tartışmalar ile cümle
tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Türk Sinemasında İlk Sansür Tartışmaları ve Yeni Belgeler".«Primeros debates y reflexiones en torno al cine nacional».
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.A lo largo de su carrera literaria, Bardolet obtuvo algunos premios en diversos certámenes.
Ancak bütün bu tartışmalar Warhol'un para kazanmasına da yetmemiştir.Sin embargo, las conversaciones sostenidas en torno al tema no se tradujeron en éxito monetario para Warhol.
Çalışmaları sosyal ve politik tartışmalara büyük katkıda bulunmuştur.Su trabajo recibió un gran reconocimiento por su actividad social y política.
Bu öneri de Hitler'le General Guderian arasında hararetli tartışmalara yol açmıştır.Incluso una vez me expresó su descontento secreto con el Ejército Guandong.
Tartışmaları bir hollow (şeytani ruh)’un ortaya çıkmasıyla kesilir.Sin embargo, su conversación es interrumpida por la aparición de un hollow, un espíritu maligno.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.Algunos viajeros refieren acerca de su presencia.
Valens'in seçilmesi çok geçmeden tartışmalara neden oldu.Desde un primer momento, la elección de Sameach trajo polémica.
Bu atama o zamanlar bazı tartışmalar yaratmıştı.Dicha encuesta había causado cierta controversia en algunas ocasiones.
Tordesillas antlaşması zamanla iki ülke arasında çeşitli tartışmalara sebep oldu.Esta tendencia de Hathaway ha causado una cierta tensión entre los dos.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Le macchie solari ebbero una qualche importanza nel dibattito sulla natura del sistema solare.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.I motivi sono ancora adesso motivo di dibattito e speculazione.
Daha sonra İnanç etrafında yapılan tartışmalarla inanç (itikad) mezhepleri de ortaya çıkmıştır.La comunità dei suoi credenti lo avrebbe poi esaltato, attribuendogli miracoli e prodigi.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.«C'è un'intensità in ciò che dicono.
Film açık seks sahneleri nedeniyle akademi üyeleri arasında hararetli tartışmalara yol açtı.Le esplicite scene di sesso scatenano accesi dibattiti tra i membri dell'Accademia.
İşbirliğinin niteliği ve kapsamı hakkındaki tartışmalar halen sürmektedir.Il dibattito sulla natura e la portata della sua collaborazione è tuttora in corso.
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "Non c'è alcuno scream nel disco».
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Iniziarono i litigi e le incomprensioni.
Bu tartışmalar bugün de devam etmektedir.Tale disputa continua ancora oggi.
Binanın dramatik stili, yapım döneminde tartışmalara sebep olmuştur.Lo stile fortemente non convenzionale creò delle controversie al tempo della costruzione.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.Durante la sua carriera Friedlander vinse numerosi premi di prestigio.
Ancak ben bu olayı duyduğumuda tüm tartışmaları bitirdim.Ma quando l'ho sentito, ho fermato tutto.
Bu karar parti içinde büyük tartışmalara yol açacaktır.La decisione provoca grande polemica all’interno del Partito.
Anne'in düşüşündeki rolü geçmiş yıllarda bazı tartışmalara konu oldu.La causa della morte di Kenshin è stato oggetto di interrogativi nel corso degli anni.
Müzikal anlamda yaşanan tartışmaların ardından Wright, Pink Floyd'u 1979'da terketti.Emerse sulle scena musicale per aver coprodotto nel 1979 The Wall dei Pink Floyd.
Şiddetli tartışmalardan sonra konferans sonuç alınamadan dağıldı.Dopo una lunga discussione l'incontro si sciolse senza risultati.
Görevdeki dört yılı çeşitli tartışmalara yol açtı.Altri atti durante il suo mandato suscitarono molti commenti.
Yine de Kızıl Ölümün Maskesi'nin nasıl yorumlanması gerektiğine dair tartışmalar mevcuttur.In italiano è conosciuto anche coi titoli La mascherata della morte rossa e La pantomima della morte rossa.
Berdyaev pek çok düşünürü etkilemiş fakat eserleri genellikle tartışmalara konu olmuştur.Influenzò numerosi pensatori, ma il suo lavoro fu spesso oggetto di controversie.
Bu geçitin şimdi tam olarak nerede bulunduğu hakkında bazı tartışmalar vardır.Esiste qualche discussione aperta riguardo all'esatto luogo dello scontro.
Kıbrıs ve Ermenistan halen politik ve sosyal tartışmalara neden olan bir konumdadır.Ai giorni nostri l'eugenetica continua ad essere un tema di dibattito politico e sociale.
Oppenheimer ve Bacher projenin gidişatı hakkında günlük bazda tartışmalarda bulundular.Tutti i giorni è presente una coppia di corse sulla relazione Bastia – Corte.
Gilan isminin kökeni hakkında tartışmalar vardır.Sono controverse le ricostruzioni circa l'origine di questo nome.
Bu ikilem, zaman zaman tartışmaları beraberinde getirmektedir.Memore di quel periodo, di tanto in tanto, porta loro del cibo.
Böylece, öğretmenlik yapma ve bilimsel tartışmalara katılma hakkı kazanmıştır.Si dedicò all'insegnamento e alla ricerca scientifica.
Nasyonal sosyalizm ve Hitler hakkındaki tartışmalar günümüzde de halen devam etmektedir.I rapporti tra fascismo e nazionalsocialismo fino all'andata al potere di Hitler.
Bu güncel olarak paleoantropolojide hararetli tartışmaların sürmesine neden olan bir konudur.Questa teoria è ancora oggetto di dibattito tra i paleontologi.
Son sezon yaşanan bazı tartışmalar yüzünden iki ayrı lig oluşturuldu.Come nella stagione stagione precedente furono due disputate due fasi distinte di regular season.
Kitap, 1896 şubatında yayınlandı ve hemen tartışmalara sebep oldu.Il libro, pubblicato nel 1889, ebbe un successo immediato ed è rimasto in stampa sino ad oggi.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.Alcuni storici ne ritengono dubbia l'esistenza.
Ancak şarkı beraberinde çeşitli tartışmalar getirdi.La canzone presenta più temi al suo interno.
Eşcinsel evlilik konusunda bir tartışmaları vardı.Они провели дебаты на тему однополых браков.
1550 yılı aralık ayında Almanya'ya dönerek imparatorluk mirasçılığı üzerine yapılan tartışmalara katıldı.В декабре 1550 году он вернулся в Германию, чтобы принять участие в обсуждении судьбы императорского престола.
Bu, "Önemli bir Avrupa ortağı ile tartışmaların" yüzünden oldu.Причиной стали «серьезные разногласия» с голландским партнёром.
Ateşli tartışmalarla geçen plânın geliştirilmesi tüm yaz boyunca sürdü.На её разработку, проходившую в ожесточенных спорах, ушло все лето.
Bennett’e göre Şah daha sonra New York’taki Gurdjieff gruplarının başındakilerle de tartışmalarda bulunmuştur.По словам Беннетта, позже Шах вел переговоры с главами гурджиевских групп в Нью Йорке.
Ancak bizzat Hatemi ile de aralarında tartışmalar cereyan etmiştir.На лицах истязателей моих явственно проступило недоумение.
Norveç'te insan hakları tartışmaları erken başlamıştır.Началась эпоха гражданских войн в Норвегии.
Tartışmalar, izleyicinin yapması gereken seçimler ve filmin nasıl hızlandırılması gerektiği üzerine yapıldı.Обсуждались вопросы о том, сколько выборов должен сделать зритель и как должен развиваться фильм.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.Несмотря на некоторую неоднозначность своих выступлений, Роналду по итогам сезона собрал множество наград.
"Ben bütün tartışmaları sevdim.Мне нравились наши битвы.
Bu nedenle bu konu hakkında birçok tartışmalar oldu.По этому поводу было много споров.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Несмотря на это, начались дискуссии о будущей конституции.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.Всё было в порядке, если бы не сбежал Марти.
Kamuoyu da açık tartışmalarla oluşmaktadır.Данный процесс происходит в открытом поле дискурсивности.
Einstein senkronizasyonunun uzlaşımcılığının somut tartışmaları Reichenbach'a dayanır.Основное обсуждение конвенционализма синхронизация Эйнштейна объясняется Райхенбахом.
Rex Brown bu tartışmalarda tarafsızdı.Причём Рекс Лейн был в этом бою фаворитом.
Oldukça gergin geçen maçta, hakemin Arjantin kaptanını oyundan atması tartışmalara neden oldu.В ответном матче судья удалил Беста за драку с аргентинским игроком.
Yeni Zelanda'da son yıllarda bayrağın değiştirilip değiştirilmemesi ile ilgili tartışmalar yaşanmaktadır.На протяжении нескольких десятилетий ведутся дискуссии о необходимости изменения дизайна флага.
Ermenistan ve Avrupa Birliği arasındaki vize rejiminin serbestleştirilmesi konusunda tartışmalar da vardır.Сообщал о намерении ввести безвизовый режим между ЕС и Арменией.