tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çiftin olağandışı olduğuna ilişkin tartışmalar, yaşları ve kan hısımlıklarına dayanıyordu.Тогава тема за дебат станала възрастта на двойката и тяхната кръвна връзка.
Aynı zamanda sanatta biçem tartışmaları da hız kazandı.По време на размразяването цензурата върху изкуствата също се омекотява.
İtikadî tartışmalar, mümkün olan en aza indirgenmelidir.Когато е възможно, свежда социалните контакти до минимум.
Polemik, genellikle dini, felsefi, siyasi ya da bilimsel konulardaki tartışmalar anlamına gelmektedir.Полемизират се обикновено сериозни въпроси на религиозни, философски, политически или с научно значение теми.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.След войната Танидзаки печели множество награди.
Bu konuda tartışmalar sürmekte olup, çeşitli varsayımlar ortaya atılmıştır.Има много спорове и различни писания за предположения.
Bu, daha sonra uzun süren tartışmalara neden olacaktı.Факт, заради който по-късно ще понесе множество нападки.
Ancak bununla ilgili tartışmalar devam etmektedir.Въпреки това дебатите свързани с този въпрос продължават.
Sarayda bu hüklüm bir ilk olunca tartışmalar olmuş.Това е последният път, когато за замъка се води битка.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Неговата смърт предизвиква масови демонстрации.
Müzikal anlamda yaşanan tartışmaların ardından Wright, Pink Floyd'u 1979'da terketti.Райт напуска Пинк Флойд през 1979 година, последван от Уотърс през 1985 година.
Bu ifade değişik tartışmalara konu olmuştur.Макар това последното изречение да изглежда доста противоречиво спрямо други източници.
Bu konudaki tartışmalar devam etmektedir.По този въпрос се водят дебати.
Bu da büyük tartışmalara ve Türkiye'de basının ne kadar doğru haber yaptığına dair eleştirilere yol açtı.В резултат се вдига толкова много шум в пресата, че Дали трябва да се извини.
Çöğürün tanımı ile ilgili süregelen tartışmalar vardır.Съществува спор за хронологията на събитията.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Въпреки това протестите продължават.
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.За това съществуването им се оспорва от конвенционалната медицина.
Lewis Hamilton, güvenlik aracını tartışmalara neden olacak bir şekilde geçti.От любителско видео обаче става ясно, че Луис Хамилтън е причинил инцидента с маневра на спирачките.
Film tartışmalara karıştı.Рецензиите за филма са смесени.
Papalığı, öncülü gibi, Bizans İmparatorluğu'nda yaşanan ikonoklazm tartışmaları ile geçmiştir.Вторият ѝ мандат като премиер бил изпълнен с конфликти със сикхите, живеещи в щат Пенджаб.
Çoğu görüşmelerde, Meksika'daki yerli halkların hakları ve kültürü ile ilgili tartışmalar gerçekleştirildi.Това наложило някои разлики върху живота и културата на живеещите тук индианци.
Meclis başkanı parlamento üyelerinin tartışmalarını ve konuşmalarını kontrol eder.Predsjednik parlamenta predsjeda raspravama i djelovanjima Europskog parlamenta.
Bir şarkıyı kaydetmeden önce aralarında yoğun tartışmalar yaptılar.Prije svakog snimanja pesme su imali velike rasprave o pjesmi.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.Neki povjesničari sumnjaju da je postojao.
Bu tartışmalar günümüzde de sürmektedir.Neki i danas žale za tim vremenima.
Bu tartışmalar partisine de yansıdı.Uključio se i u vjerske kontroverze.
Bu tartışmalar bugün de devam etmektedir.Na ta pitanja i danas pokušavamo dati odgovor.
7 Haziran'da 7 gazetenin aynı başlıkla çıkması tartışmalara neden oldu.Za naslovnog biskupa je zaređen 7. lipnja iste godine.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.V niektorých kolóniách vypukli ostré politické debaty o úlohe demokracie vo vláde.
Bu Dünya Kupası'nda İtalyan futbolcu Maria David'e çelme takıp tartışmalar çıkmıştı.Na týchto majstrovstvách tiež v zápase proti Taliansku udrel lakťom protihráča Maria Davida.
Menajerleri Malcolm McLaren'in menajerliğinde İngiltere'de tartışmalar yarattılar.Svoje urobili aj premyslené marketingové ťahy ich manažéra Malcolma McLarena.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.Unavujúce sú však dlhotrvajúce spory o jej budúcnosť.
Film tartışmalara karıştı.Recenzie filmu boli zmiešané.
Bu atama o zamanlar bazı tartışmalar yaratmıştı.V čase svojho vzniku vyvolal tento smer množstvo diskusií.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Boje aj napriek tomu pokračovali.
Konferanstaki tartışmalar, savaş karşıtı sosyalistler arasında bile ortaya çıkan bazı eğilimleri ortaya koydu.Vývoj pokračoval vnútornými konfliktami, ktoré sa prejavili dokonca v občianskej vojne.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Je otázne, v akom stave sa program v súčasnosti nachádza.
Bu nedenle bu konu hakkında birçok tartışmalar oldu.Kvôli tomu sa konalo mnoho výluk.
Fakat Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yeni tartışmalar yaşandı.S príchodom Európskej únie sa niektoré rozdiely stratili.
Olay sonrası hattın yeniden inşasına dair tartışmalar yaşanmıştır.Po rekonštrukcii sa v nej uskutočnili podujatia.
Bu unvan, adı itibarıyla çeşitli tartışmalara konu olmuştur.Z jeho celého mena sa dochovalo iba praenomen.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Jeho proroctvá aj naďalej vyvolávali špekulácie a spory.
Léon Duguit'nin pozitivist hukuk görüşü ile ciddi tartışmaları olmuştur.Vo veci ústavnej legislatívy Franlina Delano Roosevelta, zaujal vyvážené stanovisko.
Doğum kontrolü birçok kültürde ve din açısından siyasi ve etik tartışmalara neden olmaktadır.Nadzor rojstev je v mnogih kulturah in verstvih kontroverzna politična in etična tema.
Lewis Hamilton, güvenlik aracını tartışmalara neden olacak bir şekilde geçti.Hamilton je moral odstopiti, posredoval pa je tudi varnostni avto.
Kesinlikle dört ayaklı olmasına rağmen, duruş şekli bazı tartışmalar doğurmuştur.Čeprav je skoraj zagotovo hodil po vseh štirih, so o položaju nog potekale dolge razprave.
İspanya'da ve dünyada Franco rejiminin geleneği hakkında tartışmalar hala sürmektedir.Francova zapuščina, v Španiji in širom sveta, ostaja sporna.
Ama tartışmalar hala devam etmektedir.Razprave se nadaljujejo.
Bir nehrin ne kadar kısmının hangi ülkede bulunduğu da çok tartışmalar ve hatta çatışmalar doğurmaktadır.Prepletene reke se pojavljajo pri rekah z večjim naklonom in / ali veliko naplavinami.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Kljub temu so se volitve vlekle.
Bu tartışmalar geride kaldı.Lokalni spori so ostali.
Fakat Maria zamanının bu tartışmaların hiçbirine katılmamıştır.Seti se tega pohoda ni udeležil.
Aynı zamanda, Jamnia şehrinde de tartışmalar çıktı.V Ottavievi družini se medtem tudi vrši prepir.
Bu tartışmalar günümüzde de sürmektedir.Polemike o tem trajajo še danes.
Bu transfer bazı tartışmalara sebep oldu.Ta novica je povzročila nekaj polemik.
Ancak Danimarka için yeniden tartışmalar başlamıştır.Tačiau Danijoje vėl kilo ginčas.
Irk kavramı ve tarifi bugüne kadar birçok tartışmalara ve birbirine zıt fikirlere konu olmuştur.Skyrių tvarka ir kūrinio autorystė iki šiol kelią daug klausimų ir debatų.
Çalışmaları sosyal ve politik tartışmalara büyük katkıda bulunmuştur.Aktyviai dalyvavo visuomeniniame ir politiniame gyvenime.
Kitap, 1896 şubatında yayınlandı ve hemen tartışmalara sebep oldu.Knyga, išleista 1889 m., iš karto susilaukė pripažinimo ir yra spausdinama iki šiol.
Tedavi edilmesi gereken bir şey bence" sözleri kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açtı.Pasikalbėkime apie tai…“ laidos, kuriose svečiavosi ir buvo kalbinami garsūs šalies politikai.

İlgili Sayfalar