tartışmak ile cümle
tartışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?하물며 내가 감히 대답하겠으며 무슨 말을 택하여 더불어 변론하랴
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Koliko manj bi Mu mogel jaz odgovarjati, kje naj dobim besed, da bi se prepiral ž Njim?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Minäkö sitten voisin vastata hänelle, valita sanojani häntä vastaan?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Phương chi tôi đáp lại với Ngài, Và chọn lời tranh biện cùng Ngài!
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Phương_chi tôi đáp lại với Ngài , Và chọn lời tranh_biện cùng Ngài !
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?quanto menos lhe poderei eu responder ou escolher as minhas palavras para discutir com ele?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Şi eu, cum să -I răspund? Ce cuvinte să aleg?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Tanto meno io potrei rispondergli, trovare parole da dirgli
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Wie sollte ich denn ihm antworten und Worte finden gegen ihn?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Ποσον ολιγωτερον εγω ηθελον αποκριθη προς αυτον, εκλεγων τους προς αυτον λογους μου;
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Колко по-малко бих могъл аз да Му отговоря И да избера думите си, за да разисквам с Него!
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?Тем более могу ли я отвечать Ему и приискивать себе слова пред Ним?
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?אף כי אנכי אעננו אבחרה דברי עמו׃
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?كم بالاقل انا اجاوبه واختار كلامي معه.
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?既 是 這 樣 、 我 怎 敢 回 答 他 、 怎 敢 選 擇 言 語 與 他 辯 論 呢
‹‹Nerde kaldı ki, ben Ona yanıt vereyim, Onunla tartışmak için söz bulayım?既 是 這樣 、 我 怎敢 回答 他 、 怎敢 選擇 言語與 他 辯論呢
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Acum nu cred că probabilitatea este categoria corectă în care să discutăm această problemă.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Ahora, no creo que probabilidad sea la categoría apropiada para discutir esta cuestión.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Bây giờ tôi không nghĩ rằng cái khả năng đó là thích hợp để thảo luận bây giờ.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Bem eu não acho que probabilidade seja a categoria certa para falar deste tema.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Io non credo che la probabilità sia la giusta categoria in cui descrivere questo problema.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Já si nemyslím, že pravděpodobnost je ta správná kategorie pro toto téma.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Je ne pense pas que les probabilités soient le domaine adéquat à l'examen de cette question.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.이 논의는 확률로 논할 문제가 아니라고 생각합니다만, 이것 하나만은
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Myślę jednak, że prawdopodobieństwo nie jest idealną kategorią do dyskusji na ten temat.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Nemyslím si, že pravdepodobnosť je správna kategória na rozoberanie tohoto problému.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Nos, én úgy gondolom hogy a valószínűségek nem a megfelelő kategória ennek a problémának a megtárgyalására.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Nu vind ik niet dat waarschijnlijkheid de juiste categorie is om hierover te praten.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Τώρα δε νομίζω ότι είναι πρέπον να συζητηθεί αυτό το θέμα με χρήση στατιστικών.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Не смятам, че вероятността е подходящата категория, в която да се обсъжда този въпрос.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.Я лично не считаю, что данную проблему правильно рассматривать в вероятностных категориях.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.עכשיו, אני חושב שהסבירות זאת הקטגוריה הנכונה לדון בה בעניין הזה.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.حسنا، لا أعتقد بأن الاحتمالات هي الطريقة الصحيحة لمناقشة هذا الأمر.
Olasılıkların bu durumu tartışmak için uygun bir basamak olduğunu zannetmiyorum.適切ではないでしょう しかし 生きるか死ぬか
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Jadi, lebih baik kita menghindar mengingkari, moral dan keyakinan agama yang dibawa ke kehidupan sehari-hari.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.따라서 시민 사회에서의 도덕적, 종교적 신념들에 대한 논의는 피하고
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Lepiej więc unikać i ignorować moralne i religijne przekonania będące częścią życia obywatelskiego.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Mieux vaut répugner à, ignorer les certitudes morales et religieuses que les gens amènent dans la vie civique.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.Vậy tốt hơn là tránh xa, tảng lờ, lòng tin vào đạo đức và tôn giáo mà con người đem đến cuộc sống văn minh.
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.לכן עדיף להימנע, להתעלם, מהדעות והרעיונות המוסריים והדתיים
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.إذاً فمن الأفضل أن نخجل من، ونتجاهل، الأخلاق والمعتقدات الدينية
Öyleyse, insanların uygar dünyaya taşıdığı ahlaki kanaat ve dini inanışları tartışmaktan kaçınmalıyız.道徳や宗教的信念については 身をかわすか 無視しておく方が良いと考える
Senin çükünle aynı boyda Benimle tartışmaktan vazgeç Çin kontrolcülere bağlı kallascia rappare me datti alla Dama Cinese!
Seninle bunlar için tartışmak istemiyorum.No tengo nada que discutir contigo.
Seninle konuşacak gücüm yok açım. benimle tartışmak yerine çek git aishHola, llamo del café Wangja (Café Príncipe). Quería encargar fideos con frijoles negros. ¡Para mí también!
Seninle konuşacak gücüm yok açım. benimle tartışmak yerine çek git aishNu am chef sa vorbesc pentru ca mi-e foarte foame. Asa ca nu-mi vorbi si pleaca. Aish.
Seninle tartışmak zaman kaybı, Marcus.Bekvechten met jou is verspilde moeite, Marcus.
Seninle tartışmak zaman kaybı, Marcus.Să mă cert cu tine e pierdere de timp, Marcus.
Seninle tartışmak zaman kaybı, Marcus.С тобой спорить — тратить время, Маркус.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.A vita fontos része az életemnek, szeretek vitatkozni.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.C'est une part importante de ma vie, et j'aime ça.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Das ist ein wichtiger Teil meines Lebens und ich streite gerne.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Discussiëren is een belangrijk onderdeel van mijn leven, en ik hou ervan.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.E o parte importantă din viaţa mea. Îmi place să argumentez.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Es una parte importante de mi vida y me gusta debatir.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.È una parte importante della mia vita, e discutere mi piace.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Itu adalah bagian penting dalam hidup saya, dan saya suka berdebat.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Je to důležitá součást mého života a hádám se rád.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.논쟁은 제 삶의 중요한 부분이고 저는 논쟁을 좋아합니다.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.Nó là một phần quan trọng trong cuộc sống của tôi, và tôi thích tranh luận.