tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak devam eden tartışmalar sona 1820 yılında sona erdi.Tubettamisen Okas kuitenkin lopetti vuoden 2018 alkupuolella.
O zamandan beri bu ölüm şüpheli görülmekte ve bu konuda tartışmalar yapılmaktadır.Sittemmin saavutusta on epäilty ja sitä kohtaan on esitetty vastaväitteitä.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.Hänen aikaansa aiheesta käytiin paljon väittelyitä.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.Opiskeluaikoinaan Rolland voitti lukuisia palkintoja.
Kekkonen, kamuoyu tartışmalarına mahal vermeden konuyu sessizce çözmek istemişti.Kekkonen ei halunnut kysymystä esille julkisesti.
Şarkı, eşcinsel teması nedeniyle tartışmalara yol açtı.Sen musiikkivideo aiheutti kohua seksuaalisen sisältönsä vuoksi.
Resimlerinden ve kitaplarından bazıları tartışmalara sebep olmuştur.Kuvista syntyivät monet oppikirjat ja lukemistot.
İtikadî tartışmalar, mümkün olan en aza indirgenmelidir.Kehitteitä, joilla se saadaan näkyviin, tulee olla mahdollisimman vähän.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Puolue-erimielisyydet tulivat edelleen esiin erityisesti kuninkaan asemasta neuvoteltaessa.
Nasyonal sosyalizm ve Hitler hakkındaki tartışmalar günümüzde de halen devam etmektedir.Se levitti modernia kansallismielisyyttä sekä sosialismia Kiinassa.
Bir şarkıyı kaydetmeden önce aralarında yoğun tartışmalar yaptılar.Είχαν εντατικές συζητήσεις μεταξύ τους πριν από την ηχογράφηση ενός τραγουδιού.
"Ben bütün tartışmaları sevdim.Δήλωσε, «Μου άρεσαν όλοι οι καβγάδες. ...
Doğum yerinin hangi kasaba olduğu hakkında tartışmalar bulunmaktadır; ama büyük olasılıkla Doornik'dir.Άγνωστη είναι, επίσης, η γενέτειρα πόλη του, πιθανόν όμως να ήταν η Νάπολη.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.Άλλοι αμφισβητούν την ύπαρξή της.
Anayasadaki cumhurbaşkanlığının rolü konusunda derin tartışmalar vardı.Υπήρξαν έντονες συζητήσεις σχετικά με το σύνταγμα, ιδίως για τον ρόλο του προέδρου.
Bunun örnekleri, eğitim ortamında KDS tartışmalarının yoğun bir bölümünde görülebilir.Παραδείγματα αυτού μπορούμε να δούμε στο μεγάλο όγκο συζητήσεων των Σ.Υ.Λ.Α. στο εκπαιδευτικό περιβάλλον.
Norveç'te insan hakları tartışmaları erken başlamıştır.Αρχίζει η Μάχη της Νορμανδίας.
Esquilino isminin kökeni hakkında tartışmalar halen sürnektedir.Οι προέλευση του ονόματος του Εσκουιλίνου είναι ακόμη υπό συζήτηση.
Algılanmaları, açıklanmaları ve olası kompozisyonları yine de tartışmalara açıktır.Θέματα όπως η σύνταξη και η πιθανή κλίση ή συγκόλληση παραμένουν μυστήριο.
Tüm bunlara rağmen tartışmalar/ şüpheler halen devam etmektedir.Παρ' όλα αυτά, οι πολιτικές του απόψεις και πεποιθήσεις παραμένουν αμφιλεγόμενες.
Guantanamo Kampı da insan hakları konusunda tartışmalara neden olmuştur.Στον κόλπο του Γκουαντάναμο οι Ηνωμένες Πολιτείες κατηγορούνται επίσης για παραβιάσεις ανθρωπίνων δικαιωμάτων.
Ancak kendisinin dini fikirleri konusunda tartışmalar halen devam etmektedir.Πάντα όμως υποστήριζε τις θρησκευτικές της απόψεις.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.Ο Μάρντοκ όμως δεν είχε ικανοποιηθεί ακόμη από τα πειράματά του.
Ancak Danimarka için yeniden tartışmalar başlamıştır.Ωστόσο, επικράτησε πάλι ως καλύτερη η σημαία της Δανίας.
Yararlı tür mü zararlı tür mü olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir.Υπάρχει διαφωνία σχετικά με την ωφέλεια ενάντια στη βλάβη από τα αντικαταθλιπτικά.
Kısacası tartışmalar hâlâ devam etmektedir. "Η συζήτηση για το επιχείρημα, ακόμη συνεχίζεται. .
Tenin Gizemi eleştirmenlerden iyi eleştiriler aldı ancak konusu nedeniyle bazı tartışmalara neden oldu.Έλαβε γενικά θετικές κριτικές από τους κριτικούς, αλλά δημιούργησε κάποια διαμάχη για το περιεχόμενό του.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.På trods af disse kontroverser opnåede Ronaldo alligevel nogle personlige priser denne sæson.
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.I nogen kolonier var der heftige debatter over demokratiets rolle i organiseringen af staten.
Bununla beraber organizasyonun geleceği konusunda tartışmalar başladı.Kort efter begyndte debatter omkring organisationens fremtid at opstå.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.Ifølge Herodot brugde de allierede aftenen på heftigt at debattere, hvad de skulle gøre.
Ancak şarkı beraberinde çeşitli tartışmalar getirdi.Et par af sangene gav hende dog problemer.
Hikâyenin tarihsel doğruluğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.Alligevel kom der en del kontroverser omkring sandheden af historien.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Diskussionen om dette har varet i årtier.
Kitap, yoğun tartışmalara neden oldu.Politiken udgiver omstridt bog.
Bu nedenle, Tayvan'ın fethine yönelik tartışmalar başlamıştır.Siden da har Taiwans status været genstand for strid.
Fakat bu toprakların asıl kime ait oldukları hakkında tartışmalar vardır.For enkelte af deltagerne var der tvivl om, hvilken nation de egentlig tilhørte.
Geç antik çağın ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği yönünde tartışmalar sürmektedir.Bemærk at der kan være diskussion om hvor århundreder begynder og ender.
Anayasadaki cumhurbaşkanlığının rolü konusunda derin tartışmalar vardı.Der var intense drøftelser om forfatningen, især præsidentens rolle.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Det er hendes fnis bevis på.)
Bu atama, basında uzun tartışmalara sebep oldu.Udsmykningen forårsagede efter indvielsen en heftig polemik i pressen.
Toplantı çok gergin ortamda, tartışmalarla geçti.Diskussionerne blev ført i en ophidset stemning.
Bu geçitin şimdi tam olarak nerede bulunduğu hakkında bazı tartışmalar vardır.Der er i dag diskussion om, hvor dette billede er havnet.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Den rejses kun i tilfælde af ophidselse og stridigheder.
Fakat bu konuda da tartışmalar vardır.Men der er stadig uenighed om det.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Dette har imidlertid vært gjenstand for kontroverser og spekulasjoner.
Munda'nın tam yerinin neresi olduğuna dair tartışmalar sürmektedir.Tror du det finnes et slikt sted, Toto?
Bazı eyaletlerde demokrasinin devlet idaresindeki rolü hakkında ateşli tartışmalar yaşanıyordu.I noen kolonier var det skarpe debatter over demokratiets rolle i organiseringen av staten.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.Dette tidsspekteret er en betydelig kilde til debatt og vil trolig fortsatt være det i årene som kommer.
Halid Muhammed Said , İskenderiye'nin Sidi Gaber bölgesindeki tartışmalar zamanında 6 Haziran 2010'da öldü.Khaled Mohamed Saeed døde under omstridte omstendigheter i Sidi Gaber-området i Alexandria den 6. juni 2010.
Günlük geliştirme tartışmaları Linux çekirdeği e-posta listesi aracılığıyla yapılmaktadır.Siden 1996 har utviklingsdiskusjoner foregått daglig på Linuxkjernens e-postliste.
Terim, 1960'ların sonları ve 1970'lerde Batı Almanya'da siyasi tartışmalara dayanmaktadır.Ordet oppsto i vesttyske politiske debatter på slutten av 1960-tallet.
Albümdeki sözler eleştiriler topladı ve tartışmalara yol açtı.Sangtekstene på albumet fikk kritikk og skapte noe kontrovers.
Bu durum ailenin düşüşüyle ilgili tartışmalara neden olmuştur.Det er uenighet om opprinnelsen til denne familien.
Bu konudaki tartışmalar devam etmektedir.Debatten om dette spørsmålet pågår fortsatt.
Sınıflandırılması hakkındaki tartışmalar hala sürmektedir.Klassifiseringsdiskusjonen pågår stadig i Europa.
Hikâyenin tarihsel doğruluğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.Allikevel ble det en del kontroverser rundt sannheten av historien.
Burada ekip üyeleri arasında tartışmalar çıkar ama sakinleşmeyi bilirler.Utfordringer fra fangene til mannskapet blir avvist, men de får bokse seg i mellom.
Effenberg, futbolculuğu yanında çıkarttığı tartışmalarla da dikkat çeken biriydi.Edmundo er også kjent for kontroverser utenfor fotballbanen.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Denne intense diskusjonen har fortsatt i mer enn et århundre.

İlgili Sayfalar