tartı ile cümle

tartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami ve Leyla bir tartışma yaşadılar.Sami and Layla had an argument.
Tartışmanın nasıl başladığını hatırlamıyorum.I don't remember how the argument started.
Sami ve Leyla çok tartışırlar.Sami and Layla would argue a lot.
Sami onu Leyla ile tartıştı.Sami discussed that with Layla.
Sami ve Leyla tartışıyorlardı.Sami and Layla were arguing.
Sami ve Leyla tartışıyorlar.Sami and Layla have been arguing.
Sami, Leyla ile tartışıyordu.Sami was arguing with Layla.
Sami ve Leyla daima tartışırlardı.Sami and Layla would always argue.
Sami ve Leyla'nın onun üzerine bir tartışmaları vardı.Sami and Layla had an argument over that.
Sami ve Leyla, Ferit'in öldürülmesini tartıştı.Sami and Layla discussed Farid's murder.
Sami ve Leyla bazen tartıştılar.Sami and Layla argued sometimes.
Tom'la hiç tartışıyor musun?Do you ever argue with Tom?
Tom ve benim o konuda uzun bir tartışmamız oldu.Tom and I had a long discussion about that.
Tom bunu Mary ile tartıştı mı?Did Tom discuss it with Mary?
Tom ve Mary'nin tartıştığını duydum.I heard Tom and Mary arguing.
Tom bunu seninle tartıştı mı?Has Tom discussed it with you?
Tom onu Mary ile tartıştı mı?Has Tom discussed that with Mary?
Bu ilginç bir tartışmaydı.It was an interesting debate.
Ben senden daha çok tartıyorum.I weigh a lot more than you.
Ben senden çok daha fazla tartıyorum.I weigh a lot more than you do.
O problemi yarın tartışacağız.We'll discuss that problem tomorrow.
Seçeneklerimizi tartıştık.We discussed our options.
Birçok şeyi tartıştık.We discussed many things.
Bir şey söylememin gerekip gerekmediğini tartıştım.I debated whether I should say anything.
Bu hafta ebeveynlerinle tartıştın mı?Have you quarreled with your parents this week?
Tom bütün gece arkadaşları ile siyaset tartıştı.Tom discussed politics all night with his friends.
Tom ve arkadaşları bütün gece siyaset tartıştılar.Tom and his friends discussed politics all night.
Tom ve Mary hararetli bir tartışma yaşadı.Tom and Mary had a passionate argument.
Bir ilişkide tartışmalar yaşamak normal mi?Is it normal to have arguments in a relationship?
Tom'la tartışmaktan nefret ediyorum.I hate arguing with Tom.
Bunu tartışmamız gerekiyor.We need to have a discussion about this.
Her gün tartıl.Weigh yourself every day.
Tom her gün tartılıyor.Tom weighs himself every day.
Tom benimle tartıştı.Tom argued with me.
Tartıl ve bana kilonu söyle.Weigh yourself and tell me how much you weigh.
Ne hakkında tartışıyorsun?What are you arguing about?
Ne hakkında tartışıyorsunuz?What are you arguing about?
Meseleyi tartışmak için sizinle görüşmek istiyorum.I want to meet with you to discuss the matter.
Bunun tartışması hâlen sürüyor.That's still being debated.
Bu konu hâlâ tartışılıyor.That's still being debated.
Onunla esrar kullanımı konusunda tartışamaya girdim.I had an argument with him about the use of marijuana.
Onunla tartışmaya girmezsen iyi edersin.You'd better not argue with her.
Girdiği tartışmaları nadiren kazanır.He seldom wins arguments.
İnsanların içinde karısıyla asla tartışmaz.He never quarrels with his wife in public.
Toplum içinde karısıyla hiç tartışmaya girmez.He never quarrels with his wife in public.
Müdürle tartıştık.We had an argument with the manager.
Sorunuz tartışılan konuya ait değil.Your question doesn't belong to the topic that is being discussed.
Sizin sorunuz tartışılan konuyla ilgili değil.Your question doesn't belong to the topic that is being discussed.
Yerinde olsam Tom ile tartışmazdım.I wouldn't argue with Tom if I were you.
Tom patronuyla bir tartışma yaşadı.Tom had an argument with his boss.
Bunu zaten Tom'la tartıştım.I've discussed that with Tom already.
Fatura şiddetli bir tartışmanın fitilini ateşledi.The bill triggered a storm of outrage.
Tartıya çıkabilir misiniz lütfen?Can you stand on the scale, please?
Bu araştırmanın bilimselliği çok tartışmalı.The scientificity of this research has been often disputed.
Neden tartışmıyoruz?Why don't we discuss it?
Biz de Tom'la tam bunu tartışıyorduk.Tom and I were just discussing that.
Bu hâlâ tartışma konusu.That's still a matter of debate.
Bu konu hakkında uzun bir tartışma yaptık.We had a long discussion about it.
Robert ve Martha tekrar tartışmaya başladılar.Robert and Martha began arguing again.
Robert ile Martha yine tartışmaya başladılar.Robert and Martha began arguing again.

İlgili Sayfalar