tartışmalar ile cümle
tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat bu toprakların asıl kime ait oldukları hakkında tartışmalar vardır.On peut se demander plus généralement quels sont les corps possédant cette propriété.
Bu aşamadan sonra aralarında gergin duygusal gelgitler, tartışmalar yaşarlar.Plus tard, suite à des tensions entre eux, ils se ravisent.
Yunanca yazılan kitapları Yunan tarihinde büyük tartışmalara sebep olmuştur.Ses livres provoquèrent un des plus grands débats de l’historiographie grecque.
Resimlerinden ve kitaplarından bazıları tartışmalara sebep olmuştur.Nombre de ses discussions de groupe et entretiens ont été publiés dans des livres.
Çeşitli konferanslarda Hristiyanlığı sorgulamış, birçok ünlü Hristiyan din adamıyla tartışmalar yapmıştır.Il y prêcha avec grand succès et y disputa avec des représentants des confessions chrétiennes concurrentes.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.Il y a des histoires contradictoires au sujet de ce qui arrive ensuite.
Rusya ve Çin arasındaki ideolojik tartışmalar ve sınır sorunları bazı sınır ötesi operasyonlara yol açmıştır.La relation entre la Russie et l'Iran est cependant traversée par certains facteurs d'ambigüité.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Ces arguments sont débattus depuis des siècles,.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Ces œuvres suscitent la discussion et la polémique.
Bernoulli sayıları üstel işlev üzerine olan tartışmalarda görülür.Les nombres de Bernoulli apparaissent dans ce livre lors d'une discussion sur la série exponentielle.
1990'lı yılların ikinci yarısında Kıbrıs’la ilgili tartışmalar yeniden artmıştır.Il n’est donc pas étonnant que la querelle ait rebondi durant les années 1990.
Bu ikilem, zaman zaman tartışmaları beraberinde getirmektedir.Il n'est donc pas étonnant que ces forêts occasionnent de temps à autre des litiges.
Bu durum ailenin düşüşüyle ilgili tartışmalara neden olmuştur.Il y a eu des controverses sur les raisons de ce déclin.
Bu ismin ne zaman ortaya çıktığı hakkında tartışmalar vardır.Il subsiste néanmoins des discussions quant à l’origine de ce nom.
Babasının oturma odasındaki devlet işleri tartışmalarına kulak misafiri olmaktaydı.Ils placent le bureau de ce dernier sur écoute...
Gilan isminin kökeni hakkında tartışmalar vardır.Il y a litige sur l'origine du nom de lieu.
Tartışmalar günler sürdü.Les débats durèrent plusieurs jours.
Organikcilik konusundaki tartışmalar özellikle, Fransa'da çok yapıldı.Système de convention d'enchères très pratiqué notamment en France.
Doğum yerinin hangi kasaba olduğu hakkında tartışmalar bulunmaktadır; ama büyük olasılıkla Doornik'dir.Son lieu de naissance n'est pas connu, il est possible que ce soit Lyon.
Bu yönde ortaya koyduğu zengin tartışmalarla, zamanının en etkili filozoflarından biri olmuştur.La fortune de Le Ber fit de lui une des personnalités les plus influentes de son temps.
Limbik sistem teriminin kullanımı hakkında halen tartışmalar sürmektedir.Des questions surgissent face à l'utilisation du système de classification.
Ancak ben bu olayı duyduğumuda tüm tartışmaları bitirdim.À la fin de l'épisode, tout le monde se dispute.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Las manchas solares tenían mucha importancia en el debate sobre la naturaleza del sistema solar.
Bir şarkıyı kaydetmeden önce aralarında yoğun tartışmalar yaptılar.Ambos tuvieron intensas discusiones antes de grabar una canción.
"Ben bütün tartışmaları sevdim.“Me gustaron sus opiniones.
Alman tarihçiler arasındaki Nazi dönemi tartışmalarının öncü kişisiydi.Fue una figura determinante en el debate sobre el periodo nazi entre los historiadores alemanes.
Fakat Maria zamanının bu tartışmaların hiçbirine katılmamıştır.Sin embargo, no está documentado que María estuviera involucrada en ninguno de los conflictos de la época.
İnsan klonlama olasılıklar etik açıdan anlaşmazlıkları ve tartışmaları doğurmuştur.La posibilidad de la clonación humana ha planteado controversias éticas.
Çatışma: Grup üyeleri birbirlerine tanıdık hale gelirler, tartışırlar, küçük kavga ve tartışmalar oluşur.El Núcleo: Es un grupo pequeño de miembros que participan activamente en discusiones, debates y proyectos.
Şiddetli tartışmalardan sonra konferans sonuç alınamadan dağıldı.Tras el surgimiento de graves desacuerdos entre las partes, la conferencia se suspendió sin resultados.
Konu Yunanistan'da büyük tartışmalara neden oldu.El tema ha causado controversia en la Grecia actual.
Prusya'nın çabuk zaferi sonrası, 1871'de tartışmalarda Kleindeutsche Lösung ağır basmaya başladı.Tras la rápida victoria de Prusia, el debate se decidió a favor de la Kleindeutsche Lösung en 1871.
Kısacası tartışmalar hâlâ devam etmektedir. "La polémica continúa».
Retorik, bir konu üstünde bireylerin farklılığı tartışmalarıdır.El desacuerdo yace principalmente sobre cuáles son las implicaciones de la diferencia.
Forum tartışmaları, blog yazıları, öğretici video ve Wiki SSS içerir.También hay foros de discusión, blogs, videos tutoriales y Wiki FAQ.
Ancak ben bu olayı duyduğumuda tüm tartışmaları bitirdim.Después de haber obtenido todos los resultados de las discusiones.
Ayrıca fotoğrafta infaz edilmekte olan adamın kimliği hakkında da bazı tartışmalar vardır.Hay mucho debate acerca de la identidad del hombre que aparece en la foto.
İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar.Ambos grupos no podían relacionarse ni mezclarse.
Simülasyon argümanı özellikle transhümanizm alanında ciddi akademik tartışmalara konu olmuştur.La hipótesis de simulación es una materia de debate académico serio dentro del campo del transhumanismo.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.Se sostuvieron interminables discusiones sobre ella.
Hikâyenin tarihsel doğruluğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.Ha habido varias disputas en cuanto a la precisión histórica de Fair Game.
Günlük geliştirme tartışmaları Linux çekirdeği e-posta listesi aracılığıyla yapılmaktadır.El desarrollo del día a día tiene lugar en la Linux Kernel Mailing List Archive.
Lewis Hamilton, güvenlik aracını tartışmalara neden olacak bir şekilde geçti.Lewis Hamilton tuvo que conformarse con ser subcampeón.
Olay sonrası hattın yeniden inşasına dair tartışmalar yaşanmıştır.Tras este episodio se reanudó la construcción.
Tartışmalar giderek sertleşiyordu.La discusión fue cada vez más tensa.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Otras polémicas se suscitaron en cuanto a la organización del programa.
Berdyaev pek çok düşünürü etkilemiş fakat eserleri genellikle tartışmalara konu olmuştur.Influyó sobre numerosos pensadores, pero su trabajo fue con frecuencia objeto de controversias.
Bu konudaki tartışmalar devam etmektedir.La discusión al respecto continúa.
Ancak yine de kelimenin kökeni hakkındaki tartışmalar henüz kesin bir sonuca ulaşmamıştır.Sin embargo, la discusión sobre el origen de esta lengua no parece estar cerrada.
Tartışmalar sonucunda FIBA'nın, Euroleague Basketbol'un şartlarını kabul etme dışında seçeneği kalmamıştı.La FIBA esencialmente no tuvo más remedio que estar de acuerdo con los términos de la Euroleague Basketball.
Onun gerçekten bir tanrı olarak tapınılıp tapınılmadığına dair hâlâ tartışmalar vardır.Algunos todavía debaten si él realmente era en absoluto una deidad.
Bu sonuç biraz olağandışıydı ve tartışmalara neden oldu.El cuadro era poco habitual y desató una fuerte polémica.
Doğum yerinin nerede olduğuna dair tarihçiler arasında tartışmalar bulunmaktadır.Existen discrepancias entre los diferentes historiadores sobre el origen del barrio.
Ardından Galleria tartışmaları gündeme geldi.De allí surgió la idea de Gallery.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Se basa en opiniones y especulaciones.
Çeşitli tartışmalardan sonra rol, Macar oyuncu Béla Lugosi'ye verildi.Después de algunas apariciones, fue prestado al Bylis Ballsh.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Aunque todavía se están llegando a negociaciones.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Esto se deriva del punto previo.)
Fakat bu toprakların asıl kime ait oldukları hakkında tartışmalar vardır.Se supone que está en disputa cual es el origen de esta provincia.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Por ejemplo, se sigue discutiendo sobre el ritmo al que se produce la evolución.