tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle bir tartışmalarda genelde son oy sahibi İşverendir. Yarışma esasında.Ve fotbale se obvykle v takovém zápase spolu utkávají mistr ligové soutěže s vítězem domácího poháru.
Kamuoyu da açık tartışmalarla oluşmaktadır.Je tedy v přímé diskuzi s veřejností.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.V oblasti se těžilo po několik staletí.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Jeho smrt způsobila velký smutek.
Bu tartışmalar partisine de yansıdı.Festival je znám též svou kontroverzní prezentací.
Attila'nın isminin kaynağı tartışmalara neden olmuştur.Původ Artušova jména zůstává předmětem debaty.
Biçem tartışmalarına son verildi.Spor nakonec ukončila G.
Yalnız bu tartışmalar, toplumun sadece küçük bir kesimiyle sınırlı kalmıştır.Vlastní příběh tak zůstal utajen jen malé skupině osob.
Die Weltbühne üzerinden ülkesindeki politik tartışmalara katılıyordu.Mezitím probíhala politická vyjednávání na mezinárodní scéně.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Jeho vládu poznamenaly především spory o délku povinné vojenské služby.
Bu ismin ne zaman ortaya çıktığı hakkında tartışmalar vardır.O vzniku názvu se vedou spory.
Ancak şarkı beraberinde çeşitli tartışmalar getirdi.Píseň svou tematikou vzbudila velké kontroverze.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.O tom, kde se tvrz nacházela se však vedou spory.
Turnuva öncesi dağıtılacak prim meblağı yüzünden büyük tartışmalar yaşanmıştı.Před započetím turnaje byly sehrány kvalifikační zápasy.
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.Jednotlivé postupy veskrze přejaty z tradiční medicíny přírodních léčitelů.
En önemlilerinden biri ve ilk olarak şekilleneni, halifelik tartışmaları sonucu ortaya çıkan Şia'dır.Prvním a jedním z nejdůležitějších faktorů odrážejícím se ve výsledné podobě stravy je určitě půda.
Öykünün popülerliği bazı tartışmalara da sebep oldu.Popularitatea povestirii a adus și controverse.
Norveç'te insan hakları tartışmaları erken başlamıştır.Începe perioada războaielor civile în Norvegia.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Acest lucru a fost subiectul unor controverse și speculații.
Fillerin hayvanat bahçelerinde tutulması bazı tartışmalara yol açmıştır.Ținerea elefanților în grădini zoologice s-a confruntat cu unele controverse.
Mammuthus cinsinin Loxodonta ya da Elephas cinsleri ile olan yakınlığı konusunda bazı tartışmalar olmuştur.Au existat unele discuții pe marginea relației dintre Mammuthus și Loxodonta sau Elephas.
Biçem tartışmalarına son verildi.Au apărut polemici pe tema finațării.
1986'dan 1991'e kadar aktif olan grup, şarkı sözlerinin açık sözlü doğası nedeniyle tartışmalara yol açtı.Activ din 1986 până în 1991, grupul a stârnit numeroase controverse datorită versurilor vulgare.
Film Hindistan'daki ve Hint diasporasındaki insanlar arasındaki çeşitli tartışmalara konu oldu.Filmul a fost și obiectul unor controverse datorită felului în care prezintă India și Hinduismul.
Attila'nın isminin kaynağı tartışmalara neden olmuştur.Originea Elisabetei a fost disputată.
Terim, 1960'ların sonları ve 1970'lerde Batı Almanya'da siyasi tartışmalara dayanmaktadır.Termenul își are originile în dezbaterile politice vest-germane din anii 1960 și anii 1970.
Yine de Kızıl Ölümün Maskesi'nin nasıl yorumlanması gerektiğine dair tartışmalar mevcuttur.O temă similară poate fi găsită în povestirea „Masca Morții Roșii”.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.S-a afirmat ca un caricaturist militant, mai ales pe teme politice și sociale.
Gerçek yamyamlığın bu kültürde yaygınlığı ve bu efsanelerin gerçekliği üzerine tartışmalar mevcuttur.Uimitoare este sinceritatea acestor pagini.
Fakat Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yeni tartışmalar yaşandı.După prăbușirea Uniunii Sovietice, disputele teritoriale s-au reînnoit.
Tüm tartışmalara rağmen Ronaldo çok sayıda kişisel ödül kazandı.La concursul respectiv, surorile Osoianu au obținut Marele Premiu.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Aceste cifre au fost inventate pentru scopul acestui exemplu.)
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.A participat la diverse acțiuni de protest, generând vii controverse.
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.Planta întreagă are utilizări terapeutice în medicina umană tradițională.
Saldırı, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın yönetimi içinde tartışmalara neden oldu.Aceste acțiuni au fost încurajate de guvernul american și de președintele Lyndon B. Johnson.
Corrie'nin ölümünden sorumlu olan buldozer operatörü konusunda tartışmalar vardır.Circumstanțele morții lui Corrie au rămas disputate.
El-Ezher'in fetvasına rağmen tartışmalar büyüdü.În urma insistențelor lui Eugeniu IV, s-a pus capăt dezbaterilor.
Karar ise o yıllarda çeşitli tartışmalara neden oldu.În ultimii ani de viață a încercat să-și justifice unele dintre deciziile controversate din trecut.
ABD'de üç büyük TV kanalı 25 Temmuz tarihinde "Mutfak Tartışmalarını" yayınladı.Az Egyesült Államokban július 25-én három nagy televízió sugározta a konyhai vitát.
Muhtemelen siyah duman tarafın verilen bir güç olduğu konusunda tartışmalar vardır.Felvetődött annak a gyanúja is, hogy esetleg a fekete füst végzett velük.
Yine anne baba arasında şiddetli tartışmalar yaşanır.Szüleihez ellentmondásos érzelmek fűzték.
Tartışmalar özeldir ve dışa kapalıdır.A korszakolás vitatott és lezáratlan.
Gilan isminin kökeni hakkında tartışmalar vardır.Nevének utótagja ércbányáival kapcsolatos.
Çöğürün tanımı ile ilgili süregelen tartışmalar vardır.A számítógépes biztonsággal foglalkozók körében mindig éles vitákat vált ki.
Kesinlikle dört ayaklı olmasına rağmen, duruş şekli bazı tartışmalar doğurmuştur.Bár nyilvánvalóan négy lábon jártak, a testhelyzetük hosszú időn át vita tárgya volt.
Babasının oturma odasındaki devlet işleri tartışmalarına kulak misafiri olmaktaydı.Az amerikai polgárháború kitöréséig apja műhelyében foglalatoskodott.
Sınıflandırılması hakkındaki tartışmalar hala sürmektedir.A lelet besorolásáról azóta is viták folynak.
Çalışmasında değişik ülkelerdeki tartışmalar, Yahudi gelenekleri ve zulümler aktarılmıştır.Rögzíti a különböző zsidó közösségek hagyományait, szokásait, szertartásait, valamint az imarendet.
Ancak bununla ilgili tartışmalar devam etmektedir.De azért a viták még folytatódnak e felől.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Kibékülések és újabb összeveszések követték egymást.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Halála óriási felháborodást váltott ki.
Kitap, 1896 şubatında yayınlandı ve hemen tartışmalara sebep oldu.A cikk 1920 novemberében jelent meg, és azonnal heves vitákat váltott ki.
Kroniğin orijinalliğini ilişkilendiren tartışmalar hala devam etmektedir.A krónika történelmi valósága vitatott.
Mali Bakan Samir Radwan hükümetin siyasi tartışmalara her türlü fikir beyanatına açık olduğunu dile getirdi.Szamír Radván pénzügyminiszter azt mondta, a kormány kész az ellenzék összes pártjával egyeztetni.
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "A forgatókönyves TV-műsorért nem rajongunk mindannyian."
Tartışmalar günler sürdü.Az összecsapások több napig is eltartottak.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Ez volt az ácsi csata.)
Atak sırasında üzücü, heyecanlandırıcı tartışmalardan kaçmak gerekir.Helyette a harc folyamán rövid periódusokra intenzív és elkeseredett harc bontakozott ki.
Tünellerin M6 Bátaszék kısmına inşa edilmesi planı büyük tartışmalara neden oldu.Igen nagy vitát váltott ki az M6-os bátaszéki szakaszán felépítendő alagutak terve.
Çalışmaları sosyal ve politik tartışmalara büyük katkıda bulunmuştur.Hän otti merkittävällä tavalla osaa yhteiskunnalliseen ja poliittiseen keskusteluun.

İlgili Sayfalar