tartışmak ile cümle
tartışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Po této předmluvě bych ráda pokračovala diskuzí dvou nejvýznamnějších sociálních trendech -
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Teraz chcę omówić dwa najważniejsze trendy społeczne.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Torej po tem uvodu želim razpravljati o dveh ključnih družbenih trendih.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Týmto úvodom by som chcela prejsť k diskusii o dvoch najdômyselnejších sociálnych trendoch.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Vậy với lời mở đầu đó, tôi muốn đi vào phần thảo luận về hai xu hướng xã hội sâu sắc nhất.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Έτσι, με αυτή την εισαγωγή, θέλω να προχωρήσω στη συζήτηση δύο από τις πιο έντονες κοινωνικές τάσεις.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Вот с такой преамбулой и хотелось бы начать обсуждение двух основных общественных тенденций.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.И така, с този увод искам да премина към две от най-сложните социални тенденции.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.І ось з такою преамбулою я хочу перейти до двох найбільш вагомих соціальних тенденцій.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.אחרי ההקדמה אני רוצה לדון בשתי התופעות החברתיות העמוקות ביותר
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.بهذا التمهيد أبدأ بمناقشة أعمق إتجاهين إجتماعيين
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.以此序言,我想討論兩個最深長嘅社會趨勢
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.C'est un élément naturel pour rassembler les gens, discuter des idées -- tout comme nous le faisons ici à TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.E o componentă naturală în a-i aduce pe oameni împreună, să discute idei -- la fel cum facem aici la TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.Es un componente natural para convocar a las personas a discutir ideas, como hacemos aquí en TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.É uma componente natural para unir as pessoas, para discutir ideias, como estamos a fazer aqui no TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.저는 문화는 사람들을 단합시키고, 아이디어를 토론하는 자연스러운 수단의 하나라고 생각하는데 우리가 지금 TED에서 하고 있는 것과 마찬가지죠.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.To naturalne narzędzie do zbliżania ludzi, omawiania pomysłów - tak samo, jak my robimy to w projekcie TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.Это естественный способ, чтобы собрать людей, обсудить идеи — также как мы делаем на TED.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.זהו רכיב טבעי על מנת לגרום לאנשים לשבת ביחד ולדון ברעיונות -- באותה הדרך שאנו עושים ב TED
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.انها عنصر طبيعي للتقريب بين الناس، ومناقشة الأفكار - بنفس الطريقة التي نقوم به هنا في تيد.
Bu doğal bir olgu, aynen burada TED'de yaptığımız gibi, insanları biraraya getirerek fikirleri tartışmak.文化というものは人を引き合わせ 意見を交わすための 自然な手段の一つなのです ここではコミュニティの一員となり
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Azért vagyunk ma itt, hogy megbeszéljük az Európai Parlament egyik legfontosabb problémáját.
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Chúng ta gặp mặt hôm nay để thảo luận về... ...1 trong những vấn đề nóng tại nghị viện châu Âu
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Ne-am adunat astăzi aici pentru a discuta în Parlamentul European despre una din cele mai fierbinţi probleme.
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Συνεδριάζουμε σήμερα για να συζητήσουμε... ένα από τα καυτά θέματα αυτή τη στιγμή στο Ευρωπαϊκό Κοινοβούλιο.
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.Azért gyűltünk ma mindannyian össze, mert meg akartam beszélni a hamis hercegnőről szóló pletykákat.
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.Ο λόγος που συγκεντρωθήκαμε εδώ σήμερα είναι για το ζήτημα του ψεύτικου πουγκιού.
Bugün sizi buraya sahte prenses hakkındaki söylentileri... ...tartışmak istediğim için topladım.سبب اجتماعنا اليوم هو حول الحقيبة المزيفة
Bugun tartismak istedigim konu; hukuk sistemini nasil basitlestirelim kiI to, co chciałbym dziś omówić , to potrzeba przebudowy i uproszczenia prawa tak, aby uwolnić energię i pasję
Bugun tartismak istedigim konu; hukuk sistemini nasil basitlestirelim ki오늘 제가 논의하고자 하는 것은 우리 미국인이 가진 에너지와 열정을
Bugun tartismak istedigim konu; hukuk sistemini nasil basitlestirelim kiמה שארצה לדבר עליו היום הוא הצורך לבחון ולפשט את החוק
Bugun tartismak istedigim konu; hukuk sistemini nasil basitlestirelim kiوالذي أنوي أن أناقشه اليوم هو الحاجة لتعديل وتبسيط القانون
Bugun tartismak istedigim konu; hukuk sistemini nasil basitlestirelim ki法制度を総点検して簡単にすることで アメリカ国民のエネルギーと情熱を解き放ち
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Ce que je voulais soutenir est que, les livres sont à notre portée.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Chciałem zatem dowieść, że książki są w naszym zasięgu.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Deci ceea ce am vrut să spun este că avem cărțile la îndemâna noastră.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Il progetto libri e' gia' realizzabile
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.제가 말하고자 하는 것은, 책들이 우리 손 안에 있다는 것입니다.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Lo que quiero demostrar es que tenemos libros al alcance.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Mijn betoog is: boeken zijn binnen handbereik.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Quero dizer, os livros estão ao nosso alcance.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Vậy điều tôi muốn chắc chắn là, sách nằm trong tầm với của chúng ta.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Worauf ich raus will, ist, dass Bücher in unserer Reichweite sind.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Άρα αυτό το οποίο υποστηρίζω είναι ότι τα βιβλία είναι εντός του βεληνεκούς μας.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Така, това за което исках да споря, е че книгите са в нашия обсег.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Я могу сказать, что книги в пределах нашей досягаемости.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.Я хотів довести, що до книжок - як рукою подати.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.אז מה שאני רציתי לטעון זה, ספרים הם בהישג ידינו.
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.لذلك ما أود الجدال حوله أن الكتب بمتناول يدينا
Bu noktada tartışmak istediğim şey, kitapların bizim avucumuzda olmaları.すべての本にアクセスすることに挑戦するのは そんなに大変なことではありません
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Aceasta este o problemă pentru tine si nepotul meu pentru a discuta".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""C'est une question pour vous et mon neveu pour en discuter."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Das ist eine Angelegenheit für Sie und mein Neffe zu diskutieren."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Dat is een zaak van u en mijn neef te bespreken."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Det är en fråga för dig och min brorson att diskutera."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Det er et spørgsmål for dig og min nevø at diskutere."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Đó là một vấn đề cho bạn và cháu trai của tôi để thảo luận về."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Ez a kérdés az Ön számára, és az unokaöcsém, hogy megvitassák."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Itu adalah masalah untuk Anda dan keponakan saya untuk membahas."