tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Uzun süren tartışmalar ve duraklamalar nedeniyle inşaatı ancak 10 yıl sonra tamamlanabildi.Несмотря на большие препятствия и затраты, постройка была окончена за год.
Daha sonra İnanç etrafında yapılan tartışmalarla inanç (itikad) mezhepleri de ortaya çıkmıştır.По свидетельствам очевидцев, верующие люди получали исцеления после молитв к святителю.
İkisi aralarında tartışmalar yapıp birbiriyle uyuşamadılar.Они любят спорить между собой, не уступая друг другу.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.О времени создания идут споры.
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "Постоянные зрители не должны быть шокированы».
Sarmiento, ülkenin yeni anayasası hakkında tartışmaların içinde yer aldı.В свое работе Чавалит придерживался традиционных концепций экономического развития страны.
Kroniğin orijinalliğini ilişkilendiren tartışmalar hala devam etmektedir.Вопрос о происхождении кереитов остаётся открытым.
Bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açmıştır.В своё время этот результат вызвал бурные споры.
Öykünün popülerliği bazı tartışmalara da sebep oldu.Популярность рассказа также принесла и критику.
Küresel ısınma tartışmalarının içinde yer aldı ve küresel ısınma sonuçlarının fazla büyütüldüğünü savundu.Его свет озарял нас всех и согревал в самые непростые минуты жизни.
Yugoslavya, 1990’ların başıyla beraber birçok iç çatışma ve tartışmalara sahne olmuştur.С 1990 начался процесс распада Югославии, который привёл к многочисленным войнам и кровавым столкновениям.
Resimlerinden ve kitaplarından bazıları tartışmalara sebep olmuştur.Опубликовал несколько статей и книг своих воспоминаний.
En azından üçüncü partilerde olmak üzere bazı tartışmalarda yer almayı ümit etmiştir.Ей оставалось в последующих партиях сыграть хотя бы одну партию вничью.
Ölümü büyük tartışmalara yol açmıştır.Настоящая причина его смерти вызывает споры.
Cyanea türünün taksonomisi konusunda tartışmalar devam etmektedir.Таксономии рода Cyanea ещё не устоялась.
Bu olay, büyük tartışmalara yol açmış ve kentte güvenliğin sorgulanmasına yol açmıştır.Его случай, потрясший всю страну, вызвал споры на тему высшей меры наказания.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Мы заспорили и рассорились.
Bu birçok kürtaj karşıtını harekete geçirmiş ve büyük tartışmalara sebep olmuştur.Метод вызывает довольно таки много споров, поскольку обладает серьёзными недостатками.
Forum tartışmaları, blog yazıları, öğretici video ve Wiki SSS içerir.На сайте есть публичный форум, блог разработчиков, wiki.
Müzenin açılması, edebiyat dünyasında da tartışmalara sebep oldu.تسبب افتتاح المتحف بانتشار الجدل في عالم الأدب.
Tüm erken blok zincirleri izinsiz olduğu için, blok zinciri tanımlaması üzerinde tartışmalar ortaya çıkmıştır.لأن جميع blockchains في وقت مبكر كانت بلا أذى ، وقد نشأ الجدل حول تعريف blockchain.
Çatışma: Grup üyeleri birbirlerine tanıdık hale gelirler, tartışırlar, küçük kavga ve tartışmalar oluşur.حبن يصبح أعضاء المجموعة مألوفين لبعضهم البعض، تحدث القليل من النزاعات، والمعارك والمناقشات.
Müzede yer alacak sanat eserlerinin nasıl sergileneceği hususunda tartışmalar yaşandı.جرت مناقشات فيما يتعلق بكيفية عرض الأعمال الفنية التي ستُعرض في المتحف.
Bu yasa, İngiltere’deki Kutsal Kitap tartışmaları hakkında Roma’nın karar verme gücünü yok ediyordu.كانت تلك النقطة نقطة قوة لروما في إنجلترا لتقرر الخلافات المتعلقة بالكتاب المقدس.
Sınıflandırılması hakkındaki tartışmalar hala sürmektedir.النقاش حول تصنيف المجموعات الإثنية مازال مستمرا.
2011'de Rihanna'nın üç klibi eleştirilere ve tartışmalara neden oldu.في 2011، ثلاثة من أغاني ريانا المصورة حصلوا على العديد من الانتقادات والجدل.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.وهذا النطاق الزمني مصدر ساخن للمناقشة، وسوف يستمر على هذا النحو لسنوات قادمة.
Bir şarkıyı kaydetmeden önce aralarında yoğun tartışmalar yaptılar.وجرت بينهما العديد من المناقشات المكثفة قبل تسجيل الأغاني.
Stadyumun mevcut yapay zemini, büyük tartışmalara neden oldu ve birçok oyuncudan eleştiri aldı.تسببت الأرضية الاصطناعي لمملعب بجدلا كبير مما أثار انتقادات من العديد من اللاعبين.
Terim, 1960'ların sonları ve 1970'lerde Batı Almanya'da siyasi tartışmalara dayanmaktadır.تعتبر تحقيراً عموماً، منشؤه الجدل السياسي في ألمانيا الغربية في أواخر الستينات والسبعينات.
Keaton'ın rol için seçilmesi tartışmalara neden oldu.اختيار كيتون للدور تسبب في جدالات .
Film ülkesi Mısır'da tartışmalara yol açtı.هو فيلم يسلط الضوء على مشكله السكن في مصر.
Bu nedenle bu konu hakkında birçok tartışmalar oldu.كان هناك الكثير من النقاش على هذه المسألة.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.وفقاً لهيرودوت، قضى الحلفاء هذا المساء في جدل مستعر حول كيفية التعامل مع الأمر.
Bu gruplar kendi içlerinde ciddi tartışmalara da girmektedirler.ويرد عليهم أَيْضًا في مسألة إنكارهم لعلم الله تعالى بالجزئيات.
Müttefikler kongresinin iç işleyişi ya da oturumlardaki tartışmalar hakkında fazla bir bilgi yoktur.ولا يعرف سوى القليل عن العمل الداخلي في المؤتمر أو المناقشات خلال الاجتماعات.
Tenin Gizemi eleştirmenlerden iyi eleştiriler aldı ancak konusu nedeniyle bazı tartışmalara neden oldu.حصل على مراجعة طيبة كما نالَ إشادة من النقاد، لكنّه أثار الكثير من الجدل منذ صدوره.
Resimlerinden ve kitaplarından bazıları tartışmalara sebep olmuştur.وصدرت العديد من المطبوعات والكتب المصورة عن أعماله.
Bazı tarihçiler onun varlığına ilişkin tartışmalarda bulunurlar.وهناك بعض العلماء الذين يناقشون ارتباطها.
Aseksüelliğin, bir cinsel yönelim olup olmadığı üzerinde önemli tartışmalar vardır.هناك جدلٌ كبير حول ما إذا كانت اللاجنسيّة توجُّهاً جنسيَّاً أم لا.
Terör gündemiyle toplanan TBMM'de çok sert tartışmalar yaşanmıştır.منذ فترة طويلة Tvind متورطة في الجدل.
Ancak kendisinin dini fikirleri konusunda tartışmalar halen devam etmektedir.لديه مع مرح مناقشات طويلة حول الدين.
Birçok eleştiri yazısı bölümün bu tartışmalara bir cevap olduğunu düşündü.ويعتقد العديد من النقاد أن تلك الحلقة كانت استجابة لهذه الخلافات.
Budizm’in Beş İlke'sinden birincisi, “can almaktan kaçınmak” bu tartışmaları yönlendiren temel ilkedir.على الرغم من أن الوصية الأولى من الوصايا الخمس للبوذية تدور حول الامتناع عن تدمير الحياة.
Böylece, öğretmenlik yapma ve bilimsel tartışmalara katılma hakkı kazanmıştır.الاشتراك فيها مجاني وهي تعمل على التوفيق بين التدريس والبحث العلمي .
"Hipnoz" klibi, bazı tartışmalara yol açtı.'معاجين الأسنان المقاومة للقلح' أثارت الجدل.
Fakat bu konuda da tartışmalar vardır.لا يزال هناك جدل حول هذا الموضوع.
Dizi daha başlamadan önce tartışmalara neden olmuştur.كان هناك بعض الجدل عندما صدر الإعلان لأول مرة.
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.أو على الأقل حاكم ماكتان بلا منازع.
Bir şarkıyı kaydetmeden önce aralarında yoğun tartışmalar yaptılar.Ambos discutiam intensamente antes de gravar uma canção.
ABD'de üç büyük TV kanalı 25 Temmuz tarihinde "Mutfak Tartışmalarını" yayınladı.Nos Estados Unidos, três grandes redes de televisão transmitiram o debate da cozinha em 25 de julho.
Simülasyon argümanı özellikle transhümanizm alanında ciddi akademik tartışmalara konu olmuştur.A hipótese da simulação é assunto de sério debate acadêmico no campo do transumanismo.
Kapsamlı tartışmaların ardından 2000'de müttefikler "Temas Ülkeleri" terimi üzerinde uzlaştı.Após amplo debate, o termo Contact Countries foi acordado pelos Aliados em 2000.
Bu türün sınıflandırılması büyük taksonomik tartışmalarla sonuçlandı.A classificação desta espécie resultou em muita controvérsia taxonômica.
İspanya'da ve dünyada Franco rejiminin geleneği hakkında tartışmalar hala sürmektedir.O legado de Franco, na Espanha e pelo mundo, permanece controverso.
Japonya ayrıca yarı ticari balina avcılığını destekleyerek tartışmalara yol açmıştır.O Japão também foi criticado por apoiar, quase comercialmente, a pesca baleeira.
Aşırı çokluevren açıklamaları teolojik tartışmaları bu nedenle andırıyor.As explicações multiversas extremas são, portanto, remanescentes das discussões teológicas.
Birçok eleştiri yazısı bölümün bu tartışmalara bir cevap olduğunu düşündü.Vários críticos pensaram que o episódio foi uma resposta a essas controvérsias.
Sorunlar ve tartışmalar yapım sırasında filmi geciktirdi.Uma série de questões e controvérsias do filme foram recuadas durante a sua produção.
İlk primatların tam olarak ne zaman ortaya çıkmış olduklarına dair akademik tartışmalar yapılmaktadır.Há um debate também de quando os primeiros primatas surgiram.

İlgili Sayfalar