tartışmak ile cümle

tartışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."Tôi phải thảo luận về nó trong khi tôi ăn, cho tôi có không có nhiều thời gian.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."Πρέπει να το συζητήσουμε, ενώ τρώω, γιατί έχω δεν είναι πολύ καιρό.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."Трябва да го обсъдим, докато ям, защото съм не много време.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."Я должен обсудить это в то время как я ем, потому что я не так много времени.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."Я повинен обговорити це в той час як я їм, тому що я не так багато часу.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."אני חייב לדבר על זה בזמן שאני אוכלת, כי יש לי לא הרבה זמן.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman."لا بد لي من مناقشة الامر بينما أنا أكل ، لأني ليس الكثير من الوقت.
Ben yemek yaparken "Ben için, ona sahip tartışmak gerekir pek zaman.あまり時間。 それが今ではほぼ5です。
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.A chtěl-li by se hádati s ním, nemohl by jemu odpovědíti ani na jedno z tisíce slov.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Ako bi se hotel pravdati ž Njim, Mu ne more odgovoriti ene na tisoč.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Dacă ar voi să se certe cu El, din o mie de lucruri n'ar putea să răspundă la unul singur.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Dari seribu pertanyaan yang diajukan Allah, satu pun tak dapat dijawab oleh manusia
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Ha perelni akarna õ vele, ezer közül egy sem felelhetne meg néki.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Hat er Lust, mit ihm zu hadern, so kann er ihm auf tausend nicht eins antworten.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Jeźliby się z nim chciał spierać, nie odpowie mu z tysiąca na jednę rzecz.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Jos ihminen tahtoisi riidellä hänen kanssaan, ei hän voisi vastata hänelle yhteen tuhannesta.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Keby sa chcel s ním pravotiť, neodpovie mu na jedno z tisíc.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.사람이 하나님과 쟁변하려 할지라도 천 마디에 한 마디도 대답하지 못하리라
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Nếu muốn tranh biện với Ngài. Thì một lần trong ngàn lần, loài người không thế đáp lời.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Nếu muốn tranh_biện với Ngài . Thì một lần trong ngàn lần , loài_người không thế đáp lời .
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Om han hadde lyst til å gå i rette med Gud, kunde han ikke svare ham ett til tusen.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Se alguém quisesse contender com ele, não lhe poderia responder uma vez em mil.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Se uno volesse disputare con lui, non gli risponderebbe una volta su mille
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.S`il voulait contester avec lui, Sur mille choses il ne pourrait répondre à une seule.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Si uno quisiera contender con él, no le podría responder una cosa entre mil
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Vilde Gud gå i Rette med ham, kan han ikke svare på et af tusind!
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Vill han gå till rätta med henne, så kan hon ej svara honom på en sak bland tusen.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Εαν θεληση να διαδικασθη μετ' αυτου δεν δυναται να αποκριθη προς αυτον εν εκ χιλιων.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Ако поиска да се съди с Него, Не може да му отговори за едно от хиляда.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.Если захочет вступить в прение с Ним, то не ответит Ему ни на одно из тысячи.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.אם יחפץ לריב עמו לא יעננו אחת מני אלף׃
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.ان شاء ان يحاجه لا يجيبه عن واحد من الف.
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.若 願 意 與 他 爭 辯 、 千 中 之 一 也 不 能 回 答
Biri Onunla tartışmak istese, Binde bir bile Ona yanıt veremez.若願意與 他 爭辯 、 千 中 之一 也 不 能 回答
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Chúng ta ở đây, là một phần của cộng đồng, cùng chia sẻ những ý tưởng và thảo luận về chúng.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Estamos aqui, fazemos parte de uma comunidade, partilhamos ideias e discutimo-las.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Estamos aquí, somos parte de una comunidad, compartimos ideas y las discutimos.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Itt vagyunk, része vagyunk egy közösségnek, megosztjuk és megvitatjuk a gondolatainkat.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Jesteśmy tu, jesteśmy częścią społeczności, która dzieli się i omawia idee.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Kita disini merupakan bagian dari sebuah komunitas, berbagi ide dan mendiskusikannya.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Nous sommes ici, nous faisons partie d'une communauté, nous partageons des idées et nous les discutons.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Siamo qui, siamo parte di una comunità, condividiamo le idee e le discutiamo.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Suntem aici, facem parte dintr-o comunitate, prezentându-ne ideile şi discutându-le.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.지금 이 자리는 아이디어를 나누고 토론하는 TED 공동체의 일부지요.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.We zijn hier als onderdeel van een gemeenschap, om ideeën te delen en te bespreken.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Wir sind hier, wir sind Teil einer Gemeinschaft, und teilen und diskutieren Ideen.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Είμαστε εδώ, είμαστε μέρος μιας κοινότητας, μοιραζόμαστε ιδέες και τις συζητάμε.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Мы здесь, мы часть общества, делимся идеями и обсуждаем их.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Ние сме тук, ние сме част от общност, за да споделяме своите идеи и да ги обсъждаме.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.אנחנו כאן, אנו חלק חלק מקהילה, משתפים את רעיונותינו ודנים עליהם.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.نحن هنا، نحن جزء من هذا المجتمع، نتبادل الأفكار و نناقشها.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.アイディアを共有し 議論します 芸術はカタールのアイデンティティの
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.1つはここ1万年の もうひとつはだいたいここ25年の流れなのですが
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Après ce préambule, je voudrais parler de ces deux tendances sociales.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Con base a este preámbulo, quisiera discutir las dos tendencias sociales más profundas.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Cu acest preambul ajung la discuţia despre două dintre cele mai profunde curente sociale.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Dus met die inleiding, wil ik de twee meest diepzinnige sociale trends bespreken.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.그래서 그 서론을 이어서 제일 뜻 깊은 두 가지 사회적인 트렌드에 대해서 말씀드리고 싶습니다.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Mit diesem Vorwort möchte ich nun die zwei schwerwiegenden sozialen Trends besprechen.
Bu başlangıcın ardından, iki çok önemli sosyal eğilimi tartışmak istiyorum.Och med det förordet, vill jag gå vidare till att diskutera de två mest grundläggande sociala trenderna.

İlgili Sayfalar