tartı ile cümle

tartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tartışmayı severim.I like to argue.
Tartışmayı kazandım.I won the argument.
Bunu babamla tartışmalıyım.I should discuss it with my father.
Fadıl ve Leyla'nın tartışmaları unutuldu.Fadil and Layla's disputes were forgotten.
Evde Fadıl hakkında hiçbir tartışma yoktu.There was no discussion about Fadil in the house.
Tom seninle tartışması gereken bir şeyi olduğunu söylüyor.Tom says he has something he needs to discuss with you.
Tom'un Mary ile tartışması gereken bir şeyi var.Tom has something he needs to discuss with Mary.
Tom'un sorunlarını tartışacak kimsesi yoktu.Tom had no one to discuss his problems with.
Sami ve Leyla'nın tartışmaları devam etti.Sami and Layla's arguments continued.
Sami ve Leyla içki meselesiyle ilgili tartıştılar.Sami and Layla argued about her drinking issue.
Özgürlüğün var olup olmayacağı filozoflar tarafından uzun süre tartışılmıştır.Whether free will exists has been debated by philosophers for a long time.
Tartışmayı yönetir misin?Would you mind leading the discussion?
Tom'un Mary ile ateşli bir tartışması vardı.Tom had a heated argument with Mary.
Meseleyi Tom'la tartıştım.I've discussed the matter with Tom.
Seninle tartışma isteğim yok.I have no desire to argue with you.
Konuyu Tom'la tartıştım.I discussed the matter with Tom.
Tartışmayı yönettim.I led the discussion.
Biz her zaman tartışırız.We always quarrel.
O, tartışmamı çarpıttı.He distorted my argument.
Bu benim tartışmamın bir çarpıtılması.That's a distortion of my argument.
Benim tartıştığım şey bu değil.That's not what I am arguing.
Tartışmaya girmeyelim.Let's not get into an argument.
Tom ve Mary her zaman tartışırlardı.Tom and Mary used to argue all the time.
Onunla tartışmak işe yaramaz.It's no use arguing with her.
Onlar hep tartışıyorlar.They’re always arguing.
İnsanların tartışmaktan kaçınmak istediği bazı şeyler vardır.There are some things that people like to avoid discussing.
Benim ideolojim tartışmasız olarak üstüntür.My ideology is unquestionably superior.
Bu tartışma çok siyasi oluyor.This discussion is getting too political.
Bu tartışmanın siyasetle ilgili olmaması gerekiyordu.This discussion wasn't supposed to be about politics.
O çok tartışmalıdır.That's very controversial.
Annem ve babam çok tartışırlar.My parents argue a lot.
Annem ve babam çok tartıştılar.My parents argued a lot.
Romence tartışmasız olarak zor bir dildir.Romanian is indisputably a difficult language.
Tom ve Mary çok tartışıyorlardı.Tom and Mary argued a lot.
Tom ve Mary çok tartışırlar.Tom and Mary argue a lot.
Neden bunu bile tartışıyoruz?Why are we even discussing this?
Leyla ve Sami o gece defalarca tartıştılar.Layla and Sami argued repeatedly that night.
Leyla tartışmacı ve kibirlidir.Layla is argumentative and arrogant.
Bunu bir avukatla tartıştın mı?Have you discussed this with a lawyer?
Bunu ofisimizde tartışıyor olmamız gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we should be discussing this in my office?
Onu burada tartışmayalım.Let's not discuss that here.
Tom ve Mary'nin tartışmasını dinlemek istemedim.I didn't want to listen to Tom and Mary arguing.
Onu ofisimde tartışalım.Let's discuss that in my office.
Bu soru tartışmalı.This question is controversial.
Boston'da tartıştığımız şey bu değil.That's not what we discussed in Boston.
İkiniz sık sık tartışıyor musunuz?Do you two often argue?
Bunu tartışmak istemiyor musunuz?Don't you want to discuss it?
Onu tartışmak istemiyor musun?Don't you want to discuss it?
Lütfen bunu tartışabilir miyiz?Can we please discuss this?
Leyla ve Sami tartışmaya girdiler.Layla and Sami got into an argument.
Seninle tartışmak gereken bir şeyim var.I have something I need to discuss with you.
Sami ve Leyla asla tartışmadılar.Sami and Layla never argued.
Tom ve Mary bütün öğleden sonra tartışıyorlar.Tom and Mary have been arguing all afternoon.
Tom ve Mary hiç tartışmadı.Tom and Mary never argued.
Tom ve Mary hiçbir şey hakkında tartışmazlar.Tom and Mary never argue about anything.
Sami ve Leyla'nın uzun bir tartışmaları oldu.Sami and Layla had a long discussion.
Onunla tartışmayın.Do not argue with him.
Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.This topic has already been hotly debated in the past, but no agreement was reached.
Bu hususta ateşli bir tartışma yaşadık.We had a fiery debate in this respect.
Ben tartışmaya katılmadım.I didn't take part in the discussion.

İlgili Sayfalar