet på Grund af deres såre store Mængde, Kobberet blev ikke vejet.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo lot alle disse ting være uveid, fordi de var så overvettes mange; kobberets vekt blev ikke undersøkt.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomón dejó de pesar todos estos utensilios por su gran cantidad; no se averiguó el peso del bronce
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomone installò tutti gli arredi in quantità molto grande: non si poteva calcolare il peso del bronzo
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Sa-lô-môn không cân một món nào trong các khí dụng ấy , bởi_vì nhiều quá ; người không xét sự nặng của đồng .
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Sa-lô-môn không cân một món nào trong các khí dụng ấy, bởi vì nhiều quá; người không xét sự nặng của đồng.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Und Salomo ließ alle Gefäße ungewogen vor der sehr großen Menge des Erzes.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Zanechal pak Šalomoun vážení všeho nádobí, pro množství veliké není vyhledáváno váhy mědi.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.И поставил Соломон все сии вещи на место . По причине чрезвычайного их множества, вес меди не определен.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.וינח שלמה את כל הכלים מרב מאד מאד לא נחקר משקל הנחשת׃
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.وترك سليمان وزن جميع الآنية لانها كثيرة جدا جدا. لم يتحقق وزن النحاس.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.這 一 切 、 所 羅 門 都 沒 有 過 秤 因 為 甚 多 . 銅 的 輕 重 也 無 法 可 查
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.這一切 、 所羅門 都 沒有過秤 因 為甚多 . 銅 的 輕重 也 無法 可查
Olasılık tartmada, ispat değişkenlerini düzeltiyoruz.S vážením věrohodnosti upravíme pozorovací proměnné.
Olasılık tartmada, ispat değişkenlerini düzeltiyoruz.При взвешивании вероятностей мы фиксируем значение для переменной основания.
Olasılık tartmada, ispat değişkenlerini düzeltiyoruz.つまりこの例の場合Aは常に真です
Olasılık tartma müthiş bir tekniktir, ama bütün sorunlarımızı çözmez.Vážení věrohodnosti je skvělá technika, ale neřeší všechny naše problémy.
Olasılık tartma müthiş bir tekniktir, ama bütün sorunlarımızı çözmez.Ważenie prawdopodobieństw to świetna metoda, ale nie rozwiązuje wszystkich problemów.
Olasılık tartma müthiş bir tekniktir, ama bütün sorunlarımızı çözmez.Хотя метод взвешивание вероятности является отличным методом, но всё же, он не может решить все наши проблемы.
Olasılık tartma müthiş bir tekniktir, ama bütün sorunlarımızı çözmez.すべての問題は解けません +s、+rが与えられた時の Cの値を求めたいとします
Öncelikle bir mühendis gibi problemi tartmalıyız.Als ingenieur moet je eerst het probleem verkennen.
Öncelikle bir mühendis gibi problemi tartmalıyız.Đầu tiên, nếu là một kĩ sư thì bạn phải giải quyết vấn đề.
Öncelikle bir mühendis gibi problemi tartmalıyız.Ei bine, în primul rând trebuie să depistezi problema, ca un inginer.
Öncelikle bir mühendis gibi problemi tartmalıyız.Najpierw trzeba po inżyniersku zbadać zakres tematu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod