tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Die Weltbühne üzerinden ülkesindeki politik tartışmalara katılıyordu.Kandidatai dalyvauja visoje šalyje transliuojamuose politiniuose debatuose.
Bu unvan, adı itibarıyla çeşitli tartışmalara konu olmuştur.Šis paskyrimas, kaip viskas jo gyvenime, buvo apsuptas ginčų.
Bu tartışmalar aynı zamanda dil ve yorum üzerine yapılan tartışmalarla da ilgilidir.Need vaidlused on seotud ka vaidlustega keele ja tõlgenduse üle.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Sellegipoolest algasid arutelud tulevase põhiseaduse üle.
Nitelendirme sonucunda bu kişilerle tartışmalara girdi.Arvan, et mu kõneand arenes vaidlustes poistega.
1995'te Andreas Papandreu'nun bozulan sağlık durumu parti içindeki liderlik tartışmalarını başlattı.1995. aastal hakkas Papandreou tervis alla käima ja erakonnas kääris võimuvõitlus.
Tüm bunlara rağmen tartışmalar/ şüpheler halen devam etmektedir.Paljud, kuigi mitte kõik vastused on ikka veel vaidluse all.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Vaidlus planeedi definitsiooni üle nähtavasti jätkub.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Euroopa Parlamendi president juhatab Euroopa Parlamendi arutelusid ja teisi tegevusi.
Söz bilgisi ve bükünün bölümlenebilirliğine dair tartışmalar hala sürmektedir.Õigustuskonteksti ja avastuskonteksti lahutamise võimalikkust on vaidlustatud.
Kitap, 1896 şubatında yayınlandı ve hemen tartışmalara sebep oldu.Raamat avaldati aastal 1892 ning see tekitas kohe laialdast huvi.
Norveç'te insan hakları tartışmaları erken başlamıştır.Rootsis võisid kaasvõitlejad juba varsti normaalset elu alustada.
Retorik, bir konu üstünde bireylerin farklılığı tartışmalarıdır.Loogika tegeleb ühtede väidete dedutseerimisega teistest.
Görevdeki dört yılı çeşitli tartışmalara yol açtı.Artikkel kutsus esile neli aastat kestnud diskussiooni.
Bu tartışmalar bugün de devam etmektedir.Vaidlused jätkuvad tänapäevani.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Niimoodi raskendatakse pettused ja spekuleerimised.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Rahutused ja parteidevaheline võitlus jätkusid.
Bu durum ailenin düşüşüyle ilgili tartışmalara neden olmuştur.Sellega oleks perekondlik vaidlus nagu lahendatud.
Bu nedenle bu konu hakkında birçok tartışmalar oldu.Selle põhjuste üle on palju vaieldud.
Müttefikler kongresinin iç işleyişi ya da oturumlardaki tartışmalar hakkında fazla bir bilgi yoktur.Lepinguliste partnerid ei võta osa peaassamblee hääletustelt ega sektsiooni koosolekutest.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence" sözleri kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açtı.Mul üks unistus" on tähelepanu keskele sattunud seoses kõne esitusega.
"Ben bütün tartışmaları sevdim.Talle meeldisid vastuolud.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.See tekitas aga vastuolusid nii juriidilisel kui poliitilisel pinnal.
Bu diskteki ani değişim hakkında hala bazı tartışmalar mevcuttur.Eelpool ülekuulamiste materjalides esineb veel tõlk Ots.
Onların tartışmalarının çok gerçekçi olduğunu düşünüyorum." demiştir.Mu meelest on palju realistlikum, kui nad vaidlevad ja neil tekib probleeme."
Bazı kesimlerde tasarım hakkında tartışmalar olduysa da, satışlar oldukça arttı.Olgugi, et mahud on aastatega mitu korda kasvanud, siis müüginumbrid on langevas suunas.
Destanın orijinalliği konusunda Rusya'da oldukça ilmî tartışmalar yaşanmıştır.Tal on olnud mitu esikohahitti Venemaal.
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?대한 토론에서 미국과 멕시코 양국 사이의 이야기를 모두 알고 있었다면 어땠을까요?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?Saya telah mengikuti debat imigrasi dari kedua sisi, orang Amerika dan orang Meksiko?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?הייתי עוקבת אחר דיוני ההגירה משני הצדדים, הצד אמריקאי והצד המקסיקני?
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?قمت بمتابعة الجدل حول الهجرة من الجانبين، الأمريكي والمكسيكي؟
ABD ve Meksika arasında süregelen, göç tartışmalarını iki taraftan da takip etmiş olsaydım ne olurdu?注目していたらどうだったのでしょう? もし 母がフィデの家族は貧乏だけど
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Achter mij is de vergeten waterbron... dat voor zo veel controverse zorgt.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Atrás de mim está o esquecido recurso de água que causou toda a controvérsia.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Bakom mig är den glömda vattenresurser som orsakar alla kontroverser. Tidigare i år regeringen
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Detrás de mí, esta la fuente de agua... que causa toda esta controversia.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Detrás de mí, esta la fuente de agua... que causa toda esta controversia.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Hinter mir ist die vergessene Wasserquelle die all die kontroversen verursachte.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Minun takanani on unohdettu vesivara, joka aiheuttaa kaiken väittelyn.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Mögöttem látható a vitákat kiváltó, elfeledett víztároló.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Za mną znajduje się zapomniane źródło wody, które jest przyczyną kontrowersji.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Za mnou je zapomenutý vodní zásobník, který způsobuje všechny tyto kontroverze.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Πίσω μου είναι μαι ξεχασμένη πηγή νερού αυτό δημιουργεί όλες τις αμφισβητήσεις.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Иза мене је заборављени водени ресурс... који је изазвао све те контроверзе.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Aber wir werden erst neue Ausgangsstrategien haben, wenn wir neue Ansätze für Streitgespräche haben.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Ale ich nie zdobędziemy, póki nie nabierzemy nowego podejścia do kłótni.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Ale nikdy nebudeme mít nové únikové strategie pro hádky, pokud k nim nebudeme mít jiný vstupní přístup.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Dar nu vom avea noi strategii de încheiere până nu vom avea noi strategii de introducere.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.De addig nem lesznek új kimeneti stratégiáink, amíg a régi módon közelítünk a vitákhoz.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.하지만 논쟁으로 들어가는 새로운 접근법을 찾기 전까지는 논쟁에서 빠져나가는 새로운 출구를 찾지 못할 겁니다.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Maar die gaan we niet hebben zolang onze uitgangspunten dezelfde blijven.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Mais nous n'en aurons pas tant que nous n'aurons pas une nouvelle approche du débat.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Nhưng chúng ta sẽ không có chiến lược nào cả cho đến khi tìm được cách tiếp cận mới trong lập luận.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Але ми не здобудемо їх, доки ми не змінимо наше ставлення щодо суперечки.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Но мы не сможем их получить, пока у нас не будет новых приёмов для начала спора.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.Но ние няма да имаме нови стратегии за излизане преди да имаме нови подходи към влизането в спор.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.אבל לא תהיינה לנו דרכי מוצא חדשות מוויכוחים כל עוד לא תהיינה לנו גישות חדשות לכניסה לוויכוח.
Ama tartışmalara giriş için yeni stratejilere sahip olana kadar bu çıkış stratejilerine sahip olamayacağız.新しい出口戦略は望めません 新しい議論の在り方を 考える必要があるのです
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Bez względu na pieniądze i spory, dowody są wszędzie.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.하지만 돈이나 논쟁을 떠나서 증명은 세상 어디에나 존재합니다.

İlgili Sayfalar