tartışmalar ile cümle
tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Mais au-delà de l'argent et des argumentations, les démonstrations sont partout.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Ma oltre al denaro e ai ragionamenti le dimostrazioni sono ovunque.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Pero más allá del dinero y los debates, hay demostraciones por todos lados.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Но отвъд парите и аргументите, доказателствата са навсякъде.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.אבל מעבר לכסף ולוויכוחים, ההוכחות נמצאות בכל מקום.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.ولكن ما وراء المال والمجادلات البراهين في كل مكان
Aynı tartışmaları yapamaz.I nie jest w stanie skonstruować takich samych argumentów.
Aynı tartışmaları yapamaz.그리고 이같은 주장을 구성할수도 없다.
Aynı tartışmaları yapamaz.Ne more konstruirati istih argumentov.
Aynı tartışmaları yapamaz.Và nó không thế xây dựng những lập luận tương tự.
Aynı tartışmaları yapamaz.Y no puede construir estos mismos argumentos.
Aynı tartışmaları yapamaz.ואת זה לא ניתן לבנות את הארגומנטים אותו.
Aynı tartışmaları yapamaz.また、そこにはいわゆる鏡の間効果が存在すると思う。
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Dessutom pågår en intensiv debatt om implikationerna av cannabismarknadens utveckling.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Plus de 600 000 usagers d’opiacés ont bénéficié d’un traitement de substitution en 2006
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Stimulačné drogy zohrávajú významnú úlohu, nielen pokiaľ ide o formy užívania drog zistených u chronickej
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Totuși, producţia de plante de canabis a crescut în Europa, aceasta rămânând în mare măsură nedetectată.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Vedno pogostejše so tudi razprave o vplivih razvijajočega se trga konoplje.
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:Então nós tivemos outra questão: havia muita discussão sobre o fechamento da escola, então nós decidimos:
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:Nous avions un autre problème: ils y avait beaucoup de discussions sur
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:Τότε είχαμε ένα άλλο πρόβλημα: υπήρχαν πολλές συζητήσεις για το κλείσιμο της σχολής, έτσι αποφασίσαμε:
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:Була і інша проблема: було багато прозмов про те, що інститут закривається, і ми вирішили:
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:Была и другая проблема: было много разговоров о том, что институт закрывается, и мы решили:
Başka bir konumuz da: okulların kapanması hakkında ki tartışmalardı, bu yüzden kararımızı verdik:ثم كانت هناك مشكلة أخرى: كان هناك مناقشات كثير
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Abban a percben, amikor Park Dong Jae elnök meghal, elindul az örökség átadását körbelengő vita.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Lorsque le Président Park Dong Jae mourra, la bataille pour sa fortune débutera.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.Από τη στιγμή που θα πεθάνει ο Παρκ ΝτονγκΤζε σίγουρα θα υπάρξει μια μεγάλη φιλονικία για την περιουσία του.
Başkan Park Dong Jae öldüğü an... ...mal varlığını bağışlama konusunda tartışmalar baş gösterecektir.عندما سيموت الرئيس بارك دونغ جاي فستكون هناك فوضى كبيرة بسبب ارجاع جميع الاملاك الى الشعب
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Acum, cateodata nu vom cadea de acord, nicidecum, despre cum sa ajungem acolo.
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Agora, nós discordaremos, algumas vezes ardentemente, sobre como chegar lá.
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Ahora, estaremos en desacuerdo, a veces intensamente, sobre cómo llegar ahí.
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Eh bien, nous allons disputer, parfois fortement, sur quel chemin en prendre.
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Nun werden wir, manchmal heftig über Anfahrt nicht zustimmen.
Bazen, bizim bu yöne doğru giderken hangi yoldan gitmemiz gerektiği konusunda ateşli tartışmalara girebiliriz.Θα διαφωνήσουμε, πολλές φορές έντονα, για το πως θα φτάσουμε εκεί.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Amikor én vitákról beszélek, valószínűleg erre gondolnak, a szemben álló modellre.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Când spun dezbatere, probabil v-aţi gândit la modelul adversarial.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Cuando hablo de argumentaciones, probablemente es el modelo bélico en el que pensaron.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Když mluvím o hádkách, je to tak jak si pravděpodobně myslíte, ten konfliktní model.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Ketika saya berbicara mengenai perdebatan, itu mungkin apa yang kamu pikirkan, model permusuhan.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Khi tôi nói về lập luận, mà có lẽ những gì bạn nghĩ về, mô hình đối nghịch.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Kiedy mówię o kłótniach, przychodzi wam na myśl pewnie taki model.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.제가 논쟁에 대해 말할 때, 아마도 여러분이 생각하고 계시듯이 대립적인 모델일 경우가 많습니다.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Quand je parle des débats, c'est probablement ce à quoi vous pensiez, le modèle accusatoire.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Wenn ich über Streit rede, ist es wahrscheinlich das, was Sie sich vorgestellt haben, das gegnerische Modell.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Όταν μιλάω για επιχειρήματα, πιθανόν να σκεφτήκατε αυτό το μοντέλο, της αντιπαλότητας.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Во время моего разговора о спорах, вероятно, вы подумали об оппозиционной модели.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.І коли я говорю про суперечку, можливо, ви також думаєте про сутичку.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.Когато говоря за спор, вероятно става въпрос за това, което и вие помислихте - конфликтния модел.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.כשאני מדבר על ויכוחים, זה ודאי מה שעלה בדעתכם. מודל ההתנצחות.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.عندما أتكلم عن الجدال، هذا على الأغلب ما تفكر فيه، النموذج العدائي.
Ben tartışmalar hakkında konuştuğum da, bu muhtemelen, düşündüğünüz gibi, düşmanca türden.このような敵対モデルでしょう でも戦争の比喩 すなわち 議論を戦争に喩え
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduAnda tahu, ada beberapa alasan, ada hal-hal yang cukup masuk akal untuk dipertimbangkan.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduCác bạn biết những tranh cãi này là những việc đáng quan tâm.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduDeze argumenten, dit zijn dingen waar legitiem zorgen over gemaakt kunnen worden.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduEzek olyan érvek, amik miatt joggal aggódhatunk.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurdu여러분들도 알다시피, 이 내용은 우리가 꼭 한번은 고민해봐야하는 문제입니다.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduSapete, queste sono argomentazioni, sono cose per cui sarebbe lecito preoccuparsi.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduStiti, acestea sunt argumente, chestiuni in legatura cu care e normal sa ne ingrijoram.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduVous savez, ce sont des arguments, des choses à propos desquelles il serait légitime de s'inquiéter.
Bildiğiniz gibi bu tartışmalar ilgilenilebilecek mantıklı şeyler olurduWissen Sie, es wäre legitim über diese Apekte, diese Dinge beunruhigt zu sein.